Sabri Uzun İfşaatları ve Yıllara Göre Hizbullah`a Yapılan Operasyonlar

Tarih: 16.01.2015 18:12:00

M.Zülfi Tan / Doğruhaber 

Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun son çıkan kitabı ile bazı karanlık olaylara ışık tuttu. 1998`de kaçırılanlar gösteriyor ki; Hizbullahı yok etmek isteyen sadece pkk ve devlet olmamış, devlet içinde paralel bir yapı oluşturan paralelciler de jitemvari çalışmalarla onları yok etmek istemişler. Her geçen yıl itiraflarla biraz daha karanlık olaylar aydınlatılırken, Hizbullah hakkında yapılan yalan haberlerin kaynağı ve niçin yapıldığı da gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

HİZBULLAH-PKK KURULUŞLARI VE KARŞILAŞTIRMASI 1979-1980 yılında kurulan Hizbullah cemaati, daha aradan on yıl geçmeden 1990 da, zorla dayatılan bir savaşın ortasında kendini buldu. 1980`li yıllar düşünüldüğünde bölgede kurulan bir İslami cemaatin ne kadar zor şartlarda çalışma yürütebileceği anlaşılmış oluyor. PKK`de 1974 yılında kuruldu. Ama kuruluşu öncesinde de sol örgütlerin bölgede hâkim olduğu, kendisi için hazır bir ortamda hemen gelişip yayıldı. 12 Eylül döneminde açılan davanın iddianamesinde 1974`ten 12 Eylül 1980"e kadar 6 yılda, 213"ü sivil 243 kişiyi öldürdüğü belirtiliyor. PKK, ilk büyük eylemini 15 Şubat 1984"de yaptı. Siirt"in Eruh ve Hakkâri`nin Şemdinli ilçesini basan teröristler, karakollara ve askeri lojmanlara saldırdılar. Her iki ilçeyi bir süre kontrol altında tuttular. Dolayısıyla insan durup şöyle bir pkk-Hizbullah karşılaştırması yapsa, Hizbullahın pkk`ye göre çok güçsüz olduğu kanaatine hemen varır. 1980 yılında daha yeni kurulmuş olan Hizbullah örgütüne karşılık pkk 1984`te ilçeleri ele geçirecek kadar silahlı militan ve güce sahipti. Dolayısıyla durup dururken devletin baş edemediği böyle bir güce Hizbullahın saldırması aklen mümkün değildir. Devletin baş edemediği bir güce karşı devletin başka bir örgütü kurup ona karşı kullanması da akıldan çok uzaktır. Kaldı ki aşağıdaki verilere bakıldığında bunun da yalan olduğu açıkça görülecektir.

HİZBULLAH-PKK ÇATIŞMASI "Bugüne kadar Hizbullah-PKK çatışmasının başlangıç noktası olarak, PKK"nın İdil"de Karaaslan ailesinin evine yaptığı silahlı baskın gösterilmektedir. Oysaki bu, doğru bir tespit değildir. Çünkü bu olaydan çok önce PKK bölge genelinde Cemaat mensuplarına yönelik çok sayıda silahlı eylem yapmıştı. Bu silahlı saldırılar sonucu yaralanan ve şehit düşen Cemaat mensupları olmuştu. Ancak İdil olayı, o güne kadar sessizce süren Hizbullah-PKK sürtüşme ve gerginliğinin su yüzüne çıkıp alenileşmesi ve kamuoyuna yansımasına neden oldu. Ayrıca Cemaat, PKK"nın İdil eylemine kadar PKK" ye karşı saldırıya geçmeyip, genel bir çatışmanın önünü alabilmek ümidiyle çabalarını ve girişimlerini sürdürüyordu. PKK"nın İdil saldırısı bardağı taşıran son damla oldu. Cemaat, PKK"nın İdil eyleminden sonra saldırılara cevap vermeye başladı ve böylece bölge genelini kapsayan çatışma süreci başlamış oldu." 3 Aralık 1991`de PKK, Şerif`i öldürmek için evine baskın yapmış, yaşlı anne babasını (Haci Sabri ve Hayriye Karaaslan) katletmişlerdi. Evdeki 3 yaşındaki bir çocuk da yaralı kurtulmuştu. (Şerif Karaaslan da daha sonra PKK tarafından katledildi.)

HİZBULLAHIN İLK EYLEMİNDE DEVLETLE ÇATIŞMA OLDU Bu olay ile Hizbullah-pkk çatışması resmen başlamış oldu. Çünkü Hizbullah bu olayla birlikte karşılık vermeye başladı ve bu olayın sorumlusu olarak gördükleri Mihail Bayro isimli pkk sorumlusunu öldürmüşlerdir. Eylem sonrasında güvenlik güçleri ile çatışma çıkmış, çatışmada eylemi gerçekleştirenlerde biri olan M. Ata Zengin hayatını kayb etmiş, diğer bir kişi de yakalanmış ve müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Yani daha Hizbullahın ilk eyleminde devlet, Hizbullaha göz açtırmamıştır. 1995 yılına kadar pkk ile çatışmalar devam etmiş, 95`ten sonra eylemsizlik dönemi başlamıştır. Bu eylemlerde önceleri kendine çok güvenen pkk sonradan aldığı darbeler karşısında Hizbullaha karşı aciz kalmış ve acziyetini Hizbullaha attığı iftiralarla kapatmaya çalışmıştır.

90`LI YILLARIN KUYRUKLU YALANLARI Her ağzını açan pkk`li doksanlı yıllarda Hizbullahın öldürdüğü binlerce insandan ve faili meçhulden bahs etmiş, eylemlerden sonra ise elini kolunu sallaya sallaya gittiklerini söylemişlerdir. Ayrıca devlet tarafından kurulduğunu ve eğitildiğini, kimsenin yakalanmadığını hep iddia etmişlerdir. Aslında bunların hepsi yalan.

İŞTE EMNİYET KAYITLARINA GÖRE HİZBULLAHA YAPINA OPERASYONLAR: 3 Aralık 1991`de Hizbullahın pkk`ye karşı yaptığı ilk eylemde devlet eylemcilerden birini ölü birini de yaralı olmak üzere yakalamıştır. Hizbullah`ın ilk eylem tarihi 1991`in son ayı olduğuna göre olayların başlangıcını 1992`den başlatabiliriz. Olağanüstü Hal Bölge valiliği tarafından tutulan istatistiklere göre; 1992 de 41 operasyon yapıldı. 85 kişi öz altına alındı 29 kişi tutuklandı. 1993 yılında 81 operasyon yapıldı. 94 kişi gözaltına alındı 40I tutuklandı. 1994 yılında 123 operasyon yapıldı. 345 kişi gözaltına alındı 120`si tutuklandı. 1993,1994 ve 1995 yıllarında toplam 459 operasyon yapıldı. 1225 kişi gözaltına alındı ve 258`i tutuklandı. 1998-1999 yıllarında 529 operasyon yapıldı. 2523 kişi gözaltına alındı. 770 kişi tutuklandı. Olağanüstü Hal Bölge valiliği tarafından tutulan istatistiklere göre, Hizbullah"a yönelik son 8 (1992-2000) yılları arasında yapılan 1722 operasyonda 6416 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 2666"sı, örgütle bağlantılı oldukları gerekçesiyle tutuklandı.

2000 VE SONRASI HİZBULLAH OPERASYONLARI 17 Ocak 2000 operasyonunda 20 bin kişilik üye listesi ele geçirilmiş, bunlardan 14 bin tanesi gözaltına alınıp haklarında çeşitli işlemler yapılmıştır. Emniyet güçleri 60 ilde Hizbullaha operasyon yapmış. Mezar evlerde çoğu örgüt mensubu toplam 67 ceset bulunmuştur. 2003 yılında doğrudan Hizbullaha 267 operasyon yapılmış, 401 kişi gözaltına alınmıştır.

HİZBULLAH BİNLERCE KİŞİ OLDÜRDÜ YALANI Emniyet verilerine göre 1992-2000 arası, Hizbullah-pkk olaylarında taraflar birbirlerinden 700 kişi öldürmüş, bunlardan 200 kadarı Hizbullah taraftarı, 500 kişi de pkk taraftarlarıdır. Hadi biz her iki tarafa yüzer hatta ikiyüzer kişi daha ekleyelim pkk`nin sayısı yine de bini bulmuyor. Pkk`nin öldürdükleri insanlar da nedense hiç gündeme getirmiyorlar. Yukarıdaki operasyonlara bakan bir insanın Hizbullah hakkında devlet tarafından korundu, devlet eylemlerde Hizbullaha karşı bir operasyon yapmadı denilebilir mi? Sözde devletin başında en büyük bela olan pkk durmuşken, Hizbullah da pkk ile çatışırken devlet açısından mantıklı olan olaylara müdahale etmemektir. Ama bakıyoruz devlet var gücü ile Hizbullaha yüklenmiş ve göz açtırmamıştır. Dolayısıyla "Hizbullahı devlet kurdu, pkk`ye karşı kullandı. sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya gezip adam öldürdü" safsataları külliyen yalandır. "Hizbullah doksanlarda binlerce yurtsever öldürdü" palavraları da boş laflardır ve sadece saldırganlıklarını gizlemek içindir. Sayılar yalan söylemez, öyle her ağzını açıp "90`lı yıllar" diye cümleye başlayıp, bol sıfırlı sayılar sallayanlara inanmayın. 

 

 

Kategorideki Diğer Haberler