Kar Tatili Eğitimi Dondurur mu?

Abone Ol

2026’ya girdiğimiz bu mevsimde,

Ülke yeniden karın ve buzun soğuk kollarında.

Her yer beyaz, her yer sessiz.

Beyaz örtü, ülkenin üstüne sessizce serildi.
Şehirler, beyaz bir sessizliğe büründü.

Ve yine aynı manzara…
Her kışta olduğu gibi gözler valilik açıklamalarında:
“Acaba Vali Bey lütfeder mi? Okullar tatil edilir mi?”

Genelde mülki amirler risk almak istemez.
Tatil etse bir dert, etmese ayrı bir dert…
Geçtiğimiz hafta valilikler peş peşe

“yoğun kar ve buzlanma” uyarısı yaptı.

Mesajlar kısa sürede sosyal medyada yayıldı.

Adeta dijital bir kar fırtınası yaşandı.
Kimi iller, bir haftayı bulan kar tatili sevinci yaşattı.

Elbette çocuklar için bu, bembeyaz bir mutluluk.
Oyun, eğlence, dinlenme…
Hepsi öğrenme sürecinin bir parçası.
Fakat bu kısa molalar,

sınav yılı öğrencileri için strese yol açmıyor mu?
Zira onlar için her gün önemli.
Birkaç gün bile dengelerini bozabiliyor,

adrenalinlerini arttırabiliyor…

Okullarda ise planlar altüst,

takvimler yeniden düzenleniyor.

Mesele sadece meteoroloji değil.
Mesele hava durumu değil aslında.
Asıl sorun,

eğitim sisteminin hazırlıksızlığı.
Esneklik yok, kriz anında yön yok.

Uzaktan eğitim altyapısı hâlâ eksik.
İnternet zayıf, erişim sınırlı.
Kar, don düşünce eğitim bir anda donuyor.

Pandemi öğretti, ama ders alınmadı.
Aynı sorular hâlâ karşımızda.
“Kar tatilinde ders yapılabilir mi?”
Bu soruya net bir yanıt veremiyoruz.

Kar tatili sadece hava durumuyla değil,

Ülkenin eğitim iklimiyle de ilgilidir.
Eğer sistemimiz her yağmurda,

her kar yağışında tökezliyorsa,

sorun yağışın kendisinde değil;

hazırlıksız yakalanan bir eğitim düzeninde.

Oysa çözüm belli:
‘Esnek, bölgesel ve dijital destekli bir model…’
Yani hava cıva değil,

sistem belirlemeli eğitimin temposunu.

Kısacası, eğitim her koşulda devam edebilmeli.

Kalın sağlıcakla.