Sağlık

Karaciğerin sessiz düşmanı belde saklanıyor! Bu santimetreyi geçenlerde siroz kapıda

Türkiye'de yaşayan milyonlarca vatandaş karaciğer yetmezliği ve siroz tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar tüketim ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle karaciğer rahatsızlıklarının arttığını dile getirdi. Karaciğer yağlanmasının en önemli göstergesi ise bel kalınlığı. Peki kimler siroz riski taşıyor? İşte yanıtı...

Abone Ol

Türkiye'de karaciğer sağlığına dair alarm zilleri çalıyor. Uzmanlar, siroz hastalığının artık sadece alkol veya virüslerle değil, doğrudan bel çevresindeki yağlanmayla tetiklendiğini açıkladı. Yapılan son araştırmalar, bel kalınlığındaki artışın karaciğerin iflasına giden sürecin habercisi olduğunu ortaya koyuyor. Peki, vücudunuzun verdiği bu tehlike sinyalini nasıl anlarsınız? İşte mezurayı elinize aldığınızda görmemeniz gereken o kritik rakamlar...

SİROZ KARACİĞERİ SİNSİCE ÇÜRÜTÜYOR

Organ nakli ve karaciğer hastalıkları konusunda uzman isimlerden Prof. Dr. Onur Yaprak, modern çağın getirdiği hareketsizliğin karaciğeri sinsice çürüttüğünü belirterek çok kritik uyarılarda bulundu. Eskiden hepatit virüslerinin domine ettiği siroz vakalarında artık başrolün değiştiğini vurgulayan Yaprak, toplumda karaciğer yağlanması oranının 2000'li yıllara göre dört kat artarak yüzde 40 seviyesine tırmandığını ifade etti. Bu tablonun metabolik sendromla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten uzmanlar, hastalığın ilerlemesi durumunda hücrelerin iltihaplanarak (NASH) siroza dönüştüğüne dikkat çekiyor. Gelecek 10 yıl içinde sırf bu nedenle 400 bin yeni siroz vakasının beklendiği kaydedildi.

MEZURA İLE RİSK HESAPLAMASI

Hastalığın teşhisinde en basit ama en hayati yöntem ise bel çevresini ölçmekten geçiyor. Prof. Dr. Yaprak, erkeklerde bel çevresinin 100 santimetreyi, kadınlarda ise 85 santimetreyi aşmasının karaciğer için 'kırmızı alarm' anlamına geldiğini belirtti. Eğer bu sınırlara diyabet, tansiyon veya yüksek kolesterol eşlik ediyorsa, karaciğerde yağlanma ihtimali yüzde 70'lere kadar çıkıyor. Hatta morbid obez bireylerde bu risk neredeyse yüzde 90'ı buluyor. Uzmanlar, bu tablonun tersine çevrilmesi için Akdeniz tipi beslenmeyi, işlenmiş gıdalardan uzak durmayı ve haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapılmasını şart koşuyor.