“Ynet” sitesi cumartesi akşamı, konseyden üst düzey bir yetkilinin, ABD yönetiminin soykırımcı israil ile Türkiye arasında ilişkilerin yeniden normalleşmesi için arabuluculuk yürüttüğünü söylediğini aktardı. Yetkiliye göre Gazze’deki gelişmeler bu sürecin belirleyici unsuru olacak. Washington, Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin yeniden tesisi ihtimalini, “Filistin cephesinde sükunet ve başarı” sağlanmasına bağlıyor.
Yetkili, “Türkiye ile güzel bir ilişkiler geçmişi vardı. Hedef, ilişkileri eski haline döndürmek ve bu imkansız değil” dedi. Türkiye tarafını en çok rahatsız eden konunun Filistin ve Gazze dosyası olduğunu belirten yetkili, “Dosya ne kadar sakin olursa, ilişkilerin normale dönmesi, ticaretin, büyükelçilerin ve turizmin yeniden başlaması için o kadar iyi bir fırsat doğar. Bunun yolu pozitif bir yaklaşımdan geçiyor” ifadelerini kullandı. ABD’nin arabuluculuk çabalarının başarıya ulaşabileceği ihtimalinin bulunduğunu da ekledi.
Mısır ve Ürdün de gündemde
ABD’nin girişimleri yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Mısır ve Ürdün’ü de kapsıyor. Yetkili, “Mısır’la barış çok olumlu bir rotaya girebilir ve tarihi bir ısınma yaşanabilir” dedi. Konseyde Mısır’ı temsil eden Genel İstihbarat Başkanı Hasan Raşad’ın “iyi niyetli” olduğunu ve aktif biçimde katkı sunduğunu söyledi.
Konsey yetkilileri ayrıca “Gazze etkisi” olarak adlandırdıkları bir durumdan söz ederek, Gazze’de planın başarılı olması halinde bunun israilin bölgesel ve uluslararası ilişkilerine olumlu yansıyabileceğini savundu. Bir yetkili, Mısır’la ilişkilerin güçlendirilmesi için doğal gaz anlaşmasını örnek göstererek Ürdün, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile de yeni imkanların bulunduğunu dile getirdi.
Planın başarıya ulaşmasının “kelebek etkisi” oluşturabileceğini ve israilin uluslararası imajını iyileştirerek son dönemde zayıflayan diplomatik konumunu toparlayabileceğini öne sürdü.
Ayrıca Endonezya ile ilişkilerin geliştirilmesi için fırsatlar olduğunu, bu ülkenin istikrar gücüne 8 bin asker gönderdiğini ve Kazakistan’ın da ilişkileri yükseltme isteği bulunduğunu ifade etti.
Yetkili, bu sürecin ön şartının “Hamas’ın silahsızlandırılması” olduğunu belirterek, bunun sağlanması halinde oluşacak ivmenin durdurulmasının zor olacağını iddia etti.