Amerikan Associated Press (AP) haber ajansı, Adalet Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı haberinde, FBI'ın Epstein dosyası ile ilgili yürüttüğü soruşturmaya ilişkin detayları paylaştı.
YETERİNCE KANIT BULUNAMAMIŞ!
Buna göre soruşturmayı yürüten FBI ajanları, Epstein'ın reşit olmayan kızlara cinsel istismarda bulunduğuna dair bol miktarda kanıt toplarken, zenginlere hizmet eden bir "fuhuş ağını yönettiğine" dair yeterince kanıt bulamadıklarını belirtti.
Hakkında 6,5 milyondan fazla belgenin yayımlandığı ve hem Amerikan hem de uluslararası kamuoyunda büyük tartışmalar yaratan Epstein dosyalarıyla ilgili olarak FBI birimlerinin "fuhuş ağı" konusunda yeterince kanıta ulaşamadıklarını ifade etmesi dikkati çekti.
FOTOĞRAF VE VİDEOLAR YETERLİ GÖRÜLMEMİŞ!
Söz konusu iç yazışmalara göre soruşturmaya bakan savcılardan biri, Epstein'ın New York, Florida ve Virgin Adaları'ndaki evlerinden ele geçirilen fotoğraf ve videoların, mağdurların istismara uğradığını göstermediğini ve başka birilerinin iddia edilen suçlara dahil olduğunu ortaya koymadığını yazdı.
Bir başka savcı da Epstein'ın akademik, finans ve küresel diplomasi alanlarında etkili isimlerle bağlantılı kuruluşlara yaptığı ödemeler de dahil olmak üzere mali kayıtlarının incelenmesi sonucunda suç faaliyetleriyle herhangi bir bağlantının bulunmadığı sonucuna ulaştı.
Kayıtlara göre, Epstein'ın kurbanlarından biri, Epstein'ın, kendisini zengin birine "pazarladığını" kamuoyuna açık bir şekilde iddia etmesine rağmen, ajanlar bunu doğrulayamadı ve benzer anlatıya sahip başka kurbanlar bulamadı.
ÖNEMLİ SUÇLAR ÖRTBAS EDİLİYOR
Bu ve diğer bulguları inceleyen FBI yetkilileri, şu ana dek ortaya çıkan tablodan yola çıkarak Epstein'ın bir fuhuş ağı yönettiği sonucuna ulaşmaya yetecek kadar delil olmadığı sonucuna ulaştı.
Öte yandan kamuoyunun halen cevaplarını merak ettiği casusuluk iddiaları, Epstine'ın para alışverişinde olduğu Amerikalı ve uluslararası isimler ve ABD'den Avrupa'ya uzanan birçok ünlü ismin de içinde olduğu yazışmalara ilişkin henüz bir sonuç çıkmadı.
Fuhuş ağının yanı sıra "casusluk" ve "uluslararası suç bağlantıları" ile de gündeme gelen Epstein hakkında FBI'ın sadece fuhuş ağı soruşturmasına odaklanması, kamuoyunun merak ettiği pek çok sorunun cevapsız kalmasına neden oldu.
FBI'NIN İFADESİ SORUNLU DEDİĞİ KİŞİ ŞÜPHELİ ŞEKİLDE İNTİHAR ETMİŞTİ
Epstein belgelerinin yayımlanmasıyla tüm dünyanın gündemine gelen ve eski İngiltere Prensi Andrew'un adının geçtiği bir dosyaya ilişkin FBI'ın vardığı sonuç da soru işaretlerine neden oldu.
2011 ve 2019 yıllarında soruşturmayı yürüten FBI yetkilileri, Epstein'ın kurbanlarından biri olan ve eski Prens Andrew ile birlikte olması için "ayarlanan" Virginia Roberts Giuffre adlı kurban ile görüştü.
Soruşturma sonucunda FBI yetkilileri, Giuffre'nin Epstein tarafından cinsel istismara uğradığını doğrularken, kurbanın eski prens ile ilgili anlattığı bölümün "sorunlu" olduğunu yazdılar.
Geçen yıl intihar ettikten sonra yayımlanan anılarında Giuffre, Epstein tarafından "zengin erkeklere satıldığına" dair anlatımlarının doğru olduğunu ısrarla savunmuştu.
"KANIT BULUNAMADI"
Aynı haberde, dönemin savcılarından Maurene Comey'nin soruşturmayla ilgili FBI'a gönderdiği bir iç yazışmaya da yer verilirken, eski savcının ifadeleri dikkati çekti.
Tüm dünyada sansasyon yaratan fotoğraf ve videoların aksine Comey, Epstein'ın kurbanlarının cinsel istismara uğradığını gösteren hiçbir video veya fotoğraf bulamadıklarını kaydederek, "Eğer böyle bir şey olsaydı hükümet bu tür ipuçlarını takip ederdi. Ancak biz bulamadık." değerlendirmesinde bulundu.
BAKANIN VAR DEDİĞİ LİSTELER BULUNAMADI
Öte yandan ABD Adalet Bakanı Pam Bondi'nin, Şubat 2025'te Fox News'e verdiği bir röportajda, "Epstein'ın daha önce hiç görülmemiş müşteri listesinin şu anda masasında olduğunu" ifade etmesi de soruşturmada bir başlık olarak gündeme geldi.
FBI'da Epstein soruşturmasını yürüten ajanlar, Epstein'a ait mülklerde yapılan aramalarda "herhangi bir müşteri listesi bulamadıklarını" ifade etti.
BATI'NIN MEDENİYET HUKUK İLİZYONU!
Yıllarca reşit olmayan çocukları sapkın emellerine alet eden, kurduğu şantaj çarkıyla dünya siyasetine yön vermeye çalışan Jeffrey Epstein’ın karanlık ilişkileri, Batı’nın "hukuk devleti" maskesini düşürdü. Mağdur ifadelerine ve somut belgelere rağmen, ucu "dokunulmaz" isimlere dokunan dosyalar birer birer kapatılıyor. Yüz yıllardır dünyaya hukuk ve medeniyet sunduğunu iddia eden Batı'nın aslında insanlığa karşı oynattığı bir ilizyon olduğu ortaya serildi.
ABD Adalet Bakanlığı ve yargı mercileri, kamuoyunda infial yaratan isimlerin soruşturulması noktasında ayak diriyor. Özellikle siyonist lobilerle ve küresel sermaye gruplarıyla yakınlığı bilinen isimlerin listeden ayıklanması, adaletin sadece "güçsüzler" için işlediği gerçeğini bir kez daha kanıtladı.
Epstein davası, sadece bireysel bir suç dosyası değil; emperyalist sistemin, kendi bekası için çocuk istismarı dahil her türlü pisliği nasıl meşrulaştırabileceğinin ve gizleyebileceğinin bir vesikasıdır.
KÜRESEL ŞEBEKE KORUMA ALTINDA
Kamuoyu, bu skandalın sadece bir magazin haberi gibi sunulmasına tepkili. Siyonist işgal rejimine yakınlığıyla bilinen isimlerin de içinde bulunduğu bu şer şebekesinin, Batılı kurumlar tarafından sistematik olarak korunduğu görülüyor. Kendi ülkelerinde ahlak dersi vermeye kalkanların, çocuk istismarı ve insan ticareti bataklığında nasıl boğuldukları, ancak buna rağmen sistemin çarklarını birbirlerini kollamak için nasıl döndürdükleri ibretle takip ediliyor.





