Washington Müdahalesi ve Enerji Eksenindeki Kayma
Venezuela’nın egemenliğine yönelik ABD destekli müdahalelerin ve seçilmiş lider Nicolas Maduro’nun alçakça bir şekilde alıkonulmasının ardından, ülkenin enerji politikalarında dönüşüm yaşanıyor. Ocak 2026'da gerçekleşen yönetim darbesinin ardından kurulan geçici hükümet, Maduro döneminde askıya alınan Batı merkezli enerji ticaretini yeniden canlandırdı. Bu sürecin en somut adımı olarak, Venezuela yaklaşık 6 yıl aradan sonra işgal rejimine petrol göndermeye başladı.
Operasyonel Detaylar: Gizlilik ve Sevkiyat
Edinilen bilgilere göre, Venezuela ham petrolünün yeni alıcısı işgal rejimin enerji devi Bazan Group oldu.
Bloomberg'in paylaştığı verilere göre bu hamle, 2020 yılından bu yana iki ülke arasındaki ilk büyük ölçekli enerji transferi olarak kayıtlara geçti.
İşgal rejimin enerji ikmalini gizli tutma stratejisi uyarınca, sevkiyatı gerçekleştiren tankerlerin varış noktasında dijital takip sistemlerini (AIS) kapattığı bildirildi.
Siyasi Arka plan: Ambargoların Gölgesinde Yeni Düzen
Maduro’nun alıkoyulması ile birlikte ABD, Venezuela petrolü üzerindeki yaptırım baskısını hızla esnetti. Daha önce ulusal egemenlik vurgusuyla ağırlıklı olarak Çin ve müttefik pazarlara yönelen Venezuela petrolü, Washington’ın yönlendirmesiyle artık ABD, Hindistan, İspanya ve işgal limanlarına akmaya başladı. Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez liderliğindeki yeni yapının, ülkenin petrol yataklarını dış yatırıma ve Batılı şirketlerin kullanımına açma kararı, bu sevkiyatın önünü açan temel etken oldu.
Stratejik Kazanım ve Bölgesel Dengeler
2009 yılında Hugo Chavez döneminde kopan ve Maduro döneminde işgal karşıtı bir duruşla sertleşen diplomatik hat, yerini darbeye bıraktı. ABD ile Orta Doğu'da İran ile yaşanan gerilimler sürerken, ABD müdahalesi sonrası Venezuela’nın devasa rezervleri, işgal rejimi için hayati bir enerji güvenliği alternatifi haline getirildi.