Güncel

Kıtlık çıkacak, elinde olan kazanacak: 7 şehrimizde var

S&P Global’e göre yapay zeka, savunma sanayii ve robotik alanlarındaki hızlı büyüme, küresel bakır talebini keskin biçimde artırıyor. Mevcut üretim bu artışı karşılamakta zorlanırken, önümüzdeki yıllarda ciddi bir arz açığı bekleniyor.

Abone Ol

Küresel bakır piyasasında arz sıkıntısı önümüzdeki dönemde daha da derinleşecek. S&P Global tarafından yayımlanan son analiz, özellikle yapay zekâ (AI), savunma sanayii ve ileri teknoloji yatırımlarının bakır talebini hızla yukarı çektiğini ortaya koydu.

Rapora göre, dünya genelinde bakır talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 artarak 42 milyon ton seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yapay zekâ veri merkezleri, savunma harcamalarındaki yükseliş, robotik sistemler ve yüksek teknoloji altyapı projeleri yer alıyor.

S&P Global, mevcut ve planlanan maden yatırımlarının bu talep artışını karşılamakta yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor. Analize göre, gerekli yeni maden yatırımları zamanında devreye alınmazsa, yıllık 10 milyon tonu aşabilecek bir küresel arz açığı oluşma riski bulunuyor.

Bakır; elektrikli araçlardan savunma sistemlerine, veri merkezlerinden yenilenebilir enerji altyapısına kadar pek çok stratejik alanda kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle uzmanlar, bakırı giderek daha fazla “stratejik metal” olarak tanımlıyor. Artan jeopolitik gerilimler ve savunma bütçelerindeki genişleme de talebi destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Öte yandan arz tarafında; yeni maden projelerinin uzun hazırlık süreleri, çevresel düzenlemeler ve yatırım maliyetlerinin yükselmesi, üretimin hızlı biçimde artırılmasını zorlaştırıyor. Bu durum, bakır fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının önümüzdeki yıllarda da sürebileceğine işaret ediyor.

Analistler, küresel bakır piyasasında dengelerin sağlanabilmesi için yeni maden yatırımlarının hızlandırılması, geri dönüşüm kapasitesinin artırılması ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, yapay zekâ ve savunma odaklı büyümenin bakır piyasasında kalıcı bir kıtlık dönemini tetikleyebileceği belirtiliyor.

Türkiye’de durum ne?

Resmî verilere göre Türkiye, bakır üretiminde kendi ihtiyacını tam olarak karşılayamıyor. Yerli bakır cevheri üretimi değerlendirildiğinde 2023’te yaklaşık 390 bin ton ile son yılların en yüksek seviyesine ulaşsa da, bu miktar toplam iç talebin çok altında kalıyor. Bunun sonucunda Ankara, düzenli olarak bakır ithal etmek zorunda kalıyor.

Türkiye’nin dış ticaret verilerine göre bakır ürünleri ithalatı, ham bakır cevheri, konsantre, bakır alaşımları ve türevleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu ürünlerin ithalatında en çok Rusya, Bolivya, Peru, Kazakistan ve Bulgaristan gibi ülkelerle ticaret yapılıyor. İthal edilen bakır, ileri teknoloji üretimi ve elektrikli ürünler başta olmak üzere geniş bir sanayi yelpazesinde kullanılıyor.

Türkiye’de Bakır Nerelerde Çıkıyor?

Artvin – Murgul
Türkiye’nin en önemli ve en büyük bakır yataklarından biri. Uzun yıllardır işletiliyor; konsantre bakır üretiminin merkezlerinden.

Elazığ – Maden
Cumhuriyet döneminin ilk bakır işletmelerinden biri. Tarihsel olarak çok önemli; bugün üretim sınırlı ama jeolojik açıdan kritik.

Kastamonu – Küre
Küre bakır yatakları, yüksek tenörlü cevherleriyle biliniyor. Yerli üretimde önemli paya sahip.

Siirt – Şirvan
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun öne çıkan bakır sahalarından. Son yıllarda yeniden yatırım alan bölgelerden biri.

Erzincan – İliç çevresi
Altın ağırlıklı bilinse de bakır içeren polimetalik yataklar mevcut.

Giresun – Espiye / Tirebolu hattı
Karadeniz kuşağında bakır ve çinko ile birlikte çıkarılan karma maden yatakları bulunuyor.

Rize – Çayeli
Çayeli Bakır İşletmeleri, bakır-çinko ağırlıklı üretim yapıyor; Türkiye’nin en verimli yeraltı madenlerinden biri.