İndirimler Bayramı

Abone Ol

Her gün bir zam haberiyle sarsılıyoruz. Bazen günün başında aldığınız ürün günün sonunda zamlanarak aldığınız fiyatın üstüne çıkıyor. Böylece maaşlara gelen zamlar, özellikle de asgari ücrete yapılan zam erimiş durumdadır. Ülke olarak dışa bağımlı bir ülkeyiz. Öyle denildiği gibi kendi göbeğimizi kendimiz kesmiyoruz. Kurdaki en ufak dalgalanmalar bunun bir belirtisidir. Gıdadan tutun da elektronik ürünlere kadar maalesef üretim konusunda sınıfta kalmışız. Et ve süt ürünlerinden başlayalım. Ülkemizin doğusu dağlık ve engebeli olduğundan tarıma elverişli alanlar kısıtlıdır. Bununla beraber muazzam mera ve otlaklarımız olmasına rağmen hayvancılık konusunda da ciddi bir ilerleme kaydedemedik. Bundan dolayıdır ki et ve süt ürünlerinin fiyatları da tavan yapmış. Bunun yanına fırsatçılığı da eklersek vatandaşın evine sağlık açısından olmazsa olmaz et ve süt ürünlerinin ayda bir girdiği söylenemez. Bununla beraber geniş tarım alanlarına sahip vatanımız tarım konusunda da birçok ülkenin gerisindedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesini şahlandıracak GAP projesi bile rafa kaldırılmış. İç Anadolu bölgesi ve diğer bölgelerimiz de aynı durumdadır. Tarım sektörünü ciddi manada etkileyen akaryakıt zamlarını da dile getirmeden geçemeyeceğim. Mazot fiyatlarının yüksek olmasından dolayı çiftçi tarlasını sürmeye korkuyor. Çiftçi tarlasını sürmeden ekim yapamaz her halde? Bu da tarımda üretimin aksamasına sebep olur. Hasat zamanı elde kalan ürün ekim ve gübreleme masraflarını dahi karşılamıyor. Ulaşıma da değinecek olursak. Eskiden araç sahibi olmak bir lükstü. Son zamanlarda ise bu ihtiyaç haline geldi. Fakat devran dönüyor ya! Araç sahipleri petrol ofislerinin tabelalarını gördükçe araç sahibi olmanın da tekrar bir lüks olduğunu düşünüyor. Brent petrol fiyatları maalesef tavan yapmış ve bayramın yaklaşmasıyla da gözler, gelecek olan fakat bir türlü gelmeyen akaryakıt indirimlerindedir. Bayrama sayılı günler kala bir iç çekmek durumundayız.

Bu şartlar altında kimileri krizi fırsata çevirdi ve servetine servet kattı. Özellikle paradan para kazanan faiz sektörü adeta pastanın tamamını almış. Orta halli esnaflar ise can çekişiyor. Her geçen gün sattıkları ürünlerin yerine yenisini koyarken kazançlarının zamlarla eridiğini görüyorlar. Ne acıdır ki onlar da sattıkları ürünlerin yüksek fiyatından hiç de memnun görünmüyor. Çünkü fiyatların yükselmesi demek satışların düşmesi demektir. Satışlar düşerse çark dönmez ve iflasın eşiği görünür. Allah muhafaza!

Vatandaş bu şartları da gözlemleyerek indirimler olacak mı? Diye bekleye dursun. Zamlar neredeyse her gün kapımızı çalıyor. Ama bu krizi atlatmamızın ilk adımı hükümetin bu işe ciddi bir şekilde el atmasıdır. El atmazsa koltukların elden gideceğini göz ardı etmiş olur. Yönetim ellerindeki tüm imkanları seferber etmek zorundadır. Denetlemelere ciddi ehemmiyet verilmelidir. Özellikle bankacılık sektörü 'faizciler' denetlenmeli ve haksız kazançların önüne geçilmelidir. Ama işletmecilerin de bu krizi aşma konusunda elini taşın altına koyması gerekir. Çok kazanayım derken vatandaşın aylık aldığı maaşa göz dikercesine fiyatları arttırmak hiç de insani değildir. Çarkı döndürecek şekilde bir kar oranı belirlemelidir. Ürünlere nakliye ve el emeği gibi masrafları asgari düzeyde yansıtarak satışa sunması belki bu devirde yapılacak en büyük hayırlardandır. Aynı zamanda ticaretine bereket katmış olur. İnsanların ihtiyacını gidererek de rahmeti ve bereketi celb eder. Başta yönetim makamında olanlar ve işletmeciler el birliğiyle vatandaşı sıkıntılardan kurtarsın ki bu bayramımız bereket bayramı olsun. İndirimler bayramı olsun. Hepimizin bayramı mübarek olsun.