İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Londra’daki Birleşik Krallık Başbakanlık Ofisi’nde İran İslam Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Starmer, İngiltere’nin İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer emellerinden vazgeçmesine yönelik bir anlaşmadan yana olduğunu belirterek, bu nedenle ABD ve israilin ilk saldırılarına katılmadıklarını söyledi.
“Bu karar bilinçli olarak alındı, ulusal çıkarlarımız doğrultusundaydı ve bu kararın arkasındayım” diyen Starmer, İran İslam Cumhuriyeti'nin Körfez çevresindeki ülkelere ve daha geniş bölgeye yönelik saldırılarının ardından durumun değiştiğini ifade etti. Starmer, “İran, kendisine saldırmayan on ülkeye dron ve füzeler fırlattı” dedi.
“BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ İNGİLİZ VATANDAŞLARI”
Starmer, önceliklerinin İngiliz vatandaşlarının korunması olduğunu vurgulayarak, bölgeye ilave askeri kabiliyetleri ABD ve işgalci israilin eylemlerinden önce konuşlandırdıklarını söyledi.
Ocak ve şubat aylarında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Katar’a savaş uçakları, hava savunma füzeleri, gelişmiş radar ve anti-dron sistemleri sevk ettiklerini belirten Starmer, “Herhangi bir çatışma başlamadan önce yüksek hazırlık seviyesine geçtik. Cumartesi günü saldırılar başlayınca insanlarımızı ve müttefiklerimizi korumak için bu uçakları derhal havalandırdık” dedi.
İngiliz jetlerinin Kıbrıs ve çevresinde çok sayıda dronu düşürdüğünü aktaran Starmer, bunlardan en az birinin İngiliz askerlerinin bulunduğu bir üsse yöneldiğini ifade etti.
KATAR’A İLAVE TYPHOON, KIBRIS’A WİLDCAT
İngiltere’nin bölgedeki müttefiklerinden gelen yardım taleplerine yanıt verdiğini kaydeden Starmer, Katar’daki filoya katılmak üzere dört ilave Typhoon savaş uçağı gönderileceğini açıkladı.
Anti-dron kabiliyetine sahip Wildcat helikopterlerinin Kıbrıs’a ulaşacağını belirten Starmer, Savunma Bakanı’nın da Kıbrıs’ta koordinasyon çalışmalarını yürüttüğünü söyledi.
Ayrıca İngiltere’ye ait savaş gemisi HMS Dragon’un Akdeniz’e konuşlandırılacağını duyurdu.
“ABD ÜSLERİMİZİ KULLANIYOR”
Starmer, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti'nin saldırı kapasitesini ortadan kaldırmaya yönelik operasyonları için İngiliz üslerini kullandığını da açıkladı. “Mevcut aranjman ve anlayışımız bu şekilde” diyen Starmer, ABD ile yakın iş birliği içinde hareket ettiklerini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “özel ilişki” eleştirilerine de yanıt veren Starmer, “Özel ilişki şu an fiilen işliyor. Üslerimiz kanalıyla yapılan konuşlandırmalar konusunda Amerikalılarla birlikte çalışıyoruz. İstihbaratı 24 saat boyunca paylaşıyoruz. Özel ilişki budur” dedi.
140 BİNDEN FAZLA KİŞİ TAHLİYE SİSTEMİNE KAYDOLDU
Starmer, riskli bölgelerdeki İngiliz vatandaşlarının tahliyesi konusunda Afganistan’daki operasyondan daha büyük bir tahliye süreci yürüttüklerini belirtti.
Bugün itibarıyla 140 binden fazla kişinin sisteme kaydolduğunu ifade eden Starmer, bu sayede ihtiyaç duyulan bilgi ve desteğin sağlandığını söyledi.
“GERİLİMİN DÜŞMESİ GEREKİYOR”
Savaşın süresine ilişkin bir soruya Starmer, “Gerilimi düşürmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bunun için bir zaman çizelgesi veremem. Nihayetinde özellikle nükleer kapasite gibi temel meseleler müzakereyle çözülecek” yanıtını verdi.
İngiltere’nin krize hazırlıksız yakalandığı eleştirilerini de reddeden Starmer, ocak ve şubat aylarında başlatılan ön konuşlandırmalarla kapasitenin güçlendirildiğini ve bu sürecin ABD ve müttefiklerle koordineli yürütüldüğünü sözlerine ekledi.





