Avrupa ülkelerinin kapılarını birer birer kapattığı, adı cinsel saldırı, fuhuş ve insan kaçakçılığı gibi ağır suçlamalarla anılan ABD'li rapçi Kanye West, İstanbul’da sahne aldı. 120 bin kişinin izlediği konserden yaklaşık 30 milyon dolar brüt gelir elde ederken gösterilen yoğun ilgi, Türkiye'deki toplumsal ve kültürel erozyonu bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünyanın birçok ülkesinde hakkında ciddi hukuki davalar bulunan, skandalları nedeniyle konserleri iptal edilen Kanye West, elini kolunu sallayarak geldiği İstanbul’da adeta bir "kahraman" gibi karşılandı.
Kanye West, yalnızca müzikal kimliğiyle değil; küresel çapta cinsel saldırı, ahlaksızlık, fuhuş şebekeleriyle ilişki ve insan kaçakçılığı gibi yüz kızartıcı iddialarla gündemden düşmeyen bir figür. Batı dünyası bu ağır suçlamalar karşısında şarkıcıya ambargo uygulayıp sahnelerini kapatırken, İstanbul’un böylesi bir isme ev sahipliği yapması ve milyonlarca dolar kazandırması tepkileri de beraberinde getirdi.
Kamuoyunda yükselen eleştiriler, bu tür kitlesel kabullerin toplum genelindeki normalleşme ve meşrulaştırma eşiklerini doğrudan etkilediği yönünde birleşiyor.
Özellikle insanlığa katkı sunacak faydalı üretimlerin hedeflediği kitlesel ilgiyi bulamadığı bir sosyo-ekonomik düzende, küresel çapta ağır suçlamalarla anılan isimlerin bu denli yüksek bir rağbet görmesi, toplumsal önceliklerin ve değer yargılarının sorgulanmasına yol açıyor.
Uzmanlar suç iddiaları ile ahlaki tartışmaların popülarite gerekçesiyle göz ardı edilmesini, toplumsal değer yapısındaki aşınmanın ve kültürel bir kırılmanın somut bir göstergesi olarak yorumluyor. Bu durum, gelecekte nelerin normal kabul edileceğine dair sosyolojik bir uyarı niteliği taşıyor.




