Bilim insanları arasında uzun yıllar boyunca Akdeniz'de tsunami riskinin düşük olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunuyordu. Ancak tarihî kayıtlar ve modern modelleme sonuçları, yıkıcı tsunami dalgalarının geçmişte Fransa'nın güney kıyılarını vurduğunu ve bunun gelecekte yeniden yaşanabileceğini ortaya koydu.

Science Daily'nin aktardığına göre, Nice kenti ve Fransız Rivierası boyunca yürütülen yeni bir araştırma projesinin sonuçları, erken uyarı ve önleyici tahliye sistemlerinin can kaybını önlemenin en etkili yolu olmaya devam ettiğini gösterdi.

Yüzde 100 ihtimalle gerçekleşecek bir risk

Tsunamiler genellikle kamuoyunun zihninde Pasifik ve Hint Okyanusu ile ilişkilendirilse de, Akdeniz'deki risk sanıldığından çok daha yüksek.

UNESCO, Haziran 2022'de kıyı topluluklarında tsunami riskine ilişkin farkındalığı artırma çalışmaları kapsamında yayımladığı değerlendirmede, önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz'de en az 1 metre yüksekliğinde bir tsunaminin meydana gelme olasılığının yüzde 100 olduğunu duyurdu.

Akdeniz Havzası, kayıt altına alınan tarihî tsunami olayları açısından Pasifik Okyanusu'ndan sonra ikinci sırada yer alıyor. Bu tsunamilerin birçoğu Fransız Rivierası (Côte d’Azur) kıyılarını da etkiledi.

Mevcut veriler, 16. yüzyıldan 2000'li yılların başına kadar Fransız Rivierası açıklarında yaklaşık 20 tsunami olayının kaydedildiğini ve dalga yüksekliklerinin çoğu zaman 2 metreyi aştığını gösteriyor.

Tahliye için çok kısa süreler olabilir

Akdeniz'deki tsunamilerin kaynakları yakın ya da uzak bölgeler olabiliyor.

Bazı durumlarda, özellikle deniz altı heyelanı veya kıyıya yakın bir deprem meydana geldiğinde, ilk dalganın kıyıya ulaşma süresi 10 dakikadan bile kısa olabiliyor. Bu durum özellikle Korsika ile İtalya kıyıları arasındaki Ligurya Denizi için geçerli.

Daha uzakta oluşan tsunamilerde ise durum farklı. Örneğin Kuzey Afrika kıyıları açıklarında meydana gelen bir olay sonucunda oluşan tsunami dalgaları Fransız Rivierası'na 90 dakikadan daha kısa sürede ulaşabiliyor.

2003 Cezayir depremi Fransa kıyılarını vurdu

21 Mayıs 2003'te Cezayir'in Boumerdès kentinde meydana gelen deprem, Fransız Akdeniz kıyılarında ciddi etkilere yol açtı.

Saha incelemeleri, Fransız Rivierası'ndaki sekiz marinada deniz seviyesinin 50 santimetre ile 1,5 metre arasında çekildiğini, limanlarda girdaplar ve güçlü akıntılar oluştuğunu ve teknelerde hasar meydana geldiğini ortaya koydu.

Bu etkiler depremden yaklaşık 1 saat 15 dakika sonra gözlemlendi.

Nice tsunamisi sekiz kişinin ölümüne yol açmıştı

16 Ekim 1979'da Nice'te meydana gelen tsunami de bölge tarihinin önemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Nice Havalimanı yakınındaki yeni ticari liman inşaat sahasının bir bölümünün çökmesi sonucu oluşan tsunami, sekiz kişinin ölümüne neden oldu ve Antibes, Cannes ile Nice kentlerinde ciddi hasar bıraktı.

Olayın etkileri Antibes'te yaklaşık 30 dakika boyunca hissedildi.

Bir başka olası senaryo: 1887 Ligurya depremi

Uzmanların üzerinde durduğu diğer bir senaryo ise 23 Şubat 1887'de Ligurya Denizi'nde meydana gelen deprem.

Richter ölçeğine göre 6,5 ile 6,8 büyüklüğünde olduğu tahmin edilen deniz altı depreminin ardından çağdaş raporlar, Antibes ve Cannes kıyılarında denizin yaklaşık bir metre çekildiğini ve balıkçı teknelerinin karada mahsur kaldığını aktarıyor.

Bunu yaklaşık iki metre yüksekliğinde bir dalga izlemiş ve kıyıları sular altında bırakmıştı.

Fransa'nın tsunami uyarı sistemi

Fransa, Temmuz 2012'den bu yana UNESCO koordinasyonundaki Akdeniz uluslararası uyarı sistemiyle entegre çalışan ulusal tsunami erken uyarı sistemine sahip.

Bu sistem, tsunami oluşturabilecek depremleri hızla tespit ederek 15 dakikadan daha kısa sürede ilgili kriz merkezlerine ve yabancı uyarı merkezlerine bildirim gönderebiliyor.

Erken uyarı sistemlerinin sınırları

Bununla birlikte erken uyarı sistemleri her durumda yeterli olmayabiliyor.

Özellikle yerel depremler veya deniz altı heyelanlarının oluşturduğu tsunamilerde, dalganın kıyıya ulaşma süresi bazen uyarı süresinden daha kısa olabiliyor.

Bu nedenle uzmanlar, kıyı bölgelerinde yaşayanların hissedilen depremler, denizde olağan dışı hareketlilik ve tsunami öncesinde sıklıkla görülen ani deniz çekilmeleri gibi doğal uyarı işaretlerini tanımasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna