Milyonlarca çalışanın ve binlerce kurumsal firmanın sözleşme yapma alışkanlıklarını kökten değiştirecek bu emsal hüküm, Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleşti. Artık sayfalar dolusu sözleşmelerin her köşesini mühürleme devri resmi olarak kapandı.
250 Bin Liralık Taşınmaz İhtilafı
Davanın merkezinde, İstanbul'daki bir şirkette usta olarak çalışan personelin, belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak açtığı alacak davası yer alıyor. Anlaşma şartlarına göre, işçiye standart haklarının yanı sıra 250 bin TL karşılığında bir mülkün devredilmesi sözü verilmişti. Devir işlemi bir türlü yapılmayınca mağdur işçi hakkını mahkeme salonlarında aradı. Şirket avukatları ise imza aşamasında yapılan bir açığı kullanarak, sayfalarca uzunluktaki belgenin her bir yaprağında yetkilinin kaşe ve imzasının yer almadığını, bu sebeple sözleşmedeki ev devri taahhüdünün hukuki bir değer taşımadığını öne sürdü.
Hukuki Geçerlilik İçin Son Sayfa Yeterli
İlk Derece Mahkemesi ile İstinaf Mahkemesi, şirketin teknik savunmasını haklı görerek davayı reddetti. Temyiz aşamasında dosyayı ele alan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise tarihi bir bozma kararı verdi. Yüksek yargı, eğer evrakın sayfaları birbirini mantıklı bir silsileyle takip ediyorsa belge bütünlüğünün esas alınması gerektiğine karar verdi. Son yapraktaki imza ve kaşenin tüm sözleşmeyi bağlayıcı kılacağını ifade eden daire, yerel mahkemelerin hükümlerini oy birliğiyle ortadan kaldırdı. Bu kararla birlikte İstanbul'daki iş sözleşmelerinde gereksiz şekil şartları yüzünden işçilerin mağdur edilmesinin önüne geçildi.