İSTANBUL - Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Bağcılar Belediyesi Halk Sarayında "Hz. İbrahim`i Anma ve Anlama" etkinliği düzenlendi. Peygamber Sevdalıları Platformu üyesi olan İlim-Der`in ev sahipliğinde yapılan programda ilgi oldukça yoğundu. Birçok katılımcı programı ayakta izledi. Program okunan Kur`an`ı Kerim tilavetiyle başladı.

BU ETKİNLİKLER İBRAHİMİ BİR ŞUUR AŞILIYOR
Programda ilk olarak söz alan Eğitimci M. Şefik Temel Hz. İbrahim`in hayatında kesitler sunarak böyle etkinliklerin düzenlenmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Temel, "Bu program sadece Hz. İbrahim`i anma ve hatırlama programı değildir. Hz. İbrahim`i anma ve anlama etkinliği olarak aynı zamanda Hz. İbrahim gibi yaşama, Hz. İbrahim gibi kul olma mücadelesinin bir göstergesidir. Çağımızın Firavunları, Nemrutları o çağın Nemrutları gibi bundan rahatsız olmakta ve Müslümanları yakmak ve yok etme için fitne ateşini tutuşturmaktadırlar" dedi. Birçok Müslüman`ın Hz. İbrahim`i anma etkinliği ve Kutlu Doğum etkinliğine katılmasından dolayı cezalandırıldığı belirten Temel, "Hiçbir suçları olmadığı halde sadece ve sadece bir anma etkinliğine katılmaktan dolayı onlara ceza verildi. Neden peki bunun sebebini düşünüyor muyuz? Belki bizler bunu düşündüğümüz zaman sırdan bir ceza olarak düşünebiliriz. Hayır, bu böyle değildir. Çünkü bu programlar ve etkinlikler İbrahimi bir şuur aşılamakta, Muhammedi bir sevda yaymaktadır. Bundan dolayı zamanımızın Ebucehilleri, Firavunları ve Nemrutları bundan rahatsız olacaktır buda son derece normaldir. Biz Hz. İbrahim`i anmak için burada toplandık. Aynı zamanda burada toplanarak Hz. İbrahim`in dostu olduğumuzu Nemrutların ve Firavunların düşmanı olduğumuzu ilan ediyoruz" diye konuştu.

HZ.. İBRAHİM`İ DOST EDİNEN ALLAH`I DOST EDİNMİŞ OLUR
Düzenlenen mübarek Kutlu Doğum etkinlikleri, Hz. İbrahim`i anma etkinlikleri ve Hz.. Nuh`u anmakla etkinliklerinin halkımız arasında dalga dalga peygamberi bir sevda yaydığını belirten M. Şefik Temel, "Halkımızın arasında dalga dalga peygamberi bir sevda yayılmaktadır. Peygamberi bir şuur yayıldığı için Ebucehiller, Nemrutlar ve Firavunlar bundan rahatsız olmaktadır. Biz buraya Hz. İbrahim`e dost olmak için geldik. Sizleri tebrike ediyorum sizi müjdeliyorum ki Hz. İbrahim`e dost olan o yüce dosta dost olmuştur. Zira Allah İbrahim`i dost edinmiştir. İşte biz burada Hz. İbrahim`e olan dostluğumuzu ilan ederken aynı zamanda Allahü teâlânın dosta olmak için burada bulunmuş oluyoruz. Hz. İbrahim fani olanı sevmiyordu. Geçici olana kıymet vermiyordu. Bizim hayatımızda geçici olmayan bir şey var mı? Nefsimiz fani değil mi? Bir gün şu bütün bedenler toprağın altına girip Allah`a hesap vermeye gitmeyecek mi? Dünya malı fani değil mi? Şu yeryüzüne yapılan binalar ve yapılar fani değil mi? Madem bütün bunlara fanidir hiçbirisi ilah edinmeye değmiyor ve ilah edinmemelidir. Dolayısıyla biz Hz.. İbrahim gibi "fani olanı sevmem" demeliyiz. Hz. İbrahim`i, İbrahim yapan en temel prensiplerden birisi budur" şeklinde konuştu.

ÖRNEK AİLE
Hz. İbrahim ve ailesinin ailece tüm insanlara örnek olduğunu belirten eğitimci Temel, "Hz. İbrahim erkeklerimize tevhid mücadelesini vermede, muvahhid olmada, şirk düzenine karşı mücadele vermede en güzel örnektir. Oğlu Hz. İsmail küçük çocuklarımız ve gençlerimiz için tertemiz bir örnektir. Bir örnek daha var ki Allahü teâlâ onu kendisine komşu edinmiş, ona değerlerin en yücelerinden bir değer vermiş bütün hanımlarımıza, kızlarımıza en güzel örnek Hz. Hacer`dir. İşte bunlar bir ailenin en güzel örneğidir ve bunlar aynı zamanda Allahü teâlâya olan teslimiyet ve tevekkülde de en güzel örnektir. Hz. İbrahim gencecik bir çocuk iken putları kırıyor. Hz. İbrahim`in o heykelleri kırması cansız kimseye zararı ve faydası dokunmayan heykelleri kırmaktan ibaret değildir. Onlara bir düşmanlığı yoktu. Hz. İbrahim insanların beynindeki putları kıramadığından dolayı eyleme geçme zamanı vakti geldiğini düşünerek insanları uyandırmak için putları kırıp insanlığa bu şekilde bir ders vermiştir" ifadelerini kullandı.

BABA BENİ KURBAN ET
Hz. İbrahim`in birçok imtihandan geçirildiğini en zor imtihanın ise oğlunu kurban etme hadisesi olduğunu ifade eden Eğitimci Temel, "Hz. İbrahim çok ağır imtihanlarla imtihan ediliyor ve bütün imtihanlarını başarıyla veriyor. İhtiyarlanmış bir çocuğa bir hasret bir dönemden sonra oğlu Hz. İsmail doğuyor. Hz. İsmail`de sıradan bir çocuk değildi. Sevilecek değer verilecek tertemiz bir genç olmuştu. Allahü teâlâ Hz. İbrahim`i kalbine sevgisi damlayan Hz. İsmail`i kurban etmesini istemekle imtihan etmiştir. Bu çok ağır bir imtihandır. Bu imtihan sadece Hz. İbrahim`in imtihanı değildi. Hz. İsmail`de imtihan ediliyordu, Hz. Hacer`de imtihan ediliyordu. Hz. İbrahim tereddütsüz etmeksizin gerekli malzemelerini alıyor ve İsmailini kurban etmeye götürüyor. Şeytan Hz. İsmail`e vesvese veriyor. Hz. İsmail onu defettikten sonra babasına "Babacığım Allah`ın sana emrettiği şeyi yerine getir. Beni kurban ederken yüzükoyun olarak yatır, yüzüme bakma ki sana şefkat duyguları gelmesin ve Allahın emrini yerine getirmede geri kalmayasın" böyle bir evlat düşünün. Babasına Allahın emrini yerine getirmede, ona yardımcı olmada bu derece yücelmiş bu kadar teslim olmuş bir evlat düşünün. Hz. Hacer ise aynı şekilde şeytan kendisine vesvese verdiği zaman "bu Allahın emri değil mi? Madem bu İsmaili bize veren Allahın emri ise bu emir başımız gözümüz üstüne" diyerek şeytanı defediyor ve İsmailini kurban vermeyi kabul ediyor. Biz bunu okurken belki sıradan bir hikaye gibi okuyup geçiyoruz. Ama bu sıradan bir hikâye değildir. Allahü teâlâ`nın İsmail`in kanının akmasına ihtiyaca yoktur. Allahü teâlâ bununla İbrahim`i, İsmail`i ve Hacer`i imtihan ediyordu. İşte Hz. İbrahim bu imtihanını başarıyla verdikten sonra Allahü teâlâ İsmailini ona bağışlayıp her üçünün imtihanını kabul ediyor. Allahü teâlâ onların zürriyetini de bütün insanlara imam kılıyor" ifadelerini kullandı.

HZ... HACER GİBİ İSMAİLLER YETİŞTİRİN
"Allahü teâlâ bizlerden içimizde ki nefis putlarımızı kırmamızı ve kendi emirlerine uymamızı istiyor" diyen Temel sözlerini şöyle sürdürdü; "Evet ya rabbi sen bizden içimizdeki nefis putunu kırıp emirlerini dinlememizi emrettin Bizde Hz. İbrahim`in cevap verdiği gibi "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk" diyoruz. Ya rabbi sen İbrahim`den onun kalbinde en sevimli olan İsmaili kurban etmesini istedin oda senin emrine "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk" diye cevap verdi. Bizden de aynı şekilde fedakârlıklar istediğini biliyoruz. Bu yüce dava için fedakârlıklarda bulunmamamızı istediğini biliyoruz. Bizde İsmaillerimizi kurban etme emrine karşı bizde en değerli varlıklarımızı ortaya koyarak "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk" diyoruz. Değerli bacılarım, muhterem annelerimiz, belki imtihanın en zor kısmı size düşen görevdir. Sizden Hz. Hacer gibi İsmailler yetiştirmeniz isteniyor. Allahü teâlâ sizlerden bu davaya yüklenecek bu karanlılık çağı aydınlatacak İsmailler yetiştirmenizi istiyor. O İsmailleri kurban etmeniz gerektiği zaman da gözünüzü kırpmadan kurban etmenizi istiyor. Hz. Hacer Allahın bu emrine karşılık "Lebbeyk" diye cevap vermişti. Allahü teâlâ erkeklerimizi İbrahim çocuklarımızı ve gençlerimizi İsmail hanımlarımızı birer Hacer kılsın"

HZ. İBRAHİM ANLAŞILMADAN İSLAM ANLAŞILMAZ
Temel`den sonra söz alan Mustazaf-Der İstanbul Şubesi Başkanı Sait Şahin, "Bu günler İbrahimi günler, bu günler hac günleridir ve bu günlerde İbrahimi bir hava teneffüs ediyoruz. Hac günlerinin tamamına İbrahimi bir hava hakimdir. İbrahim ailesini hatırlama hakimdir. Hz.. İbrahim`i kısa bir sürede anlamak ve anlatmak mümkün değildir" dedi. Hz. İbrahim anlaşılmadan tevhid ve İslam`ın anlaşılamayacağını belirten Şahin, "Sadece kurandaki Hz. İbrahim ile ilgili ayetlere değinilse dahi belki günlerce tefsirinin yapılaması gerekir. İnşallah ileriki zamanlarda hac günlerinin tamamını Hz. İbrahim`le buluşma günleri, Hz. İbrahim`i anlama ve anlatma günleri olarak idrak ederiz. O günler etrafında her gün her gece Hz. İbrahim`i konuşmak lazım. Çünkü Hz. İbrahim anlaşılmadan İslam anlaşılmaz, çünkü Hz. İbrahim anlaşılmadan Tevhid anlaşılmaz. Hz. İbrahim`in anlaşılmadığı bir İslam eksik bir İslam`dır. Hz. İbrahim`in anlaşılmadığı bir Tevhid temelsiz bir Tehvid`tir. Çünkü Tevhid temelini ve esasını Hz.. İbrahim`den almıştır. Hz. İbrahim çok yönlü bir peygamberdir. Hz. İbrahim`in bir yönü ile uluhiyete bakar, bir yönü ile beşeriyete bakar. Ulûhiyete bakan yönüyle Allah onu dost edinmiştir. Göklerin ve yerin yaratıcısı insanları yoktan var eden, kudreti ve azameti her şeyin üzerinde olan Allah insanlardan birini kendisine dost edinmiştir oda Hz. İbrahim`dir. Beşeriyete ve insanlığa bakan yönüyle Hz. İbrahim insanlığın imamıdır" diye konuştu.

HZ. İBRAHİM`İ İBRAHİM YAPAN ONUN TESLİMİYETİDİR
"Hz. İbrahim`in hayatına baktığımızda fedakârlığın sınırını değil fedakârlığın sınırsızlığını görüyoruz" diyen Şahin, "Hz. İbrahim`i İbrahim yapan onun teslimiyetidir. Hz. İbrahim`de öyle şeyler görüyoruz ki insanın tüyleri diken diken oluyor. Hz. İbrahim`de fedakârlığın sınırını değil fedakârlığın sınırsızlığını görüyoruz. Şu feda edilebilir bu feda edilebilir denilebilir ama Hz. İbrahim kendi eliyle kendi çocuğunu kesecek kadar fedakârlığın sınırsızlığını göstermiştir. Hz. İbrahim`in oğlu Hz. İsmail ne zaman ki onunla çalışabilecek yaşa geldiğinde Hz. İbrahim, Hz. İsmail`e "Ey çocuğum ben rüyamda seni kestiğimi görüyorum bir düşün sen ne dersin" diye soruyor. Bunun Allahın emri olduğunu bilerek rüyasını bu şekilde oğlu İsmail`e anlatıyor. Oğlu bu bir rüyadır demiyor. Babası "Ey babacığım sen emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacasın" diyor. İşte onun için İsmail derken durmak lazım, İbrahim derken durmak lazım. Havadan sudan konuşuyormuş gibi değinip geçmemek lazım. Bunlar gerçekten İslam için her şeylerini feda edenlerdir. Bunlar hayatın her alanında Allah diyen şahsiyetlerdir. Allah için her şeylerini feda eden şahsiyetlerdir"
ifadelerini kullandı.

SENİ İMTİHANA GELDİM
"Hz. İbrahim`i imtihan için gönderilen bir meleğe sadece güzel bir sesle Allah`ı zikrettiği için ona bütün hayvanlarını verdiği gibi kendisi ona çoban olmayı teklif ediyor" diyen Şahin sözlerini şöyle sürdürdü; "fedakârlığın sınırsızlığı dedik. Rivayet edilir ki; "Meleğin birini Allahü teâlâ insan suretine sokuyor. Git bakalım İbrahim`i imtihan et diyor. Melek insan suretinde Hz. İbrahim`in yanına geliyor. Hz. İbrahim`in yanında Allah`ı çok dokunaklı ve güzel bir sesle zikrediyor bu Hz. İbrahim`in çok hoşuna gidiyor. Hz. İbrahim o adama diyor ki; al şu hayvanlarımın yarısı senin olsun aynı ses ve aynı güzellikle Allah`ı bir daha zikret" diyor. Adam aynı şekilde Allah`ı zikrediyor. Hz. İbrahim bir daha böyle zikret sana hayvanlarımın hepsini vereceğim diyor ve adam aynı şekildi zikredince hayvanlarının diğer yarısını da veriyor. Hz. İbrahim adama sen yine aynı şekilde Allah`ı zikret beni de al hayvanlarına çobanlık yapayım diyor. Bunun üzerine melek; "Ben sana Allahın gönderdiği bir elçiyim. Seni imtihana geldim" diyor"

YÜZ YILLARDIR İNSANLAR BU MUAMMAYI ÇÖZEMEDİ
İslam`ın bu gün yaşamak için büyük fedakârlıklar ve bedeller istediğine dikkat çeken Şahin, "İslam bu gün fedakârlık istiyor. Allah`ın dini bu gün yaşanmak için bedeller istiyor ve o bedellerin maldan ve candan ödenmesi gerektiğini İslam tarihinin yaşanmış güzelliğinde görüyoruz. Gerçektende Hz. İbrahim hadisesi insanların tüylerini diken diken ediyor. Yüz yıllardır insanlar bu muammayı çözemedi. Bu babanın fedakârlığımı daha büyük? Bu çocuğun fedakârlığı mı daha büyük? Yoksa bu annenin fedakârlığı mı daha büyüktür? Hz. İbrahim bu emri alınca şeytan kendisince diyor ki; "Bu en kolay bozacağım iştir diyor. Bir baba evladını kesecek, bir anne evladını kesmesi için evladını babasına teslim edecek ve bir evlat babası kessin diye bıçağın altına yatacak bunu ben çok kolay bozarım". Fakat bunda başarılı olamıyor. Çünkü Rabbi İbrahim`e "Teslim ol" dedi, İbrahim`de "Ben âlemlerin rabbi olan Allah`a teslim oldum" diyor. Hz. İbrahim çok yönlü bir peygamberdir. Kur`an onu böyle tarif ediyor; "Muhakkak İbrahim tek başına bir ümmettir" bu Kur`an`ın ifadesidir. Bir ümmet milyonlar, bir ümmet milyarlar ama bir ümmet İbrahim (as). Ben bu ayeti hacda düşündüm. Bu ayetin hikmeti nedir diye. Sonra baktım hacda milyonlar Hz. İbrahim ve ailesinin o yaşadıklarını farz olarak yerine getiriyorlar. Hz. Hacer annemiz Safa ile Merve arasında koşmuş Allahü teâlâ bu gün bütün hacca gidenleri safa ile Merve arasında koşturuyor. Hz. İbrahim oğlu İsmail kurban etmek istemiş Allahü teâlâ kurban ibadetini farz kılmıştır. Hz. İbrahim`in makamı Kabe`nin yanındadır. Allah bütün Müslümanlardan orayı namazgâh edinmelerini istiyor. Hacda insanlar Hz. İbrahim`in yaptıklarını yerine getirmek suretiyle bir ümmet İbrahimleşiyor. Dolayısıyla bir ümmet bir İbrahim, bir İbrahim ümmet oluyor" şeklinde konuştu.

HZ. HACER`İ ANLAMAK LAZIM
"Hz. İbrahim`in hayatını okuduğumuzda ve onu tanıdığımızda dinden ne kadar uzak olduğumuzu anlıyoruz" diyen Şahin, "Hz. İbrahim`i anlamak için sadece onun hayatına bakmamak lazım. Hz. Hacer`i de anlamak lazım. Hz. Hacer Allah`la komşu olmuştur. Onun kabri Beytullah`ın içindedir. Hz. Hacer cariye bir kadındı, zenci bir kadındı, parayla alınıp satılan bir köleydi fakat Allah onu öyle bir yüceltti ki bütün insanlar ona gıpta ediyor. O dönemde binlerce kadın yaşadı, binlerce Hacer yaşadı fakat hepsi yaşayıp öldü ve unutuldu. Fakat tarih Hz. Hacer`i yazıyor, tarih Hacer`i yüceltiyor. Bırakın kadınları bütün erkekler onun yerinde olmak istiyor. İbrahimi aile bu gün hepimizin muhtaç olduğu aile örneğidir. Fakat keşke eteğine yetişe bilseydik o ailenin, keşke izinden gidebilseydik o ailenin. Keşke bizde gözümüzü kırpmadan lazım olan malı ve canı verebilseydik. Keşke Allah`ın dini için dünyayı elimizin tersiyle bir tarafa itip Allah`a yönelebilseydik. Gerçekten bunları sık sık okumamız lazım. Hz. İbrahim`in hayatını okudukça dinden ne kadar uzak olduğumuzu anlıyoruz. İbrahim`i tanıdıkça fedakârlığımızın ne kadar az olduğunu anlıyoruz. Aslında bir şey vermiyormuşuz, aslında bir şey yapmıyormuşuz" şeklinde konuştu.

 

İBRAHİMİ HAYATIN NERESİNDEYİZ?
Hz. ibrahim`in hayatına bakıp kendi hayatımızı ciddi bir şekilde sorgulamamız gerektiğini belirten Şahin sözlerini şöyle sürdürdü; "Onların hayatlarına baktığımız zaman kendi çocuğuyla ve hanımını ekinin ve suyun olmadığı ıssız bir çöle bırakacak kadar Allah`a teslim olmuş ve hanımı da bu teslimiyete rıza göstermiş bir ailedir Hz. İbrahim ailesi. Bunlara bakarak kadınlarımızın çok ciddi bir şekilde oturup Hz. Hacer`i tefekkür etmesi ve tekrar düşünmesi lazım. Bizim tekrar kendimizi gerçekten sorgulamamız lazım biz İbrahimi hayatın neresindeyiz? Şu anda dünyaya ne kadar bağlıyız? Niye yeterince Allaha yönelemiyoruz? Niye çocuklarımızı feda edemiyoruz? Niye kendimizi feda edemiyoruz diye düşünmemiz lazım. Hz. İbrahim`in hayatına bakınca bir şey yapmadığımızı anlıyoruz. Onun için sık sık Hz. İbrahim`in hayatını okumamız lazım. Öyle ki dünya bizi tutmuş olmasın. Dünya bize engel olmasın. Allah diyelim Allah`la yaşayalım, Allaha dönelim. Elhemdulillah yeryüzünde Allah diyenler her zaman var olmuştur. Yeryüzünde fedakârlıkta bulunanlar her zaman var olmuştur. Yeryüzünde bu gün Allah için yıllarca zulüm altında kan kusan ve bedel ödeyenler her zaman var olmuştur. Bunların sayısı çoğaldıkça Allah İbrahim`i dini hâkim kılacaktır"

 

ALLAH BİZE İBRAHİMİ BİR HAYAT YAŞAMAYI NASİP ETSİN
Hz. İbrahim teslimiyeti bedeninin zerrelerine kadar yaşayarak bize gösterdiğini belirten Şahin, "İbrahim (as)`in bir yönü de her zaman teslimiyet gösteren bir peygamber olmasıydı. Evet, gerçektende böyleydi. İbrahim (as) teslimiyeti bedeninin zerrelerine kadar yaşayan bir peygamberdi. Aynı zamanda Hz. İbrahim bir asiydi, bir isyankârdı. Yeryüzü`nün zorbalarına karşı yeryüzünün zalimlerine karşı, kanun koyucularına karşı, zulmedicilerine karşı yeni dinler ihsas edenler karşı İbrahim (as) mücadele etti. İbrahim (as) sıradan insanlara karşı mücadele etmedi. Tarih şunu söylüyor; Yeryüzüne hükmeden dört hükümdar vardır diyor. Bunların ikisi Müslüman ikisi kâfirdir. Kâfir olanlar Nemrut ve Buhtunnasr`dır. Müslüman olanlar Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn`dir. Hz. İbrahim yeryüzüne hükmeden bir hükümdara karşı mücadele etti. O yüzden şurayı görmek lazım. Allah teslim olan Allaha karşı olanlara isyan eder. Allah`a teslim olan, Allaha düşmanlık edenlere düşmanlık eder. Hiçbir şeyden çekinmeden korkmadan Allaha dayanır, Allaha güvenir. Allah bize İbrahimi bir hayat yaşamayı nasip etsin, ailelerimizi İbrahimi bir aile kılsın. Fani dünyanın fani lezzetlerine aldanmayan baki dünyanın ebedi ve hayırlı nimetlerine gönül verip onun nimetlerine erişen kullarından eylesin" duasıyla konuşmasını bitirdi.

 

Grup Özlem seslendirdiği birbirinden güzel Kürtçe ve Türkçe Ezgilerle programa katılanlara duygulu anlar yaşattı. Etkinlikten sonra Van depreminde zarar görenler için yardım toplandı.

Abduselam Güneş - İLKHA

 

Muhabir: Doğru Haber