Güncel

HÜDA PAR Sözcüsü Ramanlı'dan banka kartlarındaki kesinti oranlarına tepki!

HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı, kartlı ödeme sistemlerindeki yüksek komisyon oranlarının piyasadaki tüm aktörleri olumsuz etkilediğini belirterek, ticaretin sürdürülebilirliği adına bu oranlara makul bir üst sınır getirilmesi çağrısında bulundu.

Abone Ol

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gelinen ekonomik şartlarda nakit kullanımının zorlaştığına ve vatandaşın bankacılık sistemine bağımlı hâle getirildiğine dikkat çeken Ramanlı ayrıca, yaşlı bakım merkezlerinde yaşanan insanlık dışı muamelelere de tepki gösterdi.

"Vatandaş fiilen kartlı ödeme sistemine yönelmeye mecbur bırakılıyor"

Piyasadaki en büyük banknot olan 200 TL'nin günlük ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirten Ramanlı, vatandaşların temel alışverişlerde dahi çok sayıda banknot taşımak zorunda bırakılmasının pratikte büyük zorluklar oluşturduğunu ifade etti.

Kayıt dışılıkla mücadele gerekçesiyle toplumun tamamen bankacılık sistemine bağımlı hâle getirilmesinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığının altını çizen Ramanlı, "Yeni banknot ihtiyacının uzun süredir karşılanmaması, vatandaşın fiilen kartlı ödeme sistemine yönelmesine neden olmaktadır. Özellikle küçük esnafımız, yüksek POS komisyonları nedeniyle ciddi bir mali yük altında kalmaktadır. Bankaların her alışverişten yüksek oranlarda kesinti yapması; üreticiyi, esnafı ve tüketiciyi zorlamakta, ticaretin bereketini azaltmaktadır. Bu nedenle kartlı ödemelerde uygulanan komisyon oranlarına makul bir üst sınır getirilmesi artık kaçınılmaz bir ihtiyaç hâline gelmiştir." ifadelerini kullandı.

“Esnafın üzerindeki yük hafifletilmeli”

Ramanlı, ekonomik sistemin bankaları ve sermayeyi değil, insanı ve emeği merkeze alan adil bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, "Vatandaşın nakit kullanım hakkı korunmalı, esnafın üzerindeki yük hafifletilmeli ve finans sistemi topluma hizmet eden bir yapıya kavuşturulmalıdır." çağrısında bulundu.

"Yaşlılarımıza gösterdiğimiz muamele geleceğimize bıraktığımız ahlakî mirastır"

Gündemindeki bir diğer önemli konu olan yaşlı bakım evlerindeki şiddet iddialarına da değinen Ramanlı, İstanbul'daki bir merkezde yaşanan ve medyaya yansıyan görüntülerin toplum vicdanını derinden yaraladığını söyledi.

İnsanın zamanla yeniden korunmaya ve ilgiye ihtiyaç duyacağını Kur'ân-ı Kerim'den verdiği örnekle hatırlatan Ramanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her yaşlıda kendi geleceğimizi görmek; vicdanın, merhametin ve akıl sahibi olmanın bir gereğidir. Bugünün ihtiyarları dünün gençleri olduğu gibi, bugünün gençleri de yarının ihtiyarları olacaktır. Güçlü olduğumuz dönemlerin geçici olduğunu Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de haber vermektedir: 'Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir…' (Rûm, 54). Bu ilahî hakikat göstermektedir ki yaşlılarımıza gösterdiğimiz muamele, aslında kendi geleceğimize bıraktığımız ahlakî mirastır."

Yaşlı bakım merkezleri için "7/24 denetim ve ağır ceza" çağrısı

Yaşlıları koruyamayan bir toplumun kendi geleceğini de koruyamayacağına dikkat çeken Ramanlı, yaşlı bakım hizmetlerinin ticari mantıkla yürütülmemesi gerektiğini belirterek yetkililere şu adımları atma çağrısında bulundu:

“Yaşlı bakım merkezlerinde 7/24 denetim sistemi kurulmalı; habersiz ve düzenli teftişler artırılmalıdır.

Yaşlılara yönelik fiziksel, psikolojik veya ekonomik istismara verilen cezalar ağırlaştırılmalıdır.”

Ramanlı, açıklamasını "Bizler, köklü bir ahlakî geleneğin, yaşlılarını ihmale terk eden değil baş tacı eden bir medeniyetin mensuplarıyız." sözleriyle sonlandırdı.