Mesleki Ortaokullar Neden Yok?

Abone Ol

Çocukluk, öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir.
Merakın en canlı,

yeteneğin en saf hâliyle ortaya çıktığı yıllar…

Ama biz bu dönemi çoğu zaman ıskalamıyor muyuz?
Çocukların kabiliyetlerini erken fark etmeyi bırakın,

uzun süre onları tek tipleştiriyoruz.

“Sonra ‘neden yeterince sanatçı, sporcu, bilim insanı yok?’ diye yakınıyoruz.”

Oysa cevap zor değil:
Yetenek, zamanında işlenmeyince köreliyor.

Bizde mesleki yönlendirme esas olarak lise çağında başlıyor.

Ancak birçok alan için bu geç bir başlangıç.

Müzik, spor ve sanat erken yaşta eğitim ister.

Dünyadaki başarılı örnekler de bunu gösteriyor.”

Neden her ilde bir güzel sanatlar,

konservatuvar veya spor ortaokulu olmasın?

Evet, bilim ve sanat merkezleri var.

Lakin kapsamı sınırlı kalıyor.
Bazı büyük şehirlerde konservatuvarların ortaokul bölümleri mevcut.

Ama bunlar sınırlı ve herkese ulaşmıyor.

Türkiye’de mesleki ve teknik liselerin sayısı binlerle ifade ediliyor.

Ama rağbet görmüyor.

Oysa çözüm basit.

Mesleki ortaokullar, meslek liseleri besleyebilir.

Sanata yönelen bir çocuk, bir enstrümanla erken tanışırsa;
spora yatkın bir öğrenci disiplinli bir eğitim alırsa;
teknik becerisi olan bir genç erken yönlendirilirse…

Ortaya çok daha nitelikli bireyler çıkmaz mı?

Bu sadece bireyin başarısı değil, toplumun geleceğidir.

Eğitim sistemi, ancak bireyi tanıyıp doğru yönlendirdiğinde anlam kazanır.

Sahi sistem rahatlıkla diyebiliyor mu:
“Ben bireyleri ilgi, istidat ve kabiliyetleri doğrultusunda geliştirdim.”
Ne yazık ki nice yetenek, fark edilmeden kaybolup gidiyor.

Belki de şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
Mesleki ortaokullar neden hâlâ yok?

Kalın sağlıcakla.