İran, son dönemde ABD’nin ve Başkanı Donald Trump’ın kendisine yönelik tekrar eden saldırı tehditleri üzerine Washington’a yeni bir mesaj gönderdi.

İran’ın bu son mesajı, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi tarafından kaleme alınan ve çarşamba günü ABD’nin Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan bir makale aracılığıyla iletildi.

Arakçi makalesinde, “Haziran 2025’te İran’ın sergilediği itidale rağmen, yeni bir saldırıya uğramamız halinde güçlü silahlı kuvvetlerimiz sahip olduğumuz tüm imkanlarla karşılık vermekten çekinmeyecektir” ifadelerini kullandı. Arakçi bu sözleriyle, aylar önce İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sırasında ABD’nin ülkesindeki üç nükleer tesise düzenlediği saldırılara atıfta bulundu.

İranlı bakan, “Bu bir tehdit değil, açıkça ifade etmek istediğim bir gerçektir” dedi.

Arakçi, “Bir diplomat ve savaşlardan nefret eden tecrübeli biri olarak söylüyorum ki, kapsamlı bir çatışma son derece yıkıcı olur ve israil ile onun vekillerinin Beyaz Saray’ı ikna etmeye çalıştığı hayali zaman çizelgelerinden çok daha uzun sürer” ifadelerini kullandı.

Herhangi bir ABD askeri müdahalesinin tüm bölgeyi kapsayan bir savaşı tetikleyeceğini belirten Arakçi, “Bu savaş dünyanın dört bir yanındaki sıradan insanları etkileyecektir” dedi.

Buna rağmen Arakçi, “Bu senaryonun gerçekleşmesini engellemek için elimden gelen her şeyi yapacağım” taahhüdünde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı, Batı medyasında İran’daki son olaylara ilişkin yayılan “açık bir dezenformasyon dalgası”na da değinerek, protestoların başlangıçta barışçıl olduğunu ve İran hükümeti tarafından da kabul edildiğini, ancak daha sonra iç ve dış terör unsurlarının devreye girmesiyle şiddete dönüştüğünü belirtti. Bu nedenle gösterileri organize edenlerle provokatörler arasındaki iletişimin kesilmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi.

Arakçi, Trump’ın İran’a saldırı tehdidini defalarca dile getirmesinin ardından, “ABD’nin israil adına yeni bir savaşa sürüklenmeye çalışıldığını” ifade etti.

“CIA’in eski direktörü, israil istihbarat servisi Mossad’ın protestolara karıştığını kabul ettiğinde, bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değildir” diyen Arakçi, bu duruma dikkat çekti.

Protestoların başlangıçta silahsız olduğunu belirten Arakçi, “Ancak Trump’ın, kitlesel şiddet yaşanması halinde müdahale edilebileceğini açıklamasından sadece birkaç saat sonra, güvenlik güçleri geniş çaplı ve koordineli silahlı saldırılarla karşı karşıya kaldı” dedi. Arakçi, polislerin ve sivillerin ateş altına alındığını, güvenlik görevlilerinin yaralandığını, yakıldığını ve bazılarının başlarının kesildiğini belirtti.

Arakçi, “Trump kendisini bir ‘anlaşma yapıcı’ olarak görüyor; ancak bugüne kadar bölgemize getirdiği tek şey savaş oldu. Filistin’e, Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a ve hatta Katar’a bakın ve başkanlığı süresince son 12 ayda kaç kişinin hayatını kaybettiğini sayın. Artık yaklaşımı değiştirme zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Arakçi, “ABD’nin çıkarlarını hiç umursamayan ve Beyaz Saray’daki israil yanlısı çevrelerin”, geçen yıl Umman’da Washington ile Tahran arasında yürütülen nükleer müzakerelerde orta yol bulunması ihtimalini sabote ettiğini ileri sürdü.

İran’ın her zaman savaşa değil barışa öncelik verdiğini söyleyen Arakçi, “Adil ve dengeli bir anlaşmaya ulaşmak için her zaman ciddi müzakerelere hazır olduk ve bunu son yıllarda defalarca kanıtladık. Ancak Haziran ve Eylül 2025’te yaşananlar ışığında, ABD’nin de aynı zihniyete sahip olduğuna ikna olmuş değiliz” dedi.

Muhabir: Mehmet Yaman