Bekayi, Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye bazı hükümetlerin verdikleri taahhütlere rağmen İran’a yönelik saldırıyı engellemek için herhangi bir adım atmadığını, hatta bazılarının bunun da ötesine geçerek fiilen bu saldırıya katıldığını belirtti. Bu hükümetlerin “ABD ve israil ile birlikte İran halkına karşı işlenen ağır suçların ortağı haline geldiğini” ifade etti.
KİK Genel Sekreteri’nin İran’ın maruz kaldığı savaş sürecindeki performansına yönelik iddialarını reddeden Bekayi, deniz güvenliği konusuna da değindi. İran’ın Hürmüz Boğazı’na kıyısı olan bir ülke olarak meşru müdafaa kapsamında dengeli ve pratik önlemler aldığını, aynı zamanda güvenli geçişi sağlamak için gerekli düzenlemeleri yaptığını söyledi. Tahran’ın her zaman bölge ülkeleri arasında güven inşa etmeye öncülük ettiğini belirten Bekayi, tüm tarafları ayrıştırıcı söylem ve davranışlardan uzak durmaya çağırdı.
Bekayi, KİK hükümetlerinden İran’ın güvenini kazanmak için somut adımlar atmalarını isterken, bunun “İran halkının uğradığı zararların telafi edilmesini” zorunlu kıldığını vurguladı.
Öte yandan Bekayi, Bahreyn yönetiminin kendi halkına yönelik politikalarını da eleştirerek, “Bahreyn halkına karşı insanlık dışı yaptırımlar uygulandığını, vatandaşlıklarının keyfi gerekçelerle ellerinden alındığını” belirtti ve bu uygulamaları kınadı.
Ayrıca üst düzey bir İranlı güvenlik kaynağı, Press TV’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin “deniz ablukası” adı altında sürdürdüğü ve “deniz haydutluğu” olarak nitelendirilen eylemlerine yakında “pratik ve eşi görülmemiş” bir karşılık verileceğini ifade etti.





