İlginç Kareler; Topyekun Savaş!

Abone Ol

Bu ifade İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a ait.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 27 Aralık 2025’te İran’ın dini liderine ait X platformu hesabına yaptığı röportajda şunları ifade ediyordu;

“ABD, israil ve Avrupa ile topyekun savaş hâlindeyiz.”

İki gün sonra yani 29 Aralık’ta yeryüzünün iki büyük musibeti Trump ve Netanyahu arasında Lübnan, İran ve Direniş Grupları konusunda önemli bir görüşme yapıldı.

Basına sızdırılanlara göre, terörist Netanyahu, işgalci rejimin Lübnan’a geniş kapsamlı bir saldırı yapmasına ve Trump’ı da İran’a saldırmaya ikna etmiş.

Yani ABD İran’ı tekrar bombalayacak!

Netanyahu, Beyaz Saray’dan ayrılırken güler yüzle ayrılıyordu. Dünyanın jandarmalığına soyunmuş Trump’ı (Epstein dosyaları gibi) yine ne tür şantajlarla ikna ettiği konuşulurken aynı gün aniden İran’da protesto gösterileri başlıyor.

Daha doğrusu başlatılıyor!

Bir kısım insanın ekonomik sebeplerle sokağa çıktığı söylendi önce, sonra aniden daha organize yapılar tarafından ortalık yangın yerine çevrildi.

Böylece işin rengi değişmiş oldu.

İşin ilginç yanı aynı vakitlerde Amerika’da da birçok eyalette kalabalık protestolar sürmekteydi...

Avrupa ülkelerinde de insanlar sokağa çıkıyordu.

Mesela Paris’te çiftçiler traktörleriyle Paris caddelerini trafiğe kapatıyor ortalığı karıştırıyorlardı.

Mesela Tel Aviv’de iki yıl boyunca yolsuzluk yaptığı için Netanyahu aleyhine protestolar yapılıyor,

Mesela Suudi Arabistan’da en küçük bir protestoya tahammül yoktu ve tam baskıcı bir yönetim baştaydı.

Kimse çıkıp da ‘Hadi buradaki rejimi değiştirelim!’ demedi. Ya da bunu aklına bile getirmedi.

Trump ve ABD askeri müdahaleden bahsetmedi, tehdit etmedi!

Ülkemizdeki sözüm ona sanatçı geçinen teşhirciler buralar hakkında tek kelime etmedi.

Kim olduğunu ifşa eden etki ajanları da Türkiye halkını elçilikler önüne çağırmadı!

Sahi sormak gerekmez mi?

ABD ve Küresel Siyonizm İran’dan ne istiyor?

Tam 47 yıldır İran, Batı Bloğunun katı ambargoları altında.

Petrol ve doğalgaz açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmasına rağmen,

Kendi kendine yeten 20 ülkeden biri olmasına rağmen,

Coğrafyası ve yer altı zenginlikleri yönünden birçok ülkeden daha avantajlı olmasına rağmen; İran ekonomik açıdan adeta can çekişir hale getirildi.

Batı Bloğunun aşina olduğumuz bu harekât tarzıyla İran’da kaos çıkarılmaya ve ardından açık bir müdahaleye yol açılması hedefleniyor.

Sonra dönüp İran’daki İslami yönetimin başarısız olduğu ve baskıcı bir yönetim olduğu gerekçesiyle propaganda yapılıyor.

Hiçbir insan hakkına riayet etmeyen ABD ve Siyonistlerin İslami olanla daha doğrusu Siyonist Rejim karşıtı olanla ilgili bir savaş içinde oldukları bilinen bir gerçek değil mi?

Neden kimse bu noktaya parmak basmıyor?

ABD ve Siyonistlerin 47 yıldır İran’a dayattıkları tek bir şey var; “israili tanı ve onunla anlaş!’

Bunu kabul etmeyen İran tam 47 yıldır Siyonist Rejimi tanımamanın çilesini çekmekte ancak bu hiçbir şekilde yerinde değerlendirilmemektedir.

Protestocuların taleplerine bakıldığında aslında yeterli ipuçları veriliyor.

Provokatörler, “Bize ne Gazze’den bize ne Kudüs’ten!” diyorlar, diğer bir kısmı

“Neden Direniş Grupları destekleniyor, neden buralara para aktarılıyor?” sorusunu soruyor.

Başka bir kesim de asıl can alıcı soruyu soruyordu;” Neden israille normalleşmiyoruz, Araplar normalleşti biz neden bekliyoruz?”

Sanırım bu soru yaşananları tümüyle açıklamaya yeter.

MOSSAD ajanlarının cirit attığı, eylemlerden önce Starlink uydu aktarım düzeneklerinin İran’da aktive edildiği ve büyük bir kalkışma ve ardından müdahale hazırlığı yapıldığı anlaşılıyor.

Ancak rejimin, yanlılarını sokağa davet etmesiyle işin rengi bir kez daha Siyonistlerin aleyhine işlemeye başladı.

Görünen o ki; İran istihbari veya askeri olarak dışarıdan müdahalelere sürekli maruz kalacak!

Yolun sonunun! Topyekûn bir savaşa!! doğru gittiğini görmek için kehanete gerek yok!

İyisi mi tüm gücüyle bu savaşa hazır olmak gerekir...