Dünya

İran'ın uranyum stoğu nerede?

ABD’nin uranyumun teslimi talebi ile İran’ın programı sürdürme kararı, nükleer müzakereleri kilitleyen temel anlaşmazlık olarak öne çıkıyor. Peki İran'ın uranyumu nerede?

Abone Ol

İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programının geleceği ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoğu, ABD ile yürütülen müzakerelerde en büyük engeller olmaya devam ediyor. İran, nükleer programını sürdürmenin egemenlik hakkı olduğunu belirtirken, ABD programın tamamen sonlandırılmasını ve uranyumun teslim edilmesini talep ediyor.

İran’ın ne kadar uranyumu var?

İran, %60’a kadar zenginleştirilmiş uranyum da dahil olmak üzere önemli miktarda fisil materyal stokuna sahip. Bu seviye henüz silah kalitesinde olmasa da, kullanılan ekipmana bağlı olarak kısa sürede bu seviyeye çıkarılabileceği belirtiliyor. Tahran ise nükleer programının tamamen sivil amaçlı olduğunu belirtiyor ve nükleer silah geliştirme iddialarını reddediyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı değerlendirmesine göre İran’ın elinde:

%60’a kadar zenginleştirilmiş 400 kg’dan fazla uranyum
%20’ye kadar zenginleştirilmiş yaklaşık 300 kg uranyum
%5 seviyesinde yaklaşık 5,5 ton
%2 seviyesinde yaklaşık 2,2 ton uranyum bulunuyor

Uranyum stoğu nerede?

İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoğunun nerede bulunduğu ve durumu tartışmalı. IAEA, Haziran 2022’de İran’ın nükleer tesislerdeki izleme kameralarını kapatmasının ardından stoklara ilişkin “bilgi sürekliliğini” kaybettiğini ve bu açığın artık giderilemez olduğunu açıkladı.

ABD’ye göre, Başkan Donald Trump’ın “nükleer toz” olarak tanımladığı bu stok, Haziran 2025’te bombalanan tesislerde gömülü durumda. ABD, Fordow, Natanz ve İsfahan’daki tesisleri hedef almıştı. Trump bu tesislerin “tamamen yok edildiğini” savunsa da, Temmuz 2025 tarihli Pentagon değerlendirmesi programın yalnızca yaklaşık iki yıl geriletildiğini öne sürdü.

İran ise hasarın boyutu ve uranyum stokunun akıbeti konusunda net bilgi vermeyerek yalnızca tesislerin ciddi zarar gördüğünü açıkladı.

Fransız gazetesi Le Monde, İran’ın saldırılardan kısa süre önce yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun büyük kısmını İsfahan’daki yer altı tesisine taşımış olabileceğini yazdı. Bu değerlendirme, 9 Haziran 2025’te çekilen ve 18 mavi konteyner taşıyan bir kamyonu gösteren uydu görüntüsüne dayanıyor. Uzmanlara göre bu konteynerler yaklaşık 540 kg uranyum taşıyabilecek kapasitede.

Washington, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş tüm uranyumunu teslim etmesini, altyapısını sökmesini ve nükleer programdan tamamen vazgeçmesini talep ediyor.

JD Vance’in İslamabad’daki görüşmelerde İran’a 20 yıllık bir nükleer faaliyet yasağı önerdiği iddia edilirken, Trump bu sürenin yetersiz olduğunu belirterek teklifi reddetti.

Tahran ise programını tamamen sonlandırmayı reddediyor ve bunun yerine yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu seyreltebileceğini ifade ediyor. Görüşmelerde ayrıca beş yıllık bir zenginleştirme moratoryumu önerdiği de öne sürüldü.

İranlı üst düzey yetkililer, uranyum stokunun ABD’ye ya da üçüncü bir ülkeye devredilmesi fikrini kesin şekilde reddederek bunun “ulusal gurur” meselesi olduğunu vurguladı. Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi da, “Zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına taşınması bizim için hiçbir zaman bir seçenek olmadı” dedi.

Moskova, krizi çözmek için İran’ın zenginleştirilmiş uranyumuna ev sahipliği yapmayı teklif etti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu teklifin “uzun zaman önce” yapıldığını ve İran’ın o dönemde buna olumlu yaklaştığını söyledi ancak ABD’nin bunu reddettiğini belirtti.

Rus yetkililer teklifin hala geçerli olduğunu ifade ediyor. Devlet nükleer kurumu Rosatom’un başkanı Aleksey Likhachev, şirketin İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun taşınmasına yardımcı olmaya hazır olduğunu açıkladı.

İran, 2015 tarihli Ortak Kapsamlı Eylem Planı kapsamında yaklaşık 11 ton düşük zenginleştirilmiş uranyumu Rusya’ya göndermişti. Ancak bu anlaşma, Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin tek taraflı çekilmesiyle fiilen çökmüştü.