Küresel enerji piyasalarında jeopolitik tansiyon yeniden yükseliyor. Özellikle dünya enerji ticaretinin en kritik dar boğazlarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresinde artan riskler, petrol piyasalarında ciddi endişelere yol açıyor. ABD’nin İran’a olası bir askeri müdahalesi ihtimali, Tahran’ın bu hayati geçiş noktasındaki petrol akışını sekteye uğratabileceği korkusunu artırıyor.
Sektör uzmanları, herhangi bir askeri çatışmanın İran’ı baskılara karşı farklı araçlar kullanmaya itebileceğini, bunlar arasında deniz trafiğini aksatmanın bulunduğunu belirtiyor.
Hürmüz Boğazı, ABD’nin İran’a olası müdahalesi ihtimalinin artmasıyla yeniden küresel gündemin merkezine oturdu.
Bu durum, Tahran’ın dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından birini kapatma riskini artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü yayımlanan çok sayıda medya haberine göre İran’a karşı çeşitli seçenekleri değerlendiriyor.
Uzmanlara göre askeri bir karşılaşma, İran’ı küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya yöneltebilir.
MST Marquee şirketinin Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir kesintinin küresel petrol ve doğalgaz piyasalarında kriz yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Rapidan Energy Group Başkanı Bob McNally ise İran’ı kapsayan bir askeri adımın, Venezuela senaryosuna kıyasla çok daha yüksek riskler barındırdığını söylüyor. Bunun nedeni; İran’ın arz hacmi, rafine ürün çeşitliliği ve Hürmüz Boğazı’ndaki yoğun deniz trafiği.
Analistlere göre ABD’nin İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı düzenleme olasılığı yüzde 70.
Sert bir tırmanma senaryosunda, tankerlerin geçişinin engellenmesi veya enerji altyapısının zarar görmesi halinde, petrol fiyatları çift haneli oranlarda yükselebilir.
Lipow Oil Associates Başkanı Andy Lipow ise boğazın kapanacağına dair sadece korkunun bile petrol fiyatlarını varil başına birkaç dolar artırabileceğini,
Tam bir kapanmanın ise fiyatları 10 ila 20 dolar arasında yukarı çekebileceğini ifade ediyor.
Üç Olası Senaryo
Corum Center CEO’su Tarık el-Refai, üç temel senaryoya dikkat çekiyor.
İran, deniz tatbikatları, İHA faaliyetleri veya tanker tacizleriyle gücünü göstermeye çalışabilir.
Buna karşılık ABD ve müttefikleri bölgedeki deniz devriyelerini artırır.
Piyasalar bu tür gerilimlerde genellikle risk primini yükseltir, petrol fiyatları hızla artar ancak fiili bir kesinti olmazsa zamanla geri çekilir.
İkinci olarak geçici gecikmeler, sigorta maliyetlerinde artış ve bazı sevkiyatların rota değiştirmesi söz konusu olabilir.
Bu durumda petrol fiyatları haftalarca yüksek kalabilir.
Brent petrol, özellikle küresel stoklar düşükse, temel seviyelerin üzerine çıkabilir.
En tehlikeli senaryo Boğazın uzun süreli kapanması veya büyük bir askeri olay yaşanması.
Bu senaryo, varil başına 20–40 dolarlık sert bir fiyat artışına yol açabilir.
LNG piyasaları, enflasyon, küresel borsalar ve döviz kurları da zincirleme etkilenir.
Stratejik petrol rezervleri zaman kazandırabilir ancak istikrarı garanti etmez.