Uluslararası siyasette güç dengeleri her zaman tartışmalı olmuştur. Ancak bazı gelişmeler vardır ki, yalnızca askeri ya da siyasi bir sonuç doğurmakla kalmaz; aynı zamanda algıları, ezberleri ve korkuları da yerle bir eder. İran’ın son dönemdeki askeri hamleleri de tam olarak böyle bir etki yaratmıştır.
İran’ın, uzun yıllardır ağır ambargolar altında olmasına rağmen ABD ve İsrail’e karşı gösterdiği direnç ve askeri kapasite, dostlarını sevindirdiği kadar karşıtlarını da rahatsız etmiştir. Özellikle “dokunulmaz” olarak görülen güçlere karşı sergilenen bu duruş, uluslararası kamuoyunda ciddi bir tartışma başlatmıştır.
Sözde dünyanın süper gücü olarak kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri ve onun en yakın müttefiklerinden bazı ülkeler ve israil’e karşı ortaya konulan bu direniş, yalnızca askeri bir başarı olarak okunmamalıdır. Bu aynı zamanda psikolojik bir kırılmadır. Yıllardır birçok ülkenin çekinerek yaklaşmak zorunda kaldığı bir güce karşı açık bir meydan okuma söz konusudur.
İddialara göre, İran tarafından bazı Amerikan hava unsurlarının etkisiz hale getirilmesi, bu algının sarsılmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu tür gelişmelerin doğruluğu ve boyutu tartışılabilir; ancak tartışılmaz olan şey, artık “yenilmez” olarak görülen güçlerin sorgulanmaya başlanmış olmasıdır.
Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale geliyor: Eğer yıllardır kimsenin açıkça karşı koyamadığı bir güce karşı bugün böyle hamleler yapılabiliyorsa, bu durum küresel dengelerin değiştiğinin bir işareti midir?
İran’ın bu çıkışı, özellikle Batı karşıtı çevrelerde bir moral kaynağı olurken; karşıt blokta ise ciddi bir rahatsızlık yaratmaktadır. Çünkü bu gelişme, yalnızca İran’ın değil, benzer baskılar altında olan diğer ülkelerin de cesaret bulmasına yol açabilir.
Sonuç olarak, İran’ın ortaya koyduğu bu tabloyu yalnızca bir “zafer” olarak görmek eksik kalır. Bu, aynı zamanda korku duvarlarının yıkılmasıdır. Ve tarih bize şunu gösterir: Korku duvarları yıkıldığında, dengeler de değişmeye başlar.
İşte asıl mesele tam da burada başlıyor. Öncelikle Yıkın kafanızda ki o korku duvarları ve özgür olun. Allah’a emanet olunuz.