ABD ve israil, Gazze’den sonra İran ve Lübnan’a saldırarak tam bir bataklığın içerisine saplandı.
Bu arada Trump’ın çelişkili açıklamaları devam ediyor. Hayatı yalan olan Trump’ın, “İran’da rejim değişikliği gerçekleştirdik” şeklindeki açıklaması, bataklıktan kurtulmaya çalışmanın açık bir göstergesi olarak görülüyor.
İran’a yönelik yapılan saldırılarla safların sıkılaştırılmasına sebebiyet verdikleri ortadayken, rejim değişikliğinden söz etmek tam bir hezeyandan ibaret.
Hürmüz Boğazı’nda adeta sıkışıp kalan ABD ve israilin, dünyanın tepkisiyle karşılaştıkları sır değil. Tüm silah ve ekonomik güçlerine rağmen, yıllardır ambargolar altında ayakta kalma mücadelesi veren İran karşısında, Hürmüz kartı nedeniyle zor bir duruma düştüler. Nemrud’un kibrini andıran höykürmeleri ise Hürmüz Boğazı’nda yankılanıp sönümleniyor.
ABD’nin, Pakistan arabuluculuğunda İran’a sunduğu 15 maddeden söz ediliyor. İran’a sunulan maddelerin çoğu ABD’nin talepleri olarak öne çıkarken, İran’a yönelik tüm ambargoların kaldırılmasına dair madde önemli görülüyor.
İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve füzelerin menzilinin kısaltılmasıyla ilgili maddeleri, esnetilmeden kabul etmesi pek mümkün görünmüyor.
Hürmüz Boğazı’nın açılması hususu gündeme gelebilir; ancak bunun için İran, bundan böyle ücret alacağı şartını ileri sürüyor.
İran’ın, ABD üslerinin bölgeden çekilmesi şartı da kayda değerdir. Bu saatten sonra İran’ın, aleyhine olan maddeleri kabul edeceğine dair hiçbir emare görünmüyor. Çünkü 27 günlük savaşta İran’ın psikolojik üstünlüğü açıkça ortada.
ABD, İran’da hedeflediği hiçbir amacı gerçekleştiremedi. Petrol ve enerji krizleriyle de dünyanın tepkisini almış durumda.
“En seçkin” diye tanımladıkları ordularını bölgeye sevk edeceği haberleri de işin psikolojik yönüne katkı sağlama amacı taşıyor olsa gerek. ABD ve israil’in İran’da kara harekâtı yapacak ne cesareti ne de savaş taktikleri açısından imkânı var.
Irak’ın fiilen savaşa dâhil olması, çevre ülkelerden İran lehine savaşa gönüllü katılımın önünü daha da açacak gibi görünüyor.
Anlaşmadan söz etmişken, İran’ın bu kez müzakere aldatmacasına kanarak tedbiri elden bırakması imkânsız. Bu nedenle Trump “görüşüyoruz” demeye devam ederken, İran misilleme operasyonlarını sürdürüyor.
Zalim ve haydut olarak nitelendirilen taraflara karşı üstünlük sağlanmışken, onların “barış” çağrılarına hemen kanmamak gerekir. Temellendirilmiş bir zaferin hem İran hem de bölge için daha hayırlı olacağı muhakkaktır.
Zalimler, nasıl bir hezimetle karşılaşacaklarını yakında göreceklerdir.