Dünya

İran kırmızı çizgilerini çizdi

Cenevre’de İran ile ABD arasında yapılan dolaylı nükleer görüşmelerde “anlaşmaya giden yolun başladığı” belirtilirken, taraflar nükleer silah, yaptırımlar ve füze programı konularındaki kırmızı çizgilerini koruyor

Abone Ol

Salı günü Cenevre’de İran ile ABD arasında gerçekleştirilen dolaylı nükleer görüşmelere olumlu bir atmosfer hakim olmasına rağmen, iki ülke arasında bazı kırmızı çizgiler varlığını sürdürmeye devam ediyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “kesinlikle nükleer silah peşinde olmadığını, ancak barışçıl nükleer sanayiden vazgeçmeyeceğini” vurguladı.

Pezeşkiyan, dün akşam bir televizyon röportajında Tahran’ın “nükleer programının barışçıl niteliği konusunda ABD’nin istediği her türlü denetim sürecine hazır olduğunu” belirtti.

Ayrıca şu ifadeleri kullandı; “Hiçbir şekilde nükleer silah edinme niyetinde değiliz.”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise dün, İsviçre kentindeki Umman Sultanlığı Daimi Temsilciliği binasında üç saatten fazla süren görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, “Anlaşmaya giden yol başladı ve biz hazırız” dedi.

Ancak bunun “bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini” ifade etti. Yalnızca “temel ilkeler üzerinde mutabakata varıldığını” belirterek atmosferi yapıcı olarak nitelendirdi. Bununla birlikte, anlaşma metninin hazırlanma sürecinin zaman alacağı uyarısında bulundu.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir ABD’li yetkili de ilerleme kaydedildiğini ancak hala çözülmesi gereken birçok ayrıntı bulunduğunu söyledi.

Ancak İranlı yetkililer, füze cephaneliğinin azaltılması ya da silahlı gruplara verilen desteğin sona erdirilmesi gibi diğer konularda müzakere etmeyeceklerini de açıkça belirtti.

Cenevre görüşmeleri, geçtiğimiz Ocak ayında İran genelinde patlak veren protestoların ardından Washington ile Tahran arasında artan gerilimden haftalar sonra gerçekleşti.

İran ve ABD temsilcileri arasında gerilimi azaltmak amacıyla yürütülen müzakerelerin ilk turu ise bu ayın 6 Şubat’ında Umman’da gerçekleştirilmiş ve o görüşmeler de olumlu olarak nitelendirilmişti.