HÜDA PAR ve denk bütçe

Abone Ol

Bütçe dendiğinde çoğumuzun zihninde karmaşık tablolar, trilyonluk rakamlar ve sıkıcı meclis oturumları canlanır. Oysa bütçe, en yalın haliyle "geleceğin planlanması" demektir. Bir devletin bütçesi, ölçeği ne kadar devasa olursa olsun, özünde ay sonunu getirmeye çalışan bir işçinin veya memurun ev bütçesinden farklı değildir. Ancak bu belge sadece rakamlardan ibaret değil; özünde bir yetki ve ahlak beyanıdır. Seçimde oy vererek birilerine şu yetkiyi verirsiniz: "Benim vergilerimle oluşan bu devasa havuzu al ve toplumun iyiliği için harca." Yani o havuzdaki para devletin kendi parası değil, sizin cebinizden çıkan alın terinin ta kendisidir.

Bir devletin bütçesi aynı zamanda o yönetimin ahlaki tercihlerini ele verir. Eğer bütçede aslan payı eğitime ve sağlığa ayrılıyorsa, o devlet için öncelik insandır. Ancak payın büyük kısmı faize ve borç ödemelerine gidiyorsa, orada öncelik rantiye sistemidir. Devlet, "Benim için en önemli şey budur" dediği her neyse, onu bütçenin en üst sırasına yazar. İşte bu noktada karşımıza en kritik kavram çıkar: Denk bütçe. Devletin 100 lira toplayıp 100 lira harcaması demek olan denk bütçe, aslında "ayağını yorganına göre uzatmak" demektir. Eğer devlet 100 lira toplayıp 120 lira harcıyorsa, aradaki o 20 lirayı bulmak için birilerine boyun eğmek, borçlanmak zorundadır.

İşte tam bu "açık" noktasında, halkın emeğine göz diken o sinsi mekanizma, yani "faiz lobisi" devreye girer. Bu lobi gizli bir örgüt değil, paradan para kazananların kurduğu rantiye sistemidir. Devlet gelirinden fazlasını harcayıp sıkıştığında, bu lobi yüksek faizle borç verir ve böylece halkın vergileri daha sokağa hizmet olarak dönmeden "faiz ödemesi" adı altında bir avuç insanın kasasına akar. 2024 yılı bütçesinde hedeflenen 2,6 trilyon liralık açık ve ödenecek 1 trilyon 250 milyar liralık faiz yükü, bu hortumun ne kadar devasa olduğunun kanıtıdır. Bu faiz yükü ya yeni vergilerle ya da para basılarak, yani cebinizdeki paranın pul olmasıyla yine size ödetilir.

Artık "Devlet ne yapsın, parası yok ki bize zam yapsın" demeyi bırakmalıyız. Çünkü devlet, sizin vekalet verdiğiniz bir hizmet mekanizmasıdır. Eğer bir yönetim bütçeyi denk yapmıyorsa, halkın refahından ziyade faiz lobisinin iştahını doyurmayı tercih ediyor demektir. Bu sömürü düzenine karşı HÜDA PAR’ın önerdiği gibi denk bütçeyi anayasal bir zorunluluk haline getirmek, gelecek nesillerin rızkını korumak adına atılacak en radikal adımdır. İsrafın önlenmesi ve kamu kaynaklarının adil dağıtımı için denk bütçe, sömürüye karşı en temel barikattır.

Ey vatandaş, uyanık ol! Siyasetçiden "Bize ne vereceksin?" diye değil, "Benim alın terimi neden faizciye yediriyorsun, bütçeyi neden denk yapmıyorsun?" diye hesap sormadığın sürece; sen çalışırsın, rantiye yer. Denk bütçe bir lütuf değil, senin en temel vatandaşlık hakkındır. İpleri sıkı tut, çünkü bu senin ve çocuklarının geleceğidir!