İran İslam Cumhuriyeti'nin Tesnim Haber Ajansı, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımlar konusundaki bazı maddelerinin ayrıntılarını açıkladı.
Tesnim Ajansı'nın bilgili bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in pazartesi günü erken saatlerde, yoğun müzakerelerin ardından ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir "barış anlaşmasına" varıldığını açıklamasının ardından, Tahran ile Washington arasında özellikle Lübnan'la ilgili meselelerde önemli ilerleme kaydedildi. Şerif, üç ay 16 gün süren yoğun çalışma ve aralıksız çabaların ardından bu sonucun elde edildiğini belirtti.
ABD güçlerinin çekilmesi ve karşılıklı adımların dondurulması
Kaynak, İran ile ABD arasındaki ortak mutabakat kapsamında bölgedeki ABD güçlerinin geleceğinin belirlendiğini ifade etti. Mutabakat zaptının 4. maddesine göre, nihai anlaşmadan 30 gün sonra ABD'nin muharip güçlerinin İran çevresinden çekilmesi gerekiyor.
Mutabakatın 9. maddesine göre ise nihai anlaşmaya ulaşılması amacıyla yürütülecek ve 60 gün sürecek müzakere dönemi boyunca bölgeye yeni ABD güçleri gönderilmeyecek. Buna karşılık İran da bu süre boyunca herhangi bir nükleer adım atmayacak.
Yaptırımlar konusunda ise kaynak, 9. madde uyarınca ABD'nin nihai anlaşmaya yönelik müzakereler süresince İran'a yeni yaptırımlar uygulamama taahhüdünde bulunduğunu belirtti. Ayrıca ABD, 7. madde kapsamında nihai anlaşmaya varılmasının ardından birincil ve ikincil yaptırımların yanı sıra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu yaptırımlarını kaldırmayı da kabul etti.
Petrol ve finans yaptırımlarının kaldırılması ile zenginleştirmenin geleceği
Kaynak, 11. maddeye göre mutabakat zaptının imzalanmasının ardından petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerinin satışına ilişkin yaptırımlardan muafiyetlerin (Waiver) uygulanacağını belirtti.
Bu muafiyetlerin; petrol satışına ilişkin taşımacılık, nakliye, satış, sigorta ve finansal işlemleri kapsayacağı ifade edildi. Ayrıca 8. maddeye göre, uranyum zenginleştirme ve depolanan nükleer maddeler de dahil olmak üzere nükleer dosya hakkında 60 gün boyunca (gerekirse uzatılabilecek şekilde) görüşmeler yapılacak.
Suikast veya saldırı durumunda mutabakat askıya alınacak
Kaynak ayrıca, mutabakat zaptında İran'da, Direniş Cephesi'nde veya Lübnan'da herhangi bir saldırı ya da suikast gerçekleşmesi halinde mutabakatın uygulanmasının askıya alınacağının yer aldığını açıkladı.
Mutabakatın 13. maddesine göre İran'da veya Direniş Cephesi'nde, Lübnan da dahil olmak üzere, herhangi bir saldırı ya da suikast gibi askeri operasyonların gerçekleşmesi halinde nihai anlaşmaya ilişkin müzakereler yürütülmeyecek. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'nın açılması da dahil olmak üzere mutabakat zaptının uygulanması askıya alınacak.
Son dakika değişiklikleri: Lübnan'ın egemenliği ve Hürmüz'deki deniz trafiği
Tesnim Ajansı daha önce yine bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD arasında mutabakat zaptının maddeleri üzerindeki anlaşmazlıkların, anlaşmanın ilan edilmesine kadar sürdüğünü aktarmıştı.
Ajansa göre, son iki gün ve son saatlerde yapılan değişikliklerin başında, mutabakatın birinci maddesine "Lübnan'ın egemenliğinin güvence altına alınması ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi" ifadesinin eklenmesi geldi. Haberde, Donald Trump'ın daha önceki taslaklarda bu ifadenin metne eklenmesine karşı çıktığı belirtildi.
Son değişiklikler arasında ayrıca İran ve Umman tarafından mutabakatın beşinci maddesine "Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik hizmetlerinin yönetimi" ifadesinin eklendiği, boğazdan geçen gemilerden 60 gün boyunca herhangi bir ücret alınmayacağı, ancak bu sürenin sona ermesinin ardından İran'ın gemilerden hizmet bedeli tahsil etmeyi planladığı ifade edildi.