New York’ta düzenlenen bir müzayedede, İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan tarafından tasarlanan tamamen işlevsel altın bir tuvalet, 12.1 milyon dolara satıldı. Tuvalet tam 101 kilogram 18 ayar altından yapıldı.
Müzayedeyi düzenleyen Sotheby’s, eserin satış fiyatının altında yatan değerle övünse de, sanatın geldiği bu nokta pek çok kişi için büyük bir vicdan muhasebesine neden oldu.
Bu “tuvalet”, sanat adına yapılan bir konsept çalışması olarak sunulsa da, dünyada her gece aç yatan yaklaşık 800 milyon insan için bu manzara acı bir ironiden ibaret. Mülteci kamplarında, savaş bölgelerinde, kuraklık ve yoksulluk içinde yaşayan milyonlarca insanın temel yaşam ihtiyaçları karşılanamazken, bir tuvaletin milyonlarca dolara alıcı bulması tepki çekti.
Maurizio Cattelan, daha önce koli bandıyla duvara yapıştırılmış bir muz eserini 6.2 milyon dolara satarak dikkat çekmişti. Bu tür ürünlerin, sanat eleştirmenleri tarafından “zenginliğin can sıkıntısı içinde doğan şovlar” olarak nitelendirilmesi de giderek yaygınlaşıyor.
Bazı yorumcular, bu tür gösterişli satışların yalnızca “sanat” adı altında lüksün, israfın ve sınıf farklarının romantize edilmesi olduğunu belirtiyor.