Dolandırıcıların vatandaşları kandırmak için geliştirdiği yöntemlere her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Bu kez hedefte, milyonlarca kişinin sağlık hizmetlerine erişim sağladığı Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) var.
Kendilerini kamu görevlisi ya da resmi bir kurum temsilcisi gibi tanıtan dolandırıcılar, MHRS üzerinden randevu alıp gitmeyen vatandaşları tek tek arayarak kandırmaya çalışıyor. Telefonla ulaştıkları kişilere, “MHRS randevunuza gitmediğiniz için 154 TL idari para cezası kesildi” gibi ifadelerle ödeme yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Ödeme bahanesiyle banka hesap bilgileri isteniyor.
Banka bilgilerini paylaşan vatandaşların hesaplarına erişim sağlayan dolandırıcılar, bu hesaplardan yüksek miktarlarda para çekerek büyük mağduriyetlere neden oluyor. Özellikle yaşlılar ve dijital okuryazarlığı düşük bireyler bu sahtekarlığın başlıca hedefleri arasında yer alıyor.
MHRS Sistemini de Kopyalamışlar
MHRS sistemini birebir taklit eden sahte siteler üzerinden de vatandaşlar kandırılıyor. Bu sitelere giren kişiler, karşılarına çıkan “Cezanız var” uyarısıyla panikletiliyor ve kredi kartı bilgilerini girerek ödeme yapmaları isteniyor. Sonrasında ise hesaplar boşaltılıyor.
Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş, bu yöntemin mağdurlarından biri oldu. Doktor randevusu almak isterken MHRS’ye benzeyen sahte bir siteye yönlendirilen kişi, karşılaştığı uyarı ekranında, “Dört kez randevu alıp gitmediğiniz için cezaya girdiniz” ibaresini gördü. Bu uyarıya itibar ederek bilgilerini giren mağdurun hesabından, yurt dışı kaynaklı bir firma tarafından yaklaşık 11 bin lira para çekildi.
Kendisinden iki kez para çekilmek istendiğini belirten mağdur, ikinci denemede kart limiti yetersiz olduğu için dolandırıcıların başarılı olamadığını ifade etti. Olay sonrası CİMER'e şikâyette bulundu ve resmi makamlara suç duyurusu yaptı.
TOKİ’nin Bile Sahtesini Yaptılar
Geçtiğimiz aylarda başlatılan ve vatandaşlardan büyük ilgi gören 500 bin Sosyal Konut Projesi, sadece ev sahibi olmak isteyen dar gelirli ailelerin değil, dolandırıcıların da radarına girdi. Artan başvuru talebini fırsata çeviren kötü niyetli kişiler, TOKİ’nin internet sitesinin sahtesini oluşturarak yüzlerce vatandaşı tuzağa düşürdü.
Dolandırıcılar, TOKİ’nin resmi internet sitesini kopyalayarak birebir sahte bir web sitesi kurdu.
Sosyal medya reklamları ve mesajlar yoluyla “başvuru alınmaktadır” diyerek vatandaşları bu sahte siteye yönlendirdiler.
Siteye giren kişilerden “ön ödeme” ya da “başvuru bedeli” adı altında para talep edildi, ayrıca kimlik ve iletişim bilgileri toplandı.
Şüpheliler, farklı illerde yürütülen eş zamanlı operasyonla yakalandı.
Kargonuz Yolda Yöntemi de Var
Son dönemde cep telefonlarına gelen “Kargonuz yolda”, “Paketiniz teslim edilemedi” ve “Adresinizi onaylayın” gibi mesajlar da, siber dolandırıcılığın yeni yüzü haline geldi. İlk bakışta sıradan bir kargo bilgilendirmesi gibi görünen bu mesajlar, aslında büyük bir dolandırıcılık planının parçası.
Dolandırıcılar, bu mesajlara ekledikleri sahte linkler aracılığıyla kullanıcıları kandırıyor. Linke tıklandığında genellikle 20-30 TL gibi küçük bir ödeme talep ediliyor. Ancak bu işlemle birlikte, kullanıcıların banka kartı ve kimlik bilgileri ele geçiriliyor.
Bazı durumlarda dolandırıcılar, kimlik fotoğrafı isteyerek kişinin adına kredi başvurusu bile yapabiliyor. Bu da hem maddi kayıplara hem de ciddi hukuki sorunlara yol açıyor.
Siber Dolandırıcılıkta Yeni Çağ: Deepfake’ten Kripto Tuzaklarına
Teknolojinin hızı, hayatı kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dolandırıcıların yöntemlerini de her geçen gün daha karmaşık ve inandırıcı hale getiriyor. Geçmişteki basit spam e-postaların yerini, artık çok katmanlı, yapay zeka destekli ve psikolojik manipülasyon içeren dolandırıcılık yöntemleri almış durumda.
2025 yılında öne çıkan en tehlikeli siber dolandırıcılık ortaya çıktı. İşte günümüzde en çok karşılaşılan 5 dolandırıcılık yöntemi ve etkili korunma önerileri:
1. Deepfake Sesli Dolandırıcılık: Tanıdığınız Kişi Gibi Konuşuyorlar
Yapay zekanın sosyal medya videolarından ya da ses kayıtlarından oluşturduğu deepfake ses teknolojisi, artık dolandırıcıların elinde yeni bir silaha dönüştü. Bu yöntemle bir aile üyesi, yönetici ya da güvenilen bir kişi taklit edilerek, genellikle acil para transferi ya da hassas bilgi isteniyor.
Dolandırılmaktan korunmak için tanımadığınız numaralardan gelen çağrılarda dikkatli olun. Aramalarda aşırı aceleci ve baskılayıcı bir dil varsa tetikte olun. Sesin tonunda ya da akışında tuhaflık varsa şüphelenin. Aile içinde sadece yakınların bildiği bir “güvenli kelime” belirleyin. Şüpheli bir durumda çağrıyı sonlandırıp ilgili kişiye doğrudan ve güvenilir bir kanal üzerinden ulaşın.
2. Sahte E-Ticaret Siteleri: Büyük İndirimler
Sosyal medya reklamlarında ya da mesajlarda karşınıza çıkan, gerçek olamayacak kadar iyi indirimler sunan siteler aslında dolandırıcılık operasyonlarının bir parçası olabilir. Bu siteler üzerinden ya hiç ürün gönderilmiyor ya da düşük kaliteli sahte ürünler kargolanıyor.
Aşırı cazip fiyatlara dikkat edin; piyasa değerinin çok altında ürünler şüphe uyandırmalı. Siteyi doğrudan tarayıcıya yazarak girin, reklamlardan yönlenmeyin. İletişim bilgisi olmayan ya da yeni açılmış alan adlarına sahip sitelerden uzak durun. Yorumları ve şikayet sitelerini kontrol edin. Kredi kartı gibi alıcı koruması sunan ödeme yöntemlerini tercih edin.
3. Ücretsiz Deneme Abonelik Tuzağı
“Sadece kargo ücretiyle deneyin” gibi cazip görünen tekliflerin arkasında otomatik yenilenen abonelik sistemleri yer alıyor. Tüketici fark etmeden, küçük görünen işlemler ilerleyen aylarda büyük faturalara dönüşebiliyor.
Herhangi bir ödeme yapmadan önce sitenin şartlar ve koşullarını detaylı okuyun. Sanal kart ya da limiti düşük ön ödemeli kart kullanın.
Yinelenen ödemeleri anında iptal edin, banka ekstrenizi düzenli kontrol edin. Şüpheli aboneliklerde derhal müşteri hizmetlerine ulaşın ve kartınızı koruma altına alın.
4. Kripto ve NFT “Şişir ve Sat” Dolandırıcılığı
Kripto para ve NFT piyasalarında, dolandırıcılar bazı projeleri suni şekilde “şişirip” halkın önüne çıkarıyor. Ardından ellerindeki hisseleri yüksek fiyattan satarak piyasadan çekiliyorlar. Geride ise değersiz dijital varlıklar kalıyor.
Garanti kazanç vaatleri sunan projelere güvenmeyin. Sosyal medya fenomenlerinin övdüğü projelerden uzak durun. Bir fırsat size acele ettiriyorsa, o fırsat genellikle sahte olabilir.
5. Teknik Destek Dolandırıcılığı: Bilgisayarınızda Virüs Var Yalanı
Bazı web sitelerinde veya uygulamalarda aniden çıkan “Cihazınızda virüs tespit edildi” uyarıları, teknik destek dolandırıcılarının ilk adımı oluyor. Bu kişiler, kurbanları panikletip uzaktan erişim talep ederek aslında zararlı yazılım yüklüyor ya da kişisel bilgileri çalıyor.
Pop-up uyarılardaki numaraları kesinlikle aramayın. Bilgisayarınıza güvenli bir yazılımla virüs taraması yapın. Cihazınızı yeniden başlatın ve gerçek güvenlik programlarıyla kontrol sağlayın. Dolandırıcılık algılama araçlarını kullanın. Yazılım ve işletim sistemlerinizi güncel tutun.
Dolandırıcılıkta Büyük Artış
Güvenlik uzmanları, vatandaşları fiziksel değil dijital tehditlere karşı uyarıyor. İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlerde fiziki hırsızlık olayları, yaygınlaşan MOBESE kameraları ve alarm sistemleri sayesinde azalma eğilimi gösterse de, dijital dolandırıcılık vakaları endişe verici boyutlara ulaştı.
Yapılan açıklamalara göre, son bir yılda dijital dolandırıcılık vakalarında %40’lık bir artış kaydedildi. Bu artış, suç haritalarında dijital alanların artık daha kritik hale geldiğini gösteriyor.
Uzmanlar, dijital dolandırıcılık yöntemlerinin özellikle yaşlı vatandaşları hedef alan telefonla yapılan kimlik/doğrulama tuzakları, gençleri hedef alan sosyal medya üzerinden yasa dışı bahis ve yatırım vaatleriyle sürdürüldüğüne dikkat çekiyor.
Bu yöntemlerle vatandaşların kişisel ve finansal bilgileri ele geçirilerek ciddi mağduriyetler yaşatılıyor. Sosyal mühendislik adı verilen bu yöntemlerle, dolandırıcılar bireylerin güvenini kazanarak tuzağa düşürüyor.
Devlet Sitesinin Bile Sahtesi Yapılıyorsa Vatandaş Nasıl mücadele Edecek?
Teknolojinin sunduğu imkanlar, bir yandan hayatı kolaylaştırırken, diğer yandan dolandırıcılık yöntemlerini daha tehlikeli ve karmaşık hale getiriyor. Artık dolandırıcılar yalnızca bireysel hatalardan değil, sistem açıklarından da faydalanarak büyük çaplı vurgunlar yapabiliyor. TOKİ, MHRS gibi bir devlet kurumunun resmi internet sitesinin birebir sahtesinin yapılması, siber suçların geldiği boyutu net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Vatandaşlar bu tuzaklara karşı bireysel bilinçle mücadele etmeye çalışsa da sahte siteler ve deepfake gibi ileri teknikler karşısında yalnız kalıyor. Çünkü dolandırıcılar artık sadece teknik değil, psikolojik manipülasyon konusunda da profesyonelleşmiş durumda. Ekonomik kaygılarla ev hayali kuran hatta hastaneye gitmeye çalışan binlerce insan, farkında olmadan dolandırıcıların ağına düşebiliyor.
Bu nedenle sadece vatandaşlara “dikkatli olun” demek ya da cezaları artırmak da yetmiyor. Çözüm kurumsal, teknolojik ve hukuki düzeyde koordineli bir mücadelede yatıyor. Öncelikle dijital dolandırıcılık suçlarına yönelik cezaların güncellenerek daha caydırıcı hale getirilmesi şart. Bunun yanında, sahte sitelerin hızlı tespit edilip engellenmesini sağlayacak yapay zeka destekli sistemlerin kamu kurumlarında yaygınlaştırılması gerekiyor. Ayrıca, bankaların ve dijital platformların dolandırıcılık şüpheli işlemleri gerçek zamanlı tespit edebilme kapasitesi artırılmalı.
Dijital güvenlik temel bir kamu hizmeti niteliği taşıyor. Vatandaşın korunması için sadece eğitim değil, teknoloji altyapısının güçlendirilmesi, risklerin merkezi sistemlerle yönetilmesi ve kurumlar arası eşgüdümün sağlanması gerekiyor.





