Güncel

İstanbul'daki toplam otomobil sayısı belli oldu

İki kıtayı birbirine bağlayan, imparatorluklara başkentlik yapmış, efsanelere konu olan yedi tepeli şehir İstanbul... Günümüzde bu devasa metropolü tanımlayan en büyük özelliklerinden biri, ne yazık ki bitmek bilmeyen ve adeta canavara dönüşen trafik keşmekeşidir. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

16 milyonu aşan nüfusuyla pek çok Avrupa ülkesini geride bırakan megakent, barındırdığı motorlu taşıt sayısıyla da sınırları ve mantığı zorlamaya devam ediyor. Sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da en büyük otoparkı sayılabilecek olan İstanbul'da, güncel emniyet ve TÜİK verilerine göre yasal olarak trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 3 milyon 600 bin seviyesini aşmış durumda. Bu sayı, hayal etmesi bile güç bir metal yığınını temsil ediyor.

KITALAR ARASI GÜNLÜK BÜYÜK GÖÇ

Bu 3.6 milyonluk devasa araç ordusunun en büyük sınavı, her gün Boğaziçi'nin iki yakası arasında gerçekleşiyor. 15 Temmuz Şehitler, FSM ve Yavuz Sultan Selim köprüleri ile Avrasya Tüneli, sabah saatlerinde Asya'dan Avrupa'ya, akşam ise tam tersi istikamete doğru akan milyonlarca tonluk çelik bir nehre ev sahipliği yapıyor. E-5 (D-100) karayolu ve TEM otoyolu üzerinde dur-kalk yaparak ilerlemeye çalışan İstanbullular, ömürlerinin ciddi bir kısmını direksiyon başında veya fren pedalına basarak tüketiyor. Bu yoğunluk öylesine büyük ki, navigasyon haritalarındaki o meşhur "koyu kırmızı" renk, şehrin resmi sembollerinden biri haline gelmiş durumda.

ZAMANDAN VE EKONOMİDEN ÇALAN BİR SİSTEM

Kayıtlı binek araç sayısındaki bu korkunç yığılma, sadece sinir sistemini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyarlarca liralık devasa bir darbe vuruyor. Trafikte rölantide beklerken havaya savrulan milyonlarca litre akaryakıt, hem milli servetin heba olmasına hem de megakentin havasının zehirlenmesine yol açıyor. Yapılan araştırmalar, İstanbullu bir sürücünün yılda ortalama yüzlerce saatini sadece trafikte bekleyerek çöpe attığını kanıtlıyor. Devasa metro ağları, Marmaray ve metrobüs yatırımlarına rağmen, otomobil sayısındaki artış hızı toplu taşıma kapasitesinin hep bir adım önünde koşuyor.

MEGAKENTTE PARK YERİ BİR LÜKSTÜR

Trafikte ilerlemek ne kadar zorsa, varılan noktada aracı durdurup park etmek ondan çok daha büyük bir çiledir. 3.6 milyon aracın aynı anda İstanbul sokaklarında güvenli bir şekilde park edebileceği fiziksel bir alan maalesef mevcut değil. Şişli, Beşiktaş, Kadıköy, Fatih gibi merkezi ilçelerde bir otopark aboneliği ücreti, asgari ücretle yarışır hale gelmiş durumda. Kaldırım kenarları, boş arsalar, hatta yeşil alanlar bile bu çelik yığınlarının işgali altında. İstanbul, her geçen gün artan bu otomobil seli karşısında nefes almakta zorlanan, yorgun bir deve dönüşüyor.