Ekonomi

İstanbul'da trafiğin 'en belalı' olduğu yerler açıklandı

Türkiye'nin kalbi İstanbul, devasa nüfusu ve milyonlarca motorlu taşıtıyla dünyanın en sorunlu ulaşım ağlarından birine sahip. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı dert olan bu mega kentte, trafik artık bir sorun olmaktan çıkıp yaşam tarzı haline geldi. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

İstanbullular, evden çıkmadan önce harita uygulamalarına bakmayı bir refleks haline getirmiş durumda. En ufak bir yağmur damlası bile tüm şehrin damarlarını tıkamaya yetiyor. Özellikle cuma akşamları şehirden kaçmaya çalışanların yarattığı yoğunluk, Anadolu Otoyolu Çamlıca gişelerinden itibaren Sakarya sınırına kadar uzanan kesintisiz bir kırmızı ışık silsilesine dönüşüyor.

D-100 VE TEM OTOYOLU: İKİ BÜYÜK KARADELİK

Şehri boydan boya kesen D-100 (E-5) Karayolu ve TEM Otoyolu, her gün milyonlarca aracı kusmaya çalışıyor. Şirinevler, İncirli, Cevizlibağ ve Mecidiyeköy hatlarında D-100 üzerinde günün hiçbir saatinde akıcılık sağlanamıyor. Metrobüs yolunun daralttığı şeritler, arıza yapan tek bir araçla bile kilometrelerce geriye vuran bir dalga yaratıyor. TEM Otoyolu'nda ise Mahmutbey Gişeler mevkii, adeta sürücülerin kara deliği. Avrupa'dan Anadolu'ya ya da tam tersi yöne geçmek isteyenler, burada saatlerini bırakıyor. Gişelerin kaldırılmış olması bile fiziki daralma yüzünden buradaki kronik yığılmayı çözemedi.

KÖPRÜ GEÇİŞLERİ VE BAĞLANTI YOLLARI

Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler) ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, sabah ve akşam pik saatlerinde tamamen kilitleniyor. Altunizade ve Zincirlikuyu katılımlarında yaşanan şerit savaşları, sürücüler arasında tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Köprü üzerindeki bakım çalışmaları veya ufak çaplı hasarlı kazalar, her iki yakanın da ana arterlerini felç ediyor.

SÜRÜCÜLERDEKİ PSİKOLOJİK YIKIM

Sürekli dur-kalk yapmak, debriyaj yıpranmasından çok insanların sinir sistemini yıpratıyor. Mesafelerin kilometreyle değil, saatle ölçüldüğü İstanbul'da, işe gidiş geliş süreleri günlük ortalama üç saati bulabiliyor. Toplu taşıma alternatifleri olan metro ve Marmaray hatları hınca hınç dolarken, yerin üstündeki kaos hiçbir şekilde azalmıyor. Şehir planlamacılarının uyarılarına rağmen yeni açılan devasa konut projeleri, altyapısı olmayan bölgelere binlerce yeni araç pompalayarak krizi daha da derinleştiriyor.