İki Çok Büyük Tehlikeye Dikkat!

Abone Ol

Oluşmuş ve sel gibi akan çamurlu siyasi konjonktürde, toplumumuzu yıkıma doğru sürükleyen iki tehlike var. Birincisi; aşırı milliyetçiliğin İslam düşüncesine yamanmasıdır. İkincisi; yamanmış bu düşünce üzerinden Müslümanı hedef tahtasına koyup onun üzerinden direk İslam'ı adaletsiz ve tarafgirlikle suçlamadır.

İslam âleminin damarlarına Barbar batılılar tarafından enjekte edilen milliyetçilik, paramparça olmamıza sebep oldu. Milliyetçilik bize kan, güçsüzlük ve kaos dışında bir şey de kazandırmadı. Barbar Batılılar, özellikle milliyetçiliği kullanarak bizi yendiler. Bugün ise bu düşünce direk İslam inancını hedef tahtasına oturtmak istemektedir.

Zaten milliyetçilik düşüncesi, aramızda yaygınlaşmak için ilk önce İslam'la savaştı. Ama karşısında sürekli direnen bir iman cephesi de gördü. Eskiden sekülerler milliyetçi, Müslümanlar ümmetçiydi. Saflar netti. Sırf ümmetçi oldukları için milliyetçi sekülerler tarafından birçok Müslüman lider asılarak şehit edildi. Ama bugün taktik değiştirdiler. Milliyetçiliği İslam gibi göstermeye başladılar. Artık milliyetçi taleplerini İslam’ın iman gücüyle gerçekleştirmek isteyenler oldukça çoğalmış durumda. Aşırı milli eylemlerini İslam'a hizmetmiş gibi gösteriyorlar. Bu tehlikeli zihniyet öyle bir yaygınlaştı ki Müslümanlar bile artık ümmet algısını küçümsüyor veya tehlikeli görüyorlar. Yani “Muhafazakar milliyetçi karakter”, bilhassa bazı coğrafyalara hakimiyet kurmuş Müslümanlar arasında tehlikeli şekilde yayılmıştır.

İçimize yerleştirilmiş bu milliyetçiliğin gazabına uğramış ve hakları kısıtlanarak yetim bırakılmış kardeş halklarımız var maalesef. Bu halklar bugün, seküler zihniyetli milliyetçiler tarafından (kendi kirli zihniyetlerinin ürünü olan aşırı milliyetçiliğin uygulamalarından “İslam düşüncesi” sorumlu tutularak) İslam'a düşman yapılmak istenmektedir. Bu düşünce, Müslüman halklarımız için çok büyük bir tehlike olmaya başlamıştır.

Yaratılıştan Allah tarafından verilen doğal hakları, sanki İslam düşüncesi tarafından ellerinden alınmış gibi bir algı oluşturuyorlar. “İslamcılık eşittir milliyetçiliktir” diyorlar. Müslüman tanımı yerine daha eğreti duran ve direk İslam düşüncesini hedef alan “İslamcı” kavramını kullanarak “Tüm İslamcılar milliyetçidir, Bugün haklarımızı gasp edenler devletlerin İslamcı hükümetleridir” algısını yayıyorlar. Her yerden etki-tepki üzerinden milliyetçi damarlar kabartılarak İslam'a saldırıyorlar.

Ellerinden gelse “her Müslümanı bir kaşık suda boğacak kadar İslam'a kin ve nefretle dolu olan zihniyet, Müslümanları kendilerine destek vermemekle suçlayacak kadar da pişkin olabiliyor. “Hem İslam'ı yok etmek için şeytani planlar kuracaksın hem de Müslüman benim mücadeleme destek olmuyor diye Müslümanı suçlayacaksın!” Bu kabul edilir bir mantık mıdır? Ama maalesef bu mantık kimi insanlar tarafından mantıklı bulunuyor!

“Bizi hep İslam gelecek bütün halklar haklarına kavuşacak diye kandırdılar, bugün İslamcı hükümetler ve İslamcı örgütler geldiler ama daha çok hakkımızı elimizden alıyorlar!”, “Ümmetçilik bir tek bize mi kaldı!”, “bizi hep İslam ile kandırdılar”, “İslam düşüncesi bizim geri kalmamıza neden oldu!!!” “İslamcılar, yetim bırakılmış halkları görmüyorlar!!!”, “İslamcı cemaatler ve İslamcı hükümetler bize zulmedip haklarımızı gasp ediyorlar, bunun sorumlusu İslam’dır” diyorlar. Bunu artık devasa bir kampanyaya dönüştürdüler.

Müslümanın safı bellidir. İslam'ın düşüncesi nettir. Her zaman mazlumdan ve haklıdan yanadır. Müslüman ne milliyetçiliğini İslam düşüncesiymiş gibi gösterip bununla başka halkların Allah tarafından verilen haklarını gasp edenleri veya milliyetçi menfaatlerini İslami ilkelere tercih edenleri destekler. Ne de iki milliyetçiliğin Savaşı'ndan İslam'ı sorumlu tutan Allah-peygamber düşmanlarını destekler. Müslüman, İslam'ın engin sevgisi ve tarafsız adaleti ile hareket eder.

Hepimiz Rabbimizin huzuruna gideceğiz. Çoğumuzun ömrü olgunluğa ulaştı bile. Milliyetçi kazanımlarımızın Allah katında hiçbir üstünlüğü olmayacaktır. Gelin kardeş olalım. Tüm haklarımıza saygı duyalım, paylaşalım, kendimizde olanın aynısı kardeşimiz için de isteyelim, birbirimizi sevelim.