İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf, Washington’un rejimi değiştirme ve füze kapasitesini yok etme girişimlerinin başarısız olduğunu belirterek “iktidar diplomasisinin” düşmanın iradesi kırıldıktan sonra İran halkının haklarını teyit edeceğini vurguladı.
Kalibaf, İran’ın ABD’nin “hileleri”, komutanların ve “imamın” suikastıyla başladığını söylediği “üçüncü dayatılmış savaş”tan galip çıktığını ifade etti. Düşmanın hiçbir hedefine ulaşamadığını belirten Kalibaf, 40 gün süren çatışmaların ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes talep etmek zorunda kaldığınısöyledi.
Askeri kapasitede gelişim ve F-35’in düşürülmesi
İran televizyonuna konuşan Kalibaf, savaşta İran’ın saldırı ve planlama alanlarında çok daha güçlü göründüğünü, birkaç ay içinde geliştirilen yeni savunma kabiliyetleri sayesinde 180 insansız hava aracını hedef alabildiklerini söyledi.
Bir F-35 Lightning II savaş uçağının vurulmasının tesadüf olmadığını belirten Kalibaf, bunun İran’ın sahip olduğu kapasiteyi ortaya koyan karmaşık bir teknik operasyon olduğunu ifade etti. Düşmanın bombardımanlarının füze kapasitesini ya da fırlatma platformlarını yok etmeyi başaramadığını da sözlerine ekledi.
Kalibaf, düşmanın iç karışıklık çıkarmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu, kara harekatı planlarının da sonuçsuz kaldığını belirterek İran’ın askeri alandaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi. İran’ın herhangi bir hata durumunda her an karşılık vermeye hazır olduğunu vurguladı.
Saha, halk ve diplomasi birlik içinde
Kalibaf, saha, halk ve diplomasi arasında hiçbir ayrım olmadığını belirterek İran halkının 50 gece boyunca sokaklarda kalmasının askeri sahadaki gücü artırdığını dile getirdi.
ABD’nin İran’ı Venezuela gibi gördüğünü ve iç karışıklık çıkarmaya çalıştığını söyleyen Kalibaf, bu girişimlerin başarısız olduğunu, ayrıca NATO’nun Hürmüz Boğazı’na müdahil olması çağrısına da yanıt verilmediğini ifade etti.
15 maddelik teklif ve “iktidar diplomasisi”
Kalibaf, ABD’nin Pakistan aracılığıyla 15 maddelik öneriler gönderdiğini, ancak bunların İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından incelendiğini açıkladı.
İran’ın bugün halkın haklarını güvence altına almak için “iktidar diplomasisi” yürüttüğünü belirten Kalibaf, ABD tehditlerinin İran’ın kararlı yanıtları karşısında etkisini yitirdiğini söyledi.
“Şartlarımızı dayattık, Hürmüz’ü Lübnan’a bağladık”
Kalibaf, ateşkese giden müzakere sürecine ilişkin ayrıntıları da paylaşarak ABD’nin 15 maddelik teklifinin reddedildiğini ve İran’ın kendi 10 maddelik şartlarını sunduğunu açıkladı. Bu şartların, özellikle Lübnan’da ateşkes sağlanmasını Hürmüz Boğazı’nda normal geçişin yeniden başlaması için temel koşul haline getirdiğini belirtti.
Bu çerçevede Hizbullah’ın da anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olarak ele alındığını ifade eden Kalibaf, Pakistan Başbakanı’nın açıklamasında da Hizbullah’a yer verilmesinin bu sürecin parçası olduğunu söyledi.
Kalibaf, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının da talepler arasında olduğunu belirterek, Lübnan’da ateşkes sağlanmadan ve bu varlıklar çözülmeden müzakerelerin ilerlemeyeceğini vurguladı.
Ayrıca Pakistan ordusu komutanıyla 2 saat 15 dakika süren görüşme yaptığını belirten Kalibaf, Lübnan’da ateşkes sağlanmaması halinde müzakerelerin sona ereceğini ve savaşın yeniden başlayacağını ifade ettiklerini söyledi. Bu nedenle Hürmüz'ün kapatıldığını dile getirdi.
“Hürmüz üzerindeki kontrolümüz fiili”
Kalibaf, ABD tehditlerinin etkisiz kaldığını belirterek Hürmüz Boğazı’nın artık İran’ın fiili kontrolü altında olduğunu ve bu gücün “potansiyelden fiiliyata geçtiğini” söyledi.
İran’ın güvenliği bozmak istemediğini, düşman olmayan ülkelerin boğazdan yararlanabileceğini ifade eden Kalibaf, ABD’ye “önce güven inşa edin” mesajı verildiğini aktardı.
Müzakereleri “mücadele yöntemlerinden biri” olarak nitelendiren Kalibaf, İran’ın halkının haklarını geri almak için gerekirse bedel ödemeye hazır olduğunu belirterek, “Benim için müzakere belgeleriyle savaş haritaları arasında fark yok” dedi.
Müzakerelerde ilerleme var, ancak mesafe büyük
Kalibaf, İran halkının ABD ve israile karşı üstünlük sağladığını ifade ederek ateşkes öncesinde herhangi bir müzakere yapılmadığını ve Trump’ın “yalan söylediğini” belirtti.
10 maddelik planın ateşkesten önceki son 48 saat içinde sunulduğunu belirten Kalibaf, İran’ın iradesinin kabul ettirildiğini söyledi. Deniz ablukasının sürmesi halinde Hürmüz’ün kapalı tutulacağını yineledi.
Devam eden müzakerelere ilişkin Kalibaf, bazı başlıklarda ilerleme sağlandığını ancak hala nihai anlaşmadan uzak olunduğunu ifade etti. İran’ın bazı taleplerinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Genel olarak ilerleme kaydedildiğini ancak aradaki farkın büyük olduğunu belirten Kalibaf, Washington’un İran halkının güvenini kazanmak için tek taraflı politikalardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
İran’ın politikasının “adım adım” ilerlemek olduğunu ifade eden Kalibaf, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirirken karşı tarafın geri adım atmaması gerektiğini belirtti.





