işgalci siyonist rejim, başta Gazze olmak üzere yıllardır İslam ümmetine karşı soykırım savaşını sürdürmektedir. Bu saldırıların arka planında ise, işgal rejimini doğrudan ya da dolaylı biçimde destekleyen gıda, giyim ve diğer sektörlerden sağlanan maddi destekler yer almaktadır.
Son zamanlarda gündemden düşürülmeye çalışılan boykot hakkında İLKHA'ya açıklamalarda bulunan İmam Hatip Mesut Kul, günümüzde birçok firma ve şirketin açıkça işgal rejimine destek verdiğini ve bunu Müslümanların gözleri önünde gerçekleştiğini aktardı.
Kul, Kudüs ve Gazze özgürlüğüne kavuşancaya dek boykota hassasiyetli bir şekilde devam edilmesi çağrısında bulundu.
Boykotun Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın döneminden beri var olduğuna dikkat çeken Kul "Boykot, tarihten beri vardır. Birçok kavim boykot ve ambargoya maruz kalmıştır. İslam tarihinde de boykota şahit olmuşuzdur. Resûlullah Aleyhisselam devrinde, Peygamber Efendimiz İslam davasını omuzladığında Kureyş’in müşrikleri Efendimiz'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ailesi olan Hâşimoğulları’nı ve İslam’a gönül verenleri boykot ettiler. Öyle ağır bir boykot uyguladılar ki Müslümanların bulunduğu mahallede tam bir ambargo oluşturuldu. Kız alıp vermeyi, alışveriş yapmayı tamamen yasakladılar. Boykotu biz o dönemde de gördük." dedi.
"Boykot ürünlerinin alınmaması farzdır"
Şer güçlerin bugün Gazze ve Filistin’e karşı birleşmiş durumda olduklarını belirten Kul "O halde Müslümanların bugün yapması gereken boykot da İslam düşmanlarına karşı ambargo uygulamaktır. Şer güçler bugün Gazze ve Filistin’e karşı birleşmiş durumdadır. Günümüzde birçok firma ve şirket açıkça işgal rejimi israile destek vermekte ve ürünlerini satmaktadır. Bu durum Müslümanların gözleri önünde gerçekleşmektedir. Vicdan sahibi, kendini bilen ve Müslüman olan birinin siyonistlerin mallarını satın alması mümkün değildir. Boykot ürünlerinin alınmaması farzdır. Çünkü Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, 'Zalimlere meyletmeyin, yoksa ateş size de dokunur.' buyurmaktadır. Müslüman bu konuda hassasiyet göstermeli, onların mallarından kendini muhafaza etmelidir. Kişi bu ürünleri almadığında açlıktan ölmez; çünkü alternatif gıdalar vardır." şeklinde aktardı.
Gazze'deki Müslümanların cihadına ortak olmak için her türlü yardımın sağlanması gerektiğini aktaran Kul "Filistin ve Gazze halkı, bu soykırım savaşında her türlü işkenceye ve zorluğa rağmen büyük fedakârlıklar yapmaktadır. Eğer bizler de bu uğurda fedakârlık yapmazsak Allah’a nasıl hesap vereceğiz? Bu hesabı vermek ağır, zor ve zahmetlidir. Gerçekten boykot çok mühimdir. Ancak son zamanlarda insanlar bu konuda gaflete düşmüş, boykotu unutmaya başlamıştır. Hâlbuki Kudüs ve Gazze özgürlüğüne kavuşana kadar boykota devam edilmelidir. Hiçbir zaman işgal rejiminin ürünleri satın alınmamalı, evlere sokulmamalıdır. Aksi takdirde kıyamet gününde Gazze halkı boğazımıza yapışıp bizden hesap soracaktır. Müslümanlar olarak Filistin’deki kardeşlerimize her türlü desteği sağlamalıyız. Bizler de onların cihadına yardımcı olmalıyız." ifadelerini belirtti.
"İslam düşmanlarının nihai hedefi Gazze’yi ve boykotu gündemden düşürmektir"
Kul, Gazze ve boykotun her zaman gündemde tutulması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bugün cihat sadece silahla ve bedenen değildir. Boykotla, sözle, vaaz ve nasihatle, maddi yardımlarla; üzerimize ne düşüyorsa yapmak boynumuzun borcudur. Filistin’deki Müslümanlar İslam için, Mescid-i Aksa için mücadele etmektedir. Mescid-i Aksa bütün Müslümanların ilk kıblesidir. Bugün Mescid-i Aksa esaret altındadır. Müslümanlar orada ibadetlerini rahat bir şekilde yerine getirememektedir. Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürleştirilmesi bütün Müslümanların üzerine farzdır. İşgal rejimine karşı mücadele edelim ve Allah’tan yardım dileyelim ki ümmeti yeniden aziz ve muzaffer kılsın. İslam düşmanlarının nihai hedefi Gazze’yi ve boykotu gündemden düşürmektir. Özellikle Gazze gündemini değiştirmeye çalışmaktadırlar. Müslümanların tefrikaya düşmesini istemektedirler. İslam ümmeti bugün zor bir dönemden geçmektedir. İslam düşmanları bu konuda sürekli projeler üretmektedir. Müslümanlar bunlara karşı uyanık olmalıdır. Gazze’yi yürüyüşlerle, programlarla gündemde tutmamız gerekmektedir. Ayrıca sosyal medyada bu konuya sıkça yer verilmelidir. Yüce Allah Müslümanlara zafer nasip etsin."