Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tuncay, İLKHA muhabirine yaptığı değerlendirmede kumar bağımlılığının teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte giderek arttığını belirterek, sanal kumarın her yaştan birey için ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.

Kumarın artık yalnızca erkekleri değil kadınları ve çocukları da etkileyen önemli bir toplumsal sorun haline geldiğine dikkat çeken Tuncay, bu bağımlılıkla mücadelede profesyonel desteğin hayati önem taşıdığını vurguladı.

"Kumar, telefonlarla her eve girdi"

Teknolojinin gelişmesiyle kumarın şekil değiştirdiğini vurgulayan Tuncay, "Kumar artık yalnızca kumarhanelerde oynanan bir faaliyet olmaktan çıktı. Günümüzde telefonlar üzerinden oynanabilen sanal kumara dönüştü. Bu durum, kumarın erişilebilirliğini artıran önemli bir tehlike olarak karşımıza çıkıyor." dedi.

"Kumar bağımlılığı kadınlarda da artıyor"

Kumar bağımlılığının sadece erkeklerle sınırlı olmadığını belirten Tuncay, klinik gözlemlerine dayanarak önemli bir noktaya dikkat çekti. Tuncay, "Bu süreçte dikkat çeken bir diğer nokta ise kumar bağımlılığının artık sadece erkeklerde değil, kadınlarda da görülmeye başlamasıdır. Kadınların başlangıçta oyun gözüyle baktıkları bu durumun zamanla kumar bağımlılığına dönüştüğünü klinik ortamda net bir şekilde gözlemliyoruz." ifadelerini kullandı.

"Çocuklarda oyun bağımlılığı kumarla sonuçlanabiliyor"

Çocuklar açısından tehlikenin daha büyük boyutlara ulaşabildiğini ifade eden Tuncay, oyun bağımlılığı ile kumar bağımlılığı arasındaki geçişe dikkat çekti. Tuncay, "Çocuklarda görülen oyun bağımlılığı, yalnızca oyunla sınırlı kalmamakta; zamanla maddi kayıpların yaşandığı kumar sürecine doğru hızla evrilmektedir." dedi.

Bu noktada kumarın yalnızca haz alma ya da yatırım aracı olarak görülmediğini vurgulayan Tuncay, "Beynin çeşitli bölgelerinde meydana gelen bozulmaların etkisiyle bu davranış sürdürülmektedir." şeklinde konuştu.

"Kaybettiğini geri alma’ düşüncesi bağımlılığı derinleştiriyor"

Kumar bağımlılığının en belirgin özelliklerinden birinin kaybedilen parayı geri kazanma düşüncesi olduğunu söyleyen Tuncay, bu düşüncenin bağımlılığı daha da pekiştirdiğini belirtti. Tuncay, "Bu düşünceyle birlikte bağımlılığın gizli bir şekilde sürdürüldüğü, daha fazla yalanın devreye girdiği bir süreç yaşanmaktadır." dedi.

"Aileler sadece maddi değil, manevi yıkım da yaşıyor"

Bağımlılığın aileler üzerindeki etkilerine de değinen Tuncay, sürecin yalnızca maddi kayıplarla sınırlı kalmadığını vurguladı. Tuncay, "Aileler açısından bu durum güven duygusunun zedelenmesine, manevi yıkımlara ve hatta boşanmaya kadar giden ciddi sonuçlar doğurabilmektedir." ifadelerini kullandı.

"Profesyonel destek şart"

Kumar bağımlılığının her geçen gün daha büyük bir tehlike haline geldiğini belirten Tuncay, profesyonel destek almanın önemine dikkat çekti. Tuncay, "Kişi çoğu zaman kendi başına bu durumdan kurtulabileceğini ve oynamayı bıraktığında her şeyin düzeleceğini düşünse de, bu döngüden tek başına çıkmak oldukça zordur." dedi.

"Tedaviyle bırakılabilen bir hastalık"

Ailelere de önemli görevler düştüğünü vurgulayan Tuncay, bağımlı bireylerin mutlaka tedavi merkezlerine yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Yanlış inançların ele alınması, başa çıkma becerilerinin güçlendirilmesi ve sürecin profesyonel bir müdahale ile yürütülmesi son derece önemlidir." diyen Tuncay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kumar bağımlılığı bırakılabilen bir hastalıktır; ancak bunun için doğru ve etkili bir tedavi sürecinin içinde yer almak şarttır."

-

HÜDA PAR: İktidar; uyuşturucu, kumar ve sanal bahisle mücadelede yetersiz kaldı

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhşun toplumun en yıkıcı sorun alanları hâline geldiğini belirterek, iktidarın bu alanlarda yürüttüğü mücadelenin yetersiz olduğunu söylemişti.

Son yıllarda uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhşun birbirini besleyen bir istismar zincirine dönüştüğünü vurgulayan Demir, dijital mecraların özellikle sanal kumar ve bahis ağlarını görünmez ama etkili bir tuzak hâline getirdiğini belirtmişti.

Denetim zafiyetlerinin ve yetersiz uygulamaların bu yapının hızla büyümesine yol açtığını kaydeden Demir, bağımlılık yaşının çocuk denecek seviyelere indiğini, kumar ve bahisle başlayan sürecin uyuşturucuya, oradan suça ve fuhşa uzanan bir çöküş hattına dönüştüğünü söyleyerek bu sürecin ailelerin dağılması, gençlerin istismara açık hâle gelmesi ve toplumsal huzurun zedelenmesiyle sonuçlandığını ifade etmişti.

“Aileyi merkeze alan düzenlemeler şart”

Uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhuşla mücadelede yalnızca güvenlik ve adli tedbirlerin yeterli olmayacağını vurgulayan Demir, caydırıcı hukuki düzenlemeler, dijital alanın etkin denetimi, yasa dışı finans ağlarının kurutulması ve güçlü rehabilitasyon mekanizmalarının zorunlu olduğunu ifade etmişti.

Kaynak: İLKHA