Uzmanlar, özellikle 55 yaş altındaki kadınların acil servislerden gerekli kardiyak değerlendirme yapılmadan taburcu edilme olasılığının erkeklere göre 7 kat daha fazla olduğunu belirtiyor.
ABD'de Family Heart Foundation gönüllü elçisi Barbara Collura'nın yaşadıkları, bu sorunun çarpıcı örneklerinden biri oldu. Nefes darlığı, aşırı terleme ve sol kola yayılan sırt ağrısıyla acil servise başvuran Collura'nın testleri normal bulundu ve evine gönderildi. Ertesi gün belirtilerinin anksiyeteye bağlı olabileceği söylendi. Aynı gece kalp krizi geçiren Collura'ya doğru teşhis ancak üçüncü doktor ziyaretinde konulabildi. Yapılan incelemelerde kalp damarlarından birinin yüzde 99 oranında tıkalı olduğu belirlendi.
Uzmanlara göre kadınların kalp krizi belirtilerinin uzun yıllardır "atipik" olarak tanımlanması önemli bir sorun oluşturuyor.
Son araştırmalar, kadın ve erkeklerin yüzde 90'ından fazlasının kalp krizi sırasında göğüs ağrısı yaşadığını ortaya koyuyor. Ancak kadınlarda buna ek olarak mide bulantısı, nefes darlığı, aşırı yorgunluk, çene ağrısı ve iki kürek kemiği arasındaki ağrı gibi belirtiler daha sık görüldüğü için tanı süreci zorlaşabiliyor.
Doktorlar bu belirtileri kalple ilgisiz olarak değerlendirebildiğinden yanlış teşhis riski de artıyor.
Harvard Tıp Fakültesi ve Brigham and Women's Hospital kardiyoloğu Michelle O'Donoghue ise kalp krizlerinin her zaman filmlerde gösterildiği kadar ani ve dramatik olmadığını belirtti.
O'Donoghue'ya göre kadınlar göğüs ağrısını çoğu zaman birkaç dakika süren künt bir ağrı ya da göğüste baskı hissi olarak tarif ediyor. Ayrıca kadınlarda kalp krizleri dinlenme sırasında veya uyku esnasında daha sık görülebiliyor.
Uzmanlar, özellikle göğüs rahatsızlığı, nefes darlığı, mide bulantısı, çene veya kol ağrısı gibi açıklanamayan belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alması gerektiğini vurguluyor. Kalp krizinden şüphelenildiğinde hastaneye kendi aracıyla gitmek yerine acil sağlık ekiplerinin aranması tavsiye ediliyor.