Gözlerini tamamen yeniden oluşturabilen bir tatlı su salyangozu, insanlarda görme kaybının tedavisine yönelik umut verici genetik ipuçları sunuyor. Kaliforniya Üniversitesi Davis Kampüsü’nde görev yapan moleküler ve hücresel biyoloji uzmanı Prof. Alice Accorsi’nin yürüttüğü araştırma, insan gözü ile elma salyangozunun gözü arasında dikkat çekici yapısal ve genetik benzerlikler bulunduğunu ortaya koydu.
Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, tatlı su altın elma salyangozu (Pomacea canaliculata), kaybettiği gözünü yaklaşık 30 gün içinde tamamen yeniden oluşturabiliyor. Üstelik yenilenen göz, hem anatomik yapı hem de gen ifadesi açısından orijinaliyle neredeyse birebir örtüşüyor.
İnsan gözüyle şaşırtıcı benzerlik
İnsan gözü hasar gördüğünde kendini yenileyemiyor. Ancak araştırmacılar, salyangozların “kamera tipi” olarak adlandırılan ve insan gözünde de bulunan temel yapısal özelliklere sahip olduğunu belirledi. Bu göz yapısında kornea, mercek ve milyonlarca ışığa duyarlı hücre içeren retina yer alıyor.
Accorsi ve ekibi, yaptıkları diseksiyon, ileri mikroskopi ve genom analizleri sonucunda, insan göz gelişiminde rol oynayan birçok genin salyangozlarda da aktif olduğunu gösterdi. Bu bulgu, rejenerasyon sürecinin genetik temelini anlamada kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Yenilenme süreci nasıl işliyor?
Bir elma salyangozu gözünü kaybettiğinde süreç hızlı bir yara iyileşmesiyle başlıyor. İlk 24 saat içinde enfeksiyon riski ortadan kaldırılıyor. Ardından farklılaşmamış hücreler bölgeye göç ederek çoğalıyor ve yaklaşık iki hafta içinde mercek, retina ve optik sinir dahil tüm temel yapılar oluşuyor. Gözün tam olgunlaşması ise birkaç hafta daha sürüyor.
Araştırmacılar, göz yenilenmesi sırasında yaklaşık 9 bin genin ifade düzeyinde değişiklik tespit etti. Bir ay sonunda bile binin üzerinde gen hala farklı seviyelerde aktif kalmaya devam ediyor. Bu durum, gözün görünüşte tamamlanmış olsa da moleküler düzeyde olgunlaşmasının sürdüğünü gösteriyor.
CRISPR ile genetik müdahale
Ekip, elma salyangozuna özel CRISPR-Cas9 teknikleri geliştirerek göz gelişiminde kilit rol oynayan genleri hedef aldı. İlk deneylerde, insanlarda da beyin ve göz gelişiminde kritik öneme sahip olan pax6 geni değiştirildi. İki kopyası da işlevsiz hale getirilen salyangozların göz geliştiremediği görüldü. Bu bulgu, pax6 geninin erken göz oluşumu için vazgeçilmez olduğunu doğruladı.
Şimdi araştırmacılar, aynı genin yetişkin salyangozlarda göz yenilenmesi için de gerekli olup olmadığını test etmeye hazırlanıyor.
İnsanlar için umut olabilir mi?
Accorsi’ye göre en kritik soru şu: Eğer göz yenilenmesini sağlayan gen seti omurgalılarda da mevcutsa, bu genlerin aktive edilmesi teorik olarak insanlarda da rejenerasyonu mümkün kılabilir.
Bilim dünyası için henüz erken aşamada olsa da, 30 gün içinde gözünü yeniden oluşturabilen bir salyangozun sunduğu veriler, görme kaybı yaşayan milyonlarca insan için gelecekte yeni tedavi yollarının kapısını aralayabilir.