ABD Başkanı Donald Trump, dün cumartesi günü yaptığı açıklamada, bu ayın başlarında Karakas’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan Amerikan operasyonunda “şaşırtıcı”, “sersemletici” olarak tanımlanan yeni bir gizli silahın kullanıldığını kabul etti.

Trump, söz konusu silahın, 3 Ocak’ta Amerikan helikopterlerinin Karakas’a inişiyle eş zamanlı olarak Venezuela güvenlik güçlerinin askeri kapasitesini devre dışı bıraktığını ve Maduro ile eşi Cilia Flores’in yakalanmasını mümkün kıldığını söyledi.

Bu silah nedir?

Bu gizli silah hakkında çok az şey biliniyor. Ancak bazı özellikleri, Maduro’nun koruma ekibinde yer alan kişilerin ifadeleriyle gün yüzüne çıktı. Koruma görevlilerinden biri, “Tüm radar sistemleri hiçbir açıklama olmaksızın aniden devre dışı kaldı” ifadelerini kullandı.

Aynı koruma, onlarca insansız hava aracının havada dolaştığını ve “nasıl tarif edeceğini bilemediği bir şeyin” ateşlendiğini söyledi. “Son derece güçlü bir ses dalgasına benziyordu… Bir anda kafamın içi patlıyormuş gibi hissettim” dedi.

Koruma ayrıca, ekipteki herkesin burun kanaması yaşadığını, bazılarının kan kusmaya başladığını belirterek, “Yere yığıldık, hareket edemedik… O ses silahından ya da her neyse ondan sonra ayağa bile kalkamadık” ifadelerini kullandı.

“Darbeli enerji silahı”

Trump’a bu hafta başında, önceki ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, uzun süredir “Havana Sendromu”na yol açtığından şüphelenilen ve “darbeli enerji silahı” olarak adlandırılan bir silah satın alıp almadığı soruldu. Trump ise bu konuda bir bilgisi olmadığını söyledi.

Bilindiği üzere ABD Donanması, hedefe kimyasal ya da elektriksel enerji yayan yönlendirilmiş enerji silahları kullanıyor. Bu silahlar, düşmanın fiziksel olarak zarar görmesine, zayıflatılmasına ya da tamamen etkisiz hale getirilmesine yol açabiliyor.

ABD Deniz Araştırmaları Ofisi’ne göre, bu silah envanteri; yüksek enerjili lazerleri ve yüksek güçlü mikrodalga sistemlerini kapsıyor. Bu sistemler, radyo frekansı dalgaları yayarak hedef üzerinde ciddi etki oluşturabiliyor.

Personelde bildirilen sersemlik, baş ağrısı ve kanama gibi belirtiler, HPM’nin doğrudan ya da dolaylı etkileriyle veya yönlendirilmiş enerji/akustik unsurların eş zamanlı kullanımına işaret edebilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, “Havana Sendromu” tartışmalarında gündeme gelen darbeli enerji iddialarını da hatırlatıyor.

Askeri analizlerde, operasyonun tek bir silah yerine birden fazla kabiliyetin eş güdümüyle yürütülmüş olabileceği görüşü ağırlık kazanıyor. Buna göre; elektronik altyapı HPM ile susturulurken, sahadaki personel yönlendirilmiş enerji/akustik etkilerle geçici olarak etkisizleştirildi; insansız hava araçları ise alan kontrolü sağladı.

Muhabir: Mehmet Yaman