HÜDA-PAR ve Bağımlılık ile Mücadele

Abone Ol

Takdirle karşılaşmamak mümkün mü? Herkesin suni ve önceden kimi odaklarca belirlenmiş gündemlere saplanıp kaldığı bir zamanda, Hür Dava Partisi’nin, toplumun gerçek sorunlarına eğilip kendi hakiki gündemini tayin etme özgürlüğü bile, partinin ismine gerçekten yakışıyor.

Aslında daha önce bu konuda “Yoksa Devletin Gücü Yetmiyor mu?” başlığı altında bir yazı yazmıştım. Çünkü genel kabul, devlet erkinin gerçekten isterse, gençliğimizi gittikçe daha çok zehirleyen bu iletin üstesinden gelebileceği yönündedir. Ya devlette bir güçsüzlük hali ya umursamazlık vardır ya da hiç dile bile getirmek istemeyeceğimiz iddialar haklı çıkar.

İstatistikler ortada. Kaldı ki bu istatistiki verileri hazırlayan da devletin kendisi. İşin vardığı vahameti gerçekten görmüyor olma ihtimali var mı?

Her yıl tüm okullarda; “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM)” ve “Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM)” programları kapsamında çeşitli faaliyetler, veli ve öğrenci bilgilendirme seminerleri, öğrencilere danışmanlık ve rehberlik görüşmeleri… gibi çalışmalar yapılmaya çalışılır. Tespit edilen riskler yapılan çalışmalar, bilgilendirilen veli sayısı gibi durumlar kayıt altına alınıp raporlanır. Ama bu illet gençliğimiz içinde daha hızlı şekilde yayılmaya devam ediyor. Demek ki işe yaramayan ve değiştirilmesi gereken yöntemler var.

Gençlik, güç merkezine karşı asi olmayı, muhalif davranmayı sevebilir. Onun için devletin, bütün gücünü bu illeti para için yapan organize suç unsurlarına karşı etkin mücadeleye yönlendirmesi, verilen cezaları caydırıcı düzeye yükseltmesi, işin toplumsal ikna yönünü, toplumun bizzat içinde olan siyasi parti tabanlarına ve sivil toplum kuruluşlarına havale edip onları desteklemesi çok daha etkili sonuçlar verecektir. Tüm sivil toplum kuruluşlarının, HÜDA-PAR’a destek vererek bu hayırlı çalışmaları yürütmesi gerekir. HÜDA-PAR bu hayırlı çalışmada yalnız bırakılmamalıdır.

Bağımlılık, daha çok akran özentisi ile yayılır. Öyleyse gençlerimizin etrafında olacak arkadaşlarının iyi seçilmesi zorunluluğu vardır. Eğitimimizin ana yönü kıldığımız Batı Modernitesinin cazibesine kapılmış genç zihinlerde bu tür bağımlılığın daha çok yaygınlaştığını basit bir gözlem sonucunda bile görebiliyoruz. Bu tür arkadaşlık ortamların da bulunan gençlerimizin çok daha rahat şekilde bağımlı olduklarını görüyoruz. Eğlence mekanları dağıtımın merkezi olarak kullanılıyor. Yani bu zihin bize uygun değil! Bu elbise bizde eğreti duruyor. Bizi biz olmaktan uzaklaştırıp zarar veriyor. Bu zihniyeti içimizden def etmeden, yaptığımız ve yapacağımız tüm faaliyetler enerji ve kaynak israfı olmanın ötesine geçemeyecektir. Bağımlılık, sadece madde değil daha çok bir zihniyet yayılımıdır.

İşte tüm çabalara rağmen bağımlılığı yaygınlaştıran bu zihniyetin farkında davranıyor HÜDA-PAR. Küçük oy kaygıları peşinde koşup, günlük popüler siyaset içinde sansasyonel çıkışlarla kendini var etmeye çalışmıyor. Direk toplumun canını yakan soruna eğiliyor. Takdir etmek ve destek vermek lazım.

Gençliğimiz kendi öz manevi zihniyetine dönmeli. Gençlerimiz iyi arkadaşlık ortamları, iyi arkadaşlar edinmeli. “İnsan, arkadaşlarının ortalamasıdır”. Manevi değerleriyle barışık gençlik ile Batı zihniyeti empoze edilmiş gençlerimizin arasındaki bağımlılık oranı mukayese bile edilemeyecek düzeylerde ise yöntem aslında bellidir.

Programlar hazırlayıp, seminerler veriyorsanız veriniz ama gençliğinizin idealitesini haz ve konfor kültürü yapan Batı kapitalist zihniyetinin ifsad eden taklitçiliğini engellemediğiniz veya daha iyisi defetmediğiniz sürece, bu illet varlığını sürdürüp yayılmaya devam edecektir.