Dünya

İngiliz basını: İran anlaşması Washington ile Tel Aviv arasındaki çatlağı büyüttü

The Guardian ve The Independent gazetelerinde yayımlanan analizlerde, ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmanın Washington-Tel Aviv hattındaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardığı belirtildi. Analizlerde, Binyamin Netanyahu'nun siyasi kariyerinin en zorlu dönemlerinden biriyle karşı karşıya olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Abone Ol

İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden The Guardian ve The Independent'ta yayımlanan analizlerde, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek yeni bir süreci başlattığı ifade edildi.

The Guardian'da dış politika yorumcusu Simon Tisdall tarafından kaleme alınan yazıda, siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun anlaşmanın en büyük kaybedeni olduğu belirtildi. Yazıda, son gelişmelerin yalnızca Netanyahu'nun siyasi geleceğini değil, Washington'un Tel Aviv'e verdiği koşulsuz desteğin geleceğini de tartışmalı hale getirdiği belirtildi.

Tisdall, Netanyahu'nun Gazze, Lübnan ve İran dosyalarında izlediği politikaların bölgesel gerilimleri artırdığını, İran'a karşı yürütülen savaşın da hedeflerine ulaşamadığını ifade etti. Analizde, İran'daki yönetimin devrilemediği, ülkenin nükleer ve füze programlarının da ortadan kaldırılamadığı vurgulandı.

Yazıda ayrıca Netanyahu'nun ABD'yi İran'a karşı kapsamlı bir savaşa sürükleme girişiminin başarısız olduğu değerlendirilirken, Beyaz Saray'da ve Amerikan kamuoyunda siyonist rejimin politikalarına yönelik eleştirilerin arttığı kaydedildi.

Analize göre, Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının kökeni 2015 yılına kadar uzanıyor. Netanyahu'nun dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın İran ile nükleer anlaşma girişimlerine karşı yürüttüğü kampanyanın iki taraf arasındaki ilişkilerde önemli kırılmalardan biri olduğu ifade edildi.

The Independent'ta yayımlanan değerlendirmede ise mevcut gerilimin, ABD'nin siyonist rejime verdiği desteğin tamamen sona erdiği anlamına gelmediği belirtildi. Gazetenin uluslararası ilişkiler editörü Sam Kiley, Tel Aviv yanlısı siyasi çizginin uzun yıllardır Amerikan karar alma mekanizmalarında etkili olduğunu yazdı.

Kiley, özellikle muhafazakâr çevreler tarafından hazırlanan bazı strateji belgelerinin Washington'un Orta Doğu politikalarını şekillendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın siyonist rejimin bölgesel üstünlüğünü korumayı hedeflediğini ifade etti.

Ancak yazıda, siyonist rejimin Lübnan'daki askeri saldırılarını sürdürmesinin, ABD ile İran arasında sağlanan uzlaşmayı tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuldu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in son dönemde siyonist rejim hükümetindeki bazı isimleri eleştirmesinin de iki taraf arasındaki gerilimin boyutunu gösterdiği belirtildi.

Her iki analizde de İran anlaşmasının tarihi bir dönüm noktası olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Yazılarda, Netanyahu'nun ya ABD Başkanı Donald Trump'ın izlediği diplomatik çizgiye uyum sağlamak ya da yeni bir bölgesel gerilim riskini göze almak arasında tercih yapmak zorunda kalabileceği ifade edildi.

Analizlerde ayrıca mevcut sürecin "Büyük israil" olarak adlandırılan projenin geleceğini tartışmaya açabileceği ve İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgesel sisteme yeniden entegre olmasının önünü açabileceği görüşüne yer verildi. Buna karşılık Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin ise son onlarca yılın en belirsiz dönemlerinden birine girdiği değerlendirmesi yapıldı.