Mübarek ramazan ayına girişin ilk günü yani 19 Şubat’ta karanlığa özlem duyanlar tarafından “laiklik bildirisi” yayımlandı.
Peki, bu bildirinin amacı neydi? Bu bildiride kimlerin imzası var? 28 Şubat post modern yıl dönümü yaklaşmışken aynı sahne neden yeniden oynatılmaya çalışılıyor? Karanlık ve kozmik odalarda kaostan medet umanlar neyin peşinde?
Evet, ilginçtir ki Kemalizm tarikatı hala hortlamaya devam ediyor. Karanlık ideolojik zihniyeti yüz yıldır yaşatmaya çalışanlar, toplumun temel değerlerine olan düşmanlıklarını gizlemeden aleni olarak ve hem de resmi bir bildiriyle ilan edebilme cüretinde bulunabiliyorlar. Utanmadan, sıkılmadan ve pişkince tavırları ve eylemleriyle meydan okuyorlar adeta.
Neymiş efendim, Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl ramazan ayının manevi havasını çocuklarımızı ve gençlerimizi bilinçlendirmek adına ve tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak bir genelge yayımlamış ve 81 il milli eğitim müdürlüklerine göndermiş…
“Maarifinde Kalbinde Ramazan” Türkiye yüzyılı maarif modelinin bir yansımasıdır. Değer, erdem ve eylem temasının uygulanabilirliğinin somut bir adımıdır. Genelgeye şöyle bir baktım gayet yerinde ve olması gereken ve hatta toplumumuzun şu anda yaptığı uygulamalar dışında bir şeyin ötesine de geçmemektedir. Genelgenin içeriğinde ne var derseniz özeti şöyledir.
“Ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı eğitsel ve sosyal etkinlikler gerçekleştirilecek.
Bakanlığımız tarafından yayımlanan yazı kapsamında, öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye ve birlik ruhunu pekiştirmeye yönelik çalışmalar yapılacak. Etkinliklerde adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerlerin öğrencilere kazandırılması hedefleniyor.
Bu kapsamda Genel Müdürlüğümüz tarafından okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerine yönelik Etkinlik Rehberleri hazırlanarak yayımlandı.
Ramazan ayı süresince okullarda paylaşma ve yardımlaşma temalı sınıf içi çalışmalar, ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal sorumluluk faaliyetleri, Ramazan'ın kültürel mirasını tanıtan etkinlikler ile aile katılımını destekleyen programlar düzenlenecek.”
Ramazanın birinci gününden sonuncu gününe kadar yapılacak faaliyetlerin bir takvimi çıkartılmış gün gün.
Birkaç örnekle detaylandırayım.
1. Gün – Her gün Kur’an-ı Kerim okuyarak Ramazan’ı bereketlendirelim.
5. Gün – Beğendiğimiz bir kitabı arkadaşımıza hediye edelim.
10. Gün – Sahur ve iftarda israf etmemeye özen gösterelim.
13. Gün – Çevremizi temiz tutmak için çöpleri toplayalım ve çöp kutusuna atalım.
15. Gün – Sevdiğimiz birine özel olarak dua edelim.
16. Gün – Bir sokak hayvanının ihtiyaçlarını karşılayalım, ona su ve yiyecek bırakalım.
20. Gün – Bir hasta ziyaretinde bulunarak ona sabır ve şifa dileyelim.
23. Gün – Karşılaştığımız insanlara selam vererek aramızda selamlaşma kültürünü yayalım.
27. Gün – Yaşlılara hürmet edelim, ihtiyaçlarını karşılamalarında yardımcı olalım.
28. Gün – Aile büyüklerimizi ve akrabalarımızı arayarak onlarla sohbet edelim, hatırlarını soralım.
Laikçileri sözde telaşlandıran ve şeriata olan kinlerini kusmasına sebep olan hazımsızlık tablosu budur.
Ya bunlar zaten günlük olarak hepimizin yapması gereken şeyler değil mi? Bunun neresinde şeriat var ya da laiklik elden gidiyor tehdidi var?
Zira niyet başka olunca hiçbir şey yapılmasa da niyet okuma alışkınlıklarına bağlı olarak eski karanlık günlerini yeniden yaşatmak istiyorlar. Bunların asıl gayesi çocuklarımızı ruhsuz batıcı sermayenin kölesi yapmaktır. Üstelik sanatçı, akademisyen, siyasetçi ve gazeteci sıfatlarından nemalanarak bildiriye imza atıyorlar. Bu sığ görüşlü, hazımsız, öfkelerinden çatlayan, toplumun temel değerlerini hedef alan, kendilerini ilerici, cumhuriyetçi, özgürlükçü, başkasını ise horlayan, aşağılayan, tahkir eden, marjinal ulusçu, Kemalist, jakoben güruhun kirli emelleri akametsiz kalacaktır. Boşuna heveslenmeyin.
Güzel ülkemizin pırlanta çocukları, kökünü mazisinde ufkunu atisinde gören bir zihniyetle küllerinden doğmak üzeredir. Kininizden çatlasanız da yırtınsanız da hakikat güneşi doğuyor, gözünüzü kapamakla gündüzü gece yapamazsınız.