Güncel

İBB davasında şok itiraf: Rüşvet vermeden iş yürümüyor

Adem Soytekin, İBB yolsuzluk davasında verdiği ifadede ihale süreçlerinde rüşvet verildiğini belirterek “Sistem böyle işliyor” dedi.

Abone Ol

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında görülen davada, müteahhit Adem Soytekin’in mahkemedeki savunması dikkat çekti. 92’si tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 28’inci gününde konuşan Soytekin, belediyedeki ihale süreçlerinde rüşvet verildiğini öne sürdü.

Dosyada “organizatör üye” olarak yer alan Soytekin, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğini belirterek, “İhale karşılığı rüşvet verdim. Sistem böyle işliyor” dedi.

“Rüşvet verilmezse ödeme yapılmıyordu”

Soytekin, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un rüşvet karşılığında ihale verdiğini iddia etti. 500 bin dolar talep edildiğini öne süren Soytekin, bu paranın bir kısmını toplatarak, kalanını tamamlayıp aracılar üzerinden teslim ettiğini söyledi.

Ödemelerin yapılmaması halinde hak edişlerin geciktirildiğini belirten Soytekin, bu nedenle talepleri karşılamak zorunda kaldıklarını ifade etti.

Daire devri ve “tadilat karşılığı” iddiası

Savunmasında bazı konut projelerine de değinen Soytekin, 2020 yılında üç dairenin kendisine ait şirkete devredildiğini ve bunun bir siyasi parti il binasının tadilatı karşılığında gerçekleştiğini söyledi.

Mahkemede belediyelerdeki işleyişe dair çarpıcı ifadeler kullanan Soytekin, kamu projelerinin ihalesiz şekilde yaptırıldığını ve hak edişlerin daire, dükkan ya da nakit olarak tahsil edildiğini öne sürdü. “Belediyede cari bir havuz var, alacaklarımızı bu şekilde mahsuplaşıyoruz” dedi.

Duruşma sırasında söz alan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Soytekin’e yönelik kısa bir ifade kullandı. Mahkeme başkanı ise usule aykırı konuşmalar nedeniyle uyarıda bulundu.

“Rüşvet başkanım” ifadesi dikkat çekti

Mahkeme başkanının sorularına yanıt veren Soytekin’in, “Rüşvet başkanım, rüşvet” sözleri duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri oldu.

Soytekin ayrıca cezaevinde kendisine baskı yapıldığını, susturulmaya çalışıldığını ve bazı notların iletildiğini öne sürdü. Bu notlardan birinde “Adem dik dur bizi satma” ifadesinin yer aldığını söyledi.