İstanbulluları ilgilendiren detaylar paylaşıldı. İstanbul'un ana kıtasal yapısı içinden geçen çok büyük ve yıkıcı karasal faylar bulunmasa da, deniz tabanında yaklaşık 15 ila 20 kilometre uzaklıkta uzanan bu sismik hat, 1766 yılından bu yana biriktirdiği devasa enerjiyi boşaltmak için adeta gün saymaktadır. Bilim insanlarının "Büyük İstanbul Depremi" olarak adlandırdığı bu beklenen sarsıntı, sadece kenti değil, tüm Marmara bölgesinin ekonomisini sarsacak bir ulusal güvenlik meselesidir. İşte tüm detaylar...
Adalar Segmenti ve Kumburgaz Çukuru Stresi
Marmara Denizi tabanındaki fay sistemi tek bir düz çizgi halinde uzanmaz; çeşitli çukurluklardan ve sırtlardan geçerek farklı isimler alır. Bilimsel araştırmalar, enerjinin en çok yoğunlaştığı ve kırılmanın büyük ihtimalle başlayacağı yerlerin Adalar açıklarındaki segment ile Kumburgaz Çukuru olarak bilinen fay parçaları olduğuna işaret etmektedir. Bu fay hatlarında kilitlenmiş durumda olan kayaç blokları, her yıl Anadolu'nun batıya doğru birkaç milimetre kaymasıyla inanılmaz bir gerilim altına girmektedir. Olası bir kırılmanın 7.0 ile 7.5 arasında bir magnitüde ulaşacağı ve sarsıntının deniz tabanında meydana gelmesi sebebiyle, şiddetli yer hareketlerine ek olarak kıyı şeridini vuracak bölgesel tsunamiler yaratacağı öngörülmektedir.
Güney Sahil Şeridindeki İlçelerin Zemin Dezavantajı
İstanbul'un fay hattına olan yakınlığı her ilçede aynı riski barındırmaz; coğrafya adeta kenti ikiye bölmektedir. Boğaz'ın kuzeyinde yer alan Sarıyer, Beykoz veya Şişli gibi ilçeler daha sağlam, antik kayalık zeminler üzerine otururken; Marmara sahiline paralel uzanan güney ilçeleri büyük bir tehlike çemberindedir. Başta Avcılar, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Bakırköy, Zeytinburnu olmak üzere Avrupa yakasının güney sahilleri ile Anadolu yakasındaki Tuzla, Pendik ve Kartal sahilleri, hem faya fiziki olarak çok daha yakındır hem de kumlu, killi ve suya doygun alüvyon zeminlerden oluşmaktadır. Bu zemin yapısı, sarsıntının süresini ve yıkıcılığını artıracağı için, İstanbul'da yürütülen kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının tartışmasız ve acil önceliği bu kıyı bandı olmalıdır.