İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musavi, pazar günü yaptığı açıklamada, İran’ın savaşa hazır olmasına rağmen bölgesel bir savaşı başlatmak istemediğini söyledi.
Musavi, “Savaş her halükarda bölgenin ilerlemesini ve kalkınmasını yıllarca sekteye uğratacaktır. Bunun sonuçlarına ise Amerika Birleşik Devletleri ve israildeki savaş yanlıları katlanacaktır.” ifadelerini kullandı.
Musavi’nin açıklamaları, Washington ile Maskat’ta yapılan müzakerelerden iki gün sonra geldi. Bu görüşmeler, israilin İran’a karşı başlattığı ve 12 gün süren savaş sırasında ABD’nin Haziran ayında İran’ın nükleer programına ait kritik tesislere saldırılar düzenlemesinden bu yana gerçekleştirilen ilk müzakere turu olma özelliğini taşıyor.
İran’ın nükleer dosyasına ilişkin diplomatik çabalar ise temkinli bir hareketlilik içinde sürüyor. Müzakere sürecini yeniden canlandırmaya yönelik dolaylı girişimler devam ederken, birçok başlıkta süren anlaşmazlıklar nedeniyle bu görüşmelerin geleceğinin, önümüzdeki dönemde ilgili ülkelerin başkentlerinde alınacak kararlara bağlı olduğu belirtiliyor.
Öte yandan israil Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, yaptığı açıklamada, İran rejiminin üretmeyi hedeflediği uzun menzilli balistik füzelerin israilin güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ve bu tehdidin bazı Avrupa ülkelerine kadar uzandığını iddia etti.
Gazze Şeridi’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan soykırımcı israil Dışişleri Bakanı, ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planını desteklediğini söyledi. Sa’ar, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin tamamen silahlardan arındırılmasının, vazgeçilmez bir güvenlik gerekliliği olduğunu savundu.
Bu açıklamalar, soykırımcı israil Dışişleri Bakanı’nın Paraguaylı mevkidaşını kabulü sırasında yapıldı. Sa’ar, Asunción yönetiminin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını memnuniyetle karşıladığını belirtirken, Paraguay’ın İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütü olarak sınıflandırmasını da övdü.