Pakistanlı kaynaklar AA'ya yaptığı açıklamada ABD ve İran İslam Cumhuriyeti arasındaki görüşmelerin, Pakistanlı aracılar yoluyla başladığını belirtti
Müzakere öncesi yoğun güvenlik önlemleri
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bugün başlayan ateşkes görüşmeleri kapsamında görüşmelerin gerçekleştirileceği otel ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
EN KRİTİK BAŞLIK NÜKLEER PROGRAM
Müzakerelerin en kritik başlıklarının başında İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programı geliyor. Washington yönetimi, Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesini isterken, İran bu talebi kesin bir dille reddediyor ve nükleer programını egemenlik hakkı olarak savunuyor. Washington’un İran’da "rejimi devirme, füzeleri imha etme ve uranyumu ele geçirme" vaadiyle başlattığı saldırılar, beklemediği bir direniş ile karşılaşınca ateşkes masasına oturmak zorunda kaldı. Öte yandan Tahran'ın sunduğu 10 maddelik barış planı da masanın en önemli unsurlarından biri. Bu plan, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi, İran’ın güvenlik çıkarlarının tanınması ve bölgedeki müttefiklerine yönelik saldırıların durdurulmasını içeriyor.
ATEŞKESİN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK ETKEN: LÜBNAN
Müzakerelerde öne çıkan bir diğer başlık ve ateşkesin seyrini değiştirecek husus ise Lübnan dosyası. İran, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savunurken, ABD ve siyonist rejim bunu reddediyor. Bu süreçte siyonist işgalcilerin Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, görüşmelerin seyrini doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Pakistan başbakanı Şahbaz Şerif Lübnan’ın da ateşkese dahil olduğunu açıklasa da işgalci siyonistler bunu kabul etmeyip Lübnan’a yönelik ağır saldırılar gerçekleştiriyor.
İRAN’IN ELİNDEKİ EN BÜYÜK KOZ: HÜRMÜZ BOĞAZI
Savaştan önce herkese "ücretsiz ve açık" olan Hürmüz Boğazı, saldırıların başlaması ile birlikte İran tarafının mutlak denetimine geçti. Saldırıların başlamasından sonra boğazın geçişlere kapatılması nedeniyle küresel ölçekte yaşanan enerji ve ekonomik kriz Trump’ı köşeye sıkıştırdı. Savaş uçakların düşmesi ve ‘yüzen kaleler’ olarak nitelendirdiği gemilerin hasar alması, Avrupa ülkeleri ve NATO’yu savaşa çekememesi küresel güç olduğunu iddia eden ABD ve Trump’ı kendi başlattığı yangının içinde kavurarak bu yeni statükoyu kabul eden bir ateşkese razı olmak zorunda bıraktı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla kendi eliyle küresel ekonominin boğazına ilmek geçiren ABD boğazın açılması için ateşkese razı oldu. Hürmüz Boğazı şimdi de İran’ın elindeki en büyük koz olarak masada duracak.
ELİ GÜÇLÜ TARAF İRAN
Altı haftayı aşan savaş sürecinde ABD ve siyonist rejimin hedeflerine ulaşamamasının, İran’ın müzakere masasındaki elini güçlendirdiğini belirtiliyor. Bu durum, Tahran'ın sahadaki direnişi diplomatik alana da taşıdığı şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, İslamabad'daki ilk tur görüşmelerden kapsamlı bir anlaşma çıkmasının zor olduğunu, ancak İran İslam Cumhuriyeti'nin güçlü pozisyonu sayesinde sürecin kendi lehine ilerleyebileceğini vurguluyor. Bölgedeki dengelerin yeniden şekilleneceği bu kritik süreçte, müzakerelerin uzun ve zorlu geçmesi bekleniyor.





