Güncel

HÜDA PAR siyasi partilerle bayramlaştı: Şii-Sünni fitnesine düşmeyelim

HÜDA PAR’ın 7 partiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma görüşmelerinde Gazze’deki saldırılar, ABD-israil politikaları ve İslam dünyasında birlik ihtiyacı öne çıktı.

Abone Ol

HÜDA PAR, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlediği bayramlaşma programı kapsamında 7 siyasi partiyle bir araya geldi. AK Parti, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokratik Sol Parti ve Gelecek Partisi ile gerçekleştirilen görüşmelerde, bölgesel gelişmeler ve Türkiye gündemi öne çıktı.

HÜDA PAR’ın kabul heyetinde Genel Başkan Vekili İshak Sağlam ile GİK üyeleri Hasan Bozdaş ve Hamdullah Er yer alırken; ziyaret heyetinde Genel Sekreter Mehmet Hüseyin Yılmaz, Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu ve GİK Üyesi Murat Günaydın bulundu.

Bayramlaşma programı AK Parti Genel Merkezi’nde başladı. AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Bilgin Uygur, Gazze’de devam eden saldırılara dikkat çekerek bayramın “buruk” geçtiğini ifade etti. Uygur, Mescid-i Aksa’nın yeniden ibadete açılması temennisinde bulundu.

Uygur, "Tabii yine hüzünlü ve buruk bir bayram yaşıyoruz. Maalesef bir tarafımız mahzun. İki yılı aşkın süredir Gazze'de devam eden soykırım ve zulüm, ateşkese rağmen hâlâ sürüyor. Bu sefer kapsamı daha da genişletilerek Batı Şeria ve Doğu Kudüs, Lübnan Mescid-i Aksa ibadete kapatılmış. En büyük zülüm. inşallah Mescid-i Aksa da özüne dönecek. Tüm dualarımız, zulmünden o da kurtulacak. Rabbim inşallah bütün ümmetin bütün gönül coğrafyamızdaki mazlumların kardeşlerimizin felahına vesile kılsın. Ramazan Bayramımızı. Tabi Ramazan; rahmet, mağfiret, birlik ve kardeşlik ayını geride bıraktık. Elhamdülillah Rabbim bayrama bizleri kavuşturdu. İnşallah milletçe hep birlikte huzur ve güven içinde; mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimizin de hüzünlerinin sona erdiği, feraha felaha kavuştuğu nice bayramlara Rabim hep birlikte göstersin." dedi.

HÜDA PAR Genel Sekreteri Mehmet Hüseyin Yılmaz, "Dediğiniz gibi gerçekten hüzünlü bir bayram yaşıyoruz. 28 Şubat’tan bu yana Gazze’ye hiçbir insani yardım malzemesi girmedi. Biz burada belki mükellef sofralarda iftar açarken, onlar bir lokma ekmek bulamadılar. Bayram da hakeza Yine 28 Şubat’tan bu yana Mescid-i Aksa ibadete kapatıldı. Müslümanlar orada ibadetten mahrum bırakıldı. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın bu halde kalması ve iki milyara aşkın Müslümanın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa için bir şey yapamamak, İslam ülkeleri için bence bir utançtır. Büyük bir utançtır. Bizim bu konuda özellikle tarafsızlığıyla ve bölgede etkili gücüyle öne çıkan Türkiye’nin ağırlığını koyması gerekiyor ve koymalıdır." ifadelerine yer verdi.

"siyonist israil, bölge barışı için emperyalist Amerika ise dünya barışı için büyük bir tehdit ve tehlikedir"

Konuşmasının devamında Yılmaz, şunları aktardı: "Bir diğer mesele ise şudur: 10 bin kilometre öteden gelip, yanı başımızda komşumuz olan İran’a saldıran bir Amerika var. israil, bölgesel çıkarları için kendi 'arz-ı mevud' çıkarları için; Amerika ise küresel çıkarları, petrol ve yeraltı zenginlikleri için İslam coğrafyasını bir şekilde tahakküm altına almaya çalışıyor. Sindirmeye çalışıyor. Şu anda sırada İran var. İran’ı işgal etme girişimi var. Bu işgal girişimde de maalesef biz (İslam coğrafyası ve bölge ülkeleri olarak) yeterli tepkiyi koyamadığımız için de pervasızlaşmış bir halde devam ediyor. Bölge ülkelerinden kara gücü olarak istifade edebilmek için sahte bayrak operasyonlarıyla, Türkiye dâhil birçok İslam ülkesine saldırı düzenlemekte ve dahil edilmeye çalışmakta. Şunu söyleyebiliriz: siyonist israil, bölge barışı için büyük bir tehdit ve tehlikedir. Emperyalist Amerika ise dünya barışı için büyük bir tehdit ve tehlikedir. Bu iki tehlikenin mutlaka önlenmesi gerekir. Bu sadece Türkiye’nin ya da bölge ülkesinin yapabileceği bir iş değildir. Dünya ülkelerinin de bu konuda ağırlığını koyması ve tepki göstermesi gerekir. Ancak maalesef Birleşmiş Milletler bu konuda üzerine düşeni yapamıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi, 'Dünya beşten büyüktür'; ama maalesef bunu ortaya koyamıyor. Dünya büyüklüğünü ortaya koyamıyor. Belki de birilerinin öncülük etmesi gerekmektedir."

"Bölge ülkeleri kendi topraklarını İran'a yönelik saldırılarda kullandırmamalı"

Bölge barışını muhafaza edebilmek adına, bölge ülkelerinin kendi topraklarını İran'a yönelik işgal girişiminde kullandırmamaları gerektiğini aktaran Yılmaz, "Eğer bu sağlanabilirsek yani üsler ve toprak kullanılmazsa inşallah diyorum ki Amerika başarısız olacak. Ve Amerika’nın bu savaşta başarılı olmaması savaşı kaybetmesi İslam coğrafyasının kaderini değiştirecek. Belki Amerika'nın o oluşturduğu hipnoz küresel hakimiyet kaybolacak. Birçok ülke Amerika’ya kafa tutabilecek, karşı çıkabilecek ve hegemonyası bitecektir. ABD ve israilin zulmünün bittiği bir dünya ve bayramlara ulaşmak dileğiyle…"

Daha sonra konuşmaya devam eden AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Bilgin Uygur, "Bir çatışma bölgesinin ortasında güvenliğini ve istikrarını koruyan, 86 milyon milletin her bir ferdine ve sınırlarını güvenle huzur içinde tutan bir Türkiye var. Başta Gazze ve Suriye olmak üzere, zulmün ilk anından itibaren hem diplomasi kanallarını harekete geçirme hem de bu kanalları sürekli aktif tutma noktasında önemli adımlar atmıştır. Uluslararası platformlarda, özellikle Birleşmiş Milletler nezdinde, siyonist israilin pervasızca gerçekleştirdiği zulüm ve soykırıma dikkat çekmiş ve buna 'dur' deme noktasında güçlü bir duruş sergilemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 'güçlünün hukuku değil, haklının hukuku'nun geçerli olduğu bir dünya mümkün oluncaya kadar 'Dünya beşten büyüktür' demeye devam edeceğiz. Türkiye, uluslararası tüm zeminlerde bu zulme karşı yekvücut durulması ve zulmün sona erdirilmesi için kararlı bir duruş ortaya koymaktadır. Aynı zamanda Türkiye, kendi milletinin huzur ve güvenliği için de sağduyulu bir politika izlemektedir. İnşallah, sizin de ifade ettiğiniz gibi, bu güçlü duruş karşısında zulümle abat olanın ahiri berbat olur. Hiçbir zaman zulüm dünyanın her döneminde ebediyen galip gelmemiştir. Duamız, temennimiz ve tecrübelerimiz de bunu göstermektedir: Zulüm sonsuza kadar sürmez. Rabbimin adaleti sonsuz." dedi.

"Şii Sünni fitnesine düşmeyelim"

Türkiye gücünü göstermesi gerektiğin ifade eden HÜDA PAR Genel Sekreteri Mehmet Hüseyin Yılmaz, "Gücün barış için kullanılması gerekir. Bu gücün, özellikle emperyalist ülkelerin ve siyonizmin zayıflaması yönünde değerlendirilmesi önemlidir. Bunun için İslam ülkelerinin ortak bir birlik oluşturması gerekmektedir. İslam ülkelerinin liderlerinin de daha bağımsız, daha cesur bir duruş sergilemesi; Amerikan hegemonyasından uzak bir anlayışla hareket etmesi bu birliğin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Eğer bu yönde samimi bir çaba ortaya konulursa, inşallah o günler gelecektir. Görüyoruz ki Amerika, meseleye sadece çıkar odaklı yaklaşmıyor. Nitekim yakın zamanda medyaya yansıyan bazı açıklamalarda, savaş bakanının söylediği 'bizim için Şii Sünni fark etmez biz Müslümanlarla savaşıyoruz' yani bu yeni bir haçlı seferidir. Daha önce Irak işgali sırasında George Bush da benzer şekilde “Bu bir haçlı seferidir.” ifadesini kullanmıştı. Madem onlar o gözle bakıyor biz Müslümanlar halen niye bu konuda ortak bir savunmaya giremiyoruz. Haçlı seferlerinde olduğu gibi bir kısmımız haçlıların yanında yer alıyoruz bir kısmımız karşısında duruyor direniyoruz. Yeni Selahaddinlerin çıkması lazım. Direnen insanların çıkması lazım. Mazlumun dili sorulmaz mazlumun yanında yer almak lazım. Nasıl ki tarihte Haçlı Seferleri sona erdiyse; bir Selahaddin Eyyubi çıktı haçlı seferleri bitirdi. Yine bir Seyfettin Kutuz çıktı ve Moğol istilasını durdurduysa, bu zulüm de sona erecektir. Yeter ki biz özümüze dönelim, birlik olalım ve ayrışmalardan uzak duralım. Şii Sünni fitnesine düşmeyelim. Mezhep ve meşrep fitnesine düşmeyelim. İnşallah o olursa hem içeriden birliği sağlamış oluruz hem de bölgede birliği sağlamış oluruz." şeklinde belirtti.