Ramazan ayı boyunca günün büyük bölümünü aç ve susuz geçiren bünyeler için iftar vakti geldiğinde en büyük yanılgı, sofradaki yemekleri hızla tüketmektir. İlk bakışta zararsız bir iştah belirtisi gibi görünen bu aceleci tavır, aslında mide sağlığından kardiyovasküler sisteme kadar vücudun pek çok mekanizmasını olumsuz etkileyebilir. Bilimsel veriler ışığında uzmanlar, ani glikoz yükselmeleri ve mide kramplarına karşı kontrollü bir beslenme düzenini tavsiye ediyor.
Hızlı İftar Yapmanın Vücuttaki Olası Tahribatı
Gün boyu istirahat halinde olan sindirim sistemine bir anda yoğun gıda yüklemesi yapmak, metabolizmayı ciddi bir stres altına sokar. Besinlerin yeterince çiğnenmeden yutulması, mideyi aniden genişleterek gaz ve şişkinlik problemlerini tetikler. Ayrıca doyma hissinin beyne ulaşması yaklaşık 20 dakikayı bulduğundan, hızlı yiyen kişiler farkında olmadan ihtiyaçlarından çok daha fazla kalori tüketirler. Bu durum; halsizlik, çarpıntı, mide yanması ve iftar sonrasında gelen ağır uyku hali gibi şikâyetlerin temel sebebidir.
Doğru Bir Başlangıç Nasıl Olmalı?
Orucu açma biçimi, akşamın geri kalanındaki zindeliği doğrudan belirler. Mideyi yormadan beslenmeye hazırlamak için şu aşamalar izlenmelidir:
Sıvı Dengesi: İlk adımda birkaç yudum su ile gün içindeki sıvı kaybı giderilmelidir.
Enerji Geçişi: Kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltmek için 1-2 adet hurma tercih edilmelidir.
Hazırlık: Mideyi ana yemeğe alıştırmak adına ılık bir çorba ile devam edilmelidir.
Hafif Atıştırmalıklar: Zeytin veya az tuzlu peynir gibi sindirimi kolay gıdalarla geçiş desteklenmelidir.
Aşırı yağlı, yoğun baharatlı ve ağır şerbetli tatlılarla oruç açmak, sindirim sisteminde ciddi irritasyonlara yol açabilir.
Kan Şekeri ve İnsülin Dengesi
Boş bir mideye karbonhidrat ağırlıklı besinlerin (ekmek, pilav, hamur işi) hızla gönderilmesi, kan şekerinde dikey bir artışa neden olur. Vücut bu duruma tepki olarak aşırı insülin salgılar, bu da şekerin aniden düşmesine (hipoglisemi) yol açarak iftardan hemen sonra yeniden tatlı krizi, yorgunluk ve baş dönmesi oluşturur.
Sindirim ve Mide Hassasiyeti
Oruç süresince hassaslaşan mide kasları, hızlı yemekle birlikte aniden gerilir ve bu da ağrılı hazımsızlığa zemin hazırlar. Hızlı yemek yerken yutulan hava şişkinliği artırırken, mide asidinin dengesinin bozulması reflü şikâyetlerini tetikler. İyi çiğnemek, bu sorunların en doğal ilacıdır.
Kalp ve Dolaşım Üzerindeki Yük
Yoğun gıda alımı kan basıncını aniden yükselterek kalbin çalışma hızını artırır. Özellikle tuzlu ve ağır yağlı yemeklerin süratle yenmesi, kalp üzerinde ek bir yük oluşturarak nefes darlığı ve çarpıntıya sebebiyet verebilir. Kalp hastaları için bu durum çok daha riskli bir boyuta ulaşabilir.
Beynin tokluk sinyalini geç algılaması, hızlı yiyenlerin porsiyon kontrolünü kaybetmesine neden olur. Kan şekerindeki dalgalanmalar sonucu oluşan iftar sonrası atıştırma isteği, günlük kalori miktarını gereksiz yere artırarak Ramazan sonunda istenmeyen kilo artışlarına yol açar. Sağlıklı bir Ramazan için küçük porsiyonlar, bol çiğneme ve yavaş bir tempo hem formunuzu hem de huzurunuzu korumanızı sağlar.