HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı kırsal mahallelerde meydana gelen yangın felaketine dikkat çekti.

Hızırbey ve Ballıbaba mahallelerinde yüzlerce dönüm ekili alanın zarar gördüğünü belirten Dinç, çiftçilerin kayıplarının bir an önce karşılanması gerektiğini vurguladı.

Dinç, ziyaretlerinde ayrıca uyuşturucu, kumar, fuhuş ve altyapı eksiklikleri gibi toplumsal sorunların da vatandaşlar tarafından yoğun şekilde dile getirildiğini aktardı.

"Çınar'daki yangında yüzlerce dönüm ekili alan ve ormanlık alan zarar gördü"

Diyarbakır'daki yangınla ilgili Dinç, şunları aktardı:

"Bugün de yaptığımız ziyaretlerden bahsedeceğiz ancak konuya girmeden Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı bazı köylerde yangın felaketi yaşandı. Özellikle Çınar ilçesine bağlı kırsal Hızırbey (Kala Gavana) ve Ballıbaba (Lugûs) mahallelerinde dün (18 Haziran) buğday, arpa ve mercimek ekili alanlarda büyük bir yangın meydana geldi. Bu vesileyle yangından etkilenen tüm çiftçilerimize 'Geçmiş olsun.' diyorum. Rabbim beterinden korusun. Yangından etkilenen ve zarar gören vatandaşlarımızla, Çınar İlçe Başkanımız Sayın Aziz Tekdal ve beraberindeki heyetimiz görüştü. Yangından etkilenen mahalle sakinlerinin ifadelerine göre Hızırbey Mahallesi'nde 700 dönüm ekili alan ve 2 bin dönüm ormanlık alan yandı, zarar ziyan yaşandı. Ballıbaba Mahallesi'nde ise 300 dönüm ekili alan yanmış. Tabi tekrardan Rabbim beterinden korusun ancak bu çiftçilerimizin de zararı, ziyanı bir an önce tespit edilip karşılanması gerekiyor. Çiftçilerin desteklenmesi gerekiyor ve bu da bir afet gibi değerlendirilip bu çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi lazım. Çiftçi çökerse üretim çöker, istihdam çöker, memleket çöker. Bundan dolayı bu çiftçilerimizin de mağduriyeti giderilmeli. En azından belki kaç aydır bu hasadı almak için bu çiftçiler bekliyordu ve tam hasat alacağı bir dönemde ürünlerinin yanmaları onlar için büyük bir kayıptır, büyük bir zarardır ve bu zararın giderilmesi gerekiyor, çiftçilerin desteklenmesi lazım diyorum."

"Diyarbakır’ın ilçe ve köylerinde vatandaş ve muhtarlarla bir araya geldik"

Dinç, "Diyarbakır'da ziyaretler gerçekleştirdik. Sur ilçemizde vatandaşlarımızla bir araya geldik. Aynı şekilde Cumhuriyet köyünde, merkeze bağlı muhtarlarımızla, kanaat önderlerimizle toplantı yaptık. Çermik'te yine muhtarlarımızla, kanaat önderlerimizle toplantı yaptık. Çüngüş'te ziyaretler gerçekleştirdik, köyleri ziyaret ettik. Bugün inşallah Diyarbakır merkezde yaptığımız ziyaretlerle ilgili bize aktarılan sorunları aktaracağım. Sonraki toplantıda ise Çermik ve Çüngüş tarafından bize aktarılan sorunları inşallah basın yoluyla burada dile getireceğim." dedi.

"Ziyaretlerde en çok madde bağımlılığı ve kumar şikâyeti dile getirildi"

Yaptıkları ziyaretlerin neredeyse tümünde madde bağımlılığıyla ilgili sorunların dile getirildiğini aktaran Dinç, "Yaptığımız ziyaretlerin hemen hemen istisnasız tümünde öne çıkan birkaç sorun var ve bu sorun gerçekten çok can alıyor, can yakıyor, yuvalar dağıtıyor. Ailelerin huzurunu ve güvenini bozmuş durumda. Sur ilçemizde yaptığımız ziyarette öne çıkan birinci başlık malesef yine madde bağımlılığı. Uyuşturucu zehri, zehir tacirleri... Gerçekten her geçen gün evlatlarımızı bizden alıyorlar. Masum çocuklarımızı, ruhlarını köleleştiriyorlar, onları esir alıyorlar. Bu konuda sadece madde bağımlılığı değil, kumar ve bahis de var. Bu da aynı şekilde yuvaları dağıtıyor, aileleri yok ediyor. Öyle bir şeydir ki masum çocuklarımız, küçük yavrularımız bir dijital mecraya girdiklerinde bile ve en küçüğümüzden en büyüğüne, yetişkine kadar orada reklamlarda kumar özendiriliyor, iddia özendiriliyor, bahis özendiriliyor ve bunlara yönelik bir önlem de yok. İşte biz, 'Niye nesil ifsat oluyor? Niye gençlik intihar ediyor? Niye gençlik cinnet geçiriyor? Niye boşanmalar artıyor?' diyoruz. Oysaki sebepler ortadadır." ifadelerine yer verdi.

"Kumarın ve fuhşun ne yasalı ne yasal olmayanı olur"

Konuşmasının devamında Dinç, sözlerini şöyler sürdürdü:

"Fuhuş... Öyle bir artmış ki gerçekten vatandaş bu konuda artık feryat ediyor. 'Bunlara yönelik bir düzenleme olsun.' diyor. Masum çocuklarımız, yavrularımız mahallelerde bu pisliklere şahit oluyorlar. Bunlara yönelik önlemler alınsın. Kumarın ve fuhşun ne yasalı olur ne yasal olmayanı olur. Bunların her türlüsü yasaklanmalıdır. Gerçekten kumarla gözü karşıdakinin cebinde olacak şekilde bir çıkarla nereye varılıyor? Veya kadının bedeni üzerinden ticaret yapılıyor. Bunu insan nasıl kabul edebilir? Kadın haklarından bahsedenler nerededirler? Gerçekten bunların kabul edilebilecek hiçbir tarafı yok, hiçbir izahı da yok. Bunlara yönelik önlemlerin alınması lazım ve vatandaş gittiğim her ortamda bana bu şikayeti yapıyor, bu sorunları bize aktarıyorlar. Bizim de burada en azından onları aktarmış olalım."

"Tekel bayileri, pavyonlar, aparat evleri... burada adeta nesil üzerinden bir silindir gibi geçiliyor"

Dinç, "Tekel bayileri, pavyonlar, aparat evleri... burada adeta nesil üzerinden bir silindir gibi geçiliyor. Belki muhakeme yeteneği gelişmemiş gençler burada ifsat ediliyor, yozlaştırılıyor. Bu sorun sadece bir siyasi partinin, bir sivil toplum kuruluşun, bir fikrin sorunu değil. Bu hepimizi, tüm memleketimizi ilgilendiren bir şeydir. Evet gençlerimiz eğlensin, biz buna karşı bir şey demiyoruz ama gençlerimizin ruhları köleleştirilerek, alkolle akılları devre dışı bırakılarak kişiliğinden, ruhundan, değerlerinden, inancından koparacak şekilde bir eğlence mantığı olmaz. Bizim eğlencemiz de bize ait olmalıdır, değerlerimize uygun olmalıdır, toplumsal genel ahlaka uygun olmalıdır ve buna yönelik de önlemlerin alınması lazım. Gerçekten tedbirlerin alınması lazım ve ısrarla vatandaşlar bu şikayeti bize bildiriyorlar. Hem Sur ilçemizde ailelerle yaptığımız buluşmada bu sorun bize aktarıldı hem Cumhuriyet köylüleriyle buluşmamızda hem kanaat önderleri buluşmalarımızda maalesef bu sorunlar bize aktarıldı." diye konuştu.

Sur’da mezarlık temizliği, trafik ve tramvay projesi talepleri

Diyarbakır'ın Sur ilçesiyle ilgili de Dinç, "Sur ilçesinde tabi sorunlar vardı. Bunların hepsinin detayına girsem belki zaman alır ama Yenikapı'da bir mezarlık var. Bu sene yağmur çok yağdığı için oradaki otlar mezarlığı kaplamış ve ciddi bir şekilde sorun teşkil ediyor. Bu otların düzeltilmesine ve biçilmesine yönelik talepler var. Diyarbakır'ın Oğlaklı bölgesinde orada TOKİ'ler yapılmış, trafik ciddi bir şekilde yoğun. Neredeyse şehir merkezinden daha yoğun olduğunu bize aktardılar. Tabi bir tramvay projesi vardı Diyarbakır'la ilgili. Çok konuşuldu, projesi, animasyonları bize izletildi. 'Proje ete kemiğe büründü.' denildi ancak Diyarbakır gibi büyük bir şehir ve bölge illerine hitap etmesine rağmen şu an Diyarbakır'da bir tramvay bile yok ve bu konuda ciddi bir şekilde trafikte aksaklıklar, sorunlar yaşanıyor, bunun çözülmesini istiyorlar." dedi.

Kurşunlu Camii, mezarlık ve altyapı sorunları

Konuşmasının devamında Dinç, "Kurşunlu Camii tarihi bir camidir, orada her türlü imkanlar var ama cenaze yıkama olmadığı için vatandaşlar mağduriyet yaşadığını bize ilettiler. Çifte Minare mezarlığının olduğu yerde de bir istinat duvarını talep ediyorlar. Dabanoğlu Mahallesi'nde aylar önce elektrik yer altına alınmış ancak olduğu gibi bırakıldığını söylediler ve yollar ciddi bir şekilde sorun teşkil ediyor. Bunların bir an önce bitmesi lazım. Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) dediğimiz teşebbüslerde işçi olarak çalışanların ve aynı şekilde belediyede çalışanların bize ilettiği sorunlardan biri de kadro talebidir." ifadelerine yer verdi.

"Diyarbakır Şehir Hastanesi, yıllar önce kararı alınmış, bitmesi lazım"

Kayapınar ilçe muhtarlarıyla bir buluşma gerçekleştirdiklerini dile getiren Dinç, "Burada da muhtarlarımızın bize aktardığı sorunların başında Talaytepe Mahallesi'nde park yok, pazar yok. Fuhuş var diyorlar, uyuşturucu, esrar her türlü... Gerçekten madde bağımlılığı burada da var. Bu, muhtarları ve bu mahalleleri ciddi bir şekilde mağdur ediyor. Bunu ısrarla dile getirmemizi istediler. Yine burada da trafik sorunu var. Burada bir şehir hastanesi, yıllar önce kararı alınmış, bitmesi lazım. Çoğu illerde şehir hastanesi bitmiş ve Diyarbakır büyük bir şehir. Sadece bölge illerine değil hatta ülkelere hitap ediyor. Irak'tan bile insanlar Diyarbakır'a gelip tedavi oluyor. Batman'dan, Bingöl'den, Şırnak'tan, Hakkari'den ve çevre illerden çoğu vatandaşlar Diyarbakır'a tedavi olmak için geliyorlar ama hala Diyarbakır'da şehir hastanesi bitmemiş. Tabi bunu yerinde de inceledik şu an çalışmalar devam ediyor." dedi.

"Gecekondu bölgesinde doğal gaz yok"

Vatandaşların sorunlarıyla ilgili devamla Dinç, şunları aktardı:

"Burada gecekondu bölgesinde doğal gaz yok, burada mağduriyetler yaşandığını söylediler. Barış Mahallesi'nde aydınlatma ve ATM yok. Belediye hizmeti yok, diyorlar. Burada kir, çöp, pislik var diyorlar. Talaytepe Mahallesi, Necmettin Erbakan Bulvarı, Mezopotamya Mahallesi, Mesut Yılmaz Caddesi... Burada da maalesef yol kenarlarında içki içiliyor, vatandaşlar rahatsız oluyor, gece geç saatlere kadar yüksek sesle konuşuluyor. Emniyet Müdürünü aradım, bunlarla ilgilenmesini talep ettik, ilgileneceğini söylediler. Gerçekten bu bize yakışmıyor. Özellikle alkol... böyle her önüne gelen toplumun ve gençlerin içerisinde, çocuklarımızın yanında böyle alkol tüketemez. Böyle gözümüzün önünde bunların yapılmaması lazım. Başka ülkelerde örnekleri var. Rastgele öyle her isteyen ne alkol satabilir ne de alkol alabilir. Bunlara yönelik tedbirlerin alınması lazım."

Tapu, su, elektrik ve altyapı sorunları vatandaşın en büyük şikâyeti

Diyarbakır merkeze bağlı kırsal mahallelerin muhtarları ve kanaat önderleriyle bir araya geldiklerini söyleyen Dinç, "Karayakup köyünde su sıkıntısı var, elektrik trafosunun yetersiz olduğunu bize bildirdiler. Yine Pirinçlik köyünde altyapı sorunu var. Özellikle tapu sorununu dile getirmek istiyorum. Çoğu yerde, mahallelerde yaptığımız ziyaretlerde vatandaşlar birbirine girmiş durumda. Tapu yahut imarla ilgili bir kanun çıkarılmış. Adam birden bakıyor ki tapusu karşıdaki komşusuna çıkmış, kendi evi de karşıdaki komşuya çıkmış ve bir yönüyle vatandaş karşı karşıya geliyor. Bu ciddi bir problemdir ve bunların bir şekilde, sağlıklı bir şekilde düzeltilmesi gerekir. Taban köyü, burada sağlık ocağı talebi vardı, en azından bölgeye hitap edecek şekilde. Bir de gençlerin halı saha talebi var. Köy yolu yine burada da bozuk. Elektrikle ilgili, DEDAŞ'la ilgili kaçak kullanmadığı halde ceza geliyor, masa başında ceza veriliyor. Bu problem de gerçekten bir kangren haline gelmiş, ciddi bir şekilde bir mağduriyet yaratıyor ve bu sorunların çözülmesi lazım. Vatandaşın da rahat edeceği, DEDAŞ yöneticilerinin de rahat edeceği bir uzlaşı yolunun bulunması lazım." dedi.

Taşımalı eğitim kaldırıldı, öğrenciler yurtta kalmak zorunda bırakılıyor

Dinç, "Burada aktardıkları bir diğer sorun da taşımalı eğitim. Normalde vardı diyorlar ancak şu an kaldırılmış. Yakınımızda çocuklarımız yurtta kalmak zorunda kalıyorlar. Özellikle 'Biz çocuklarımızın yurtta kalmasına razı değiliz.' diyorlar. 'Bir iki aile mi yoksa köyün tamamı mı?' diye ısrarla sorunca 'Tamamımız' dediler. 'Zaten yakındır, taşımalı bir eğitimle gidip gelmesini istiyoruz.' dediler. 'Hatta isterseniz hepimiz imza da verelim.' diye özellikle kız çocuklarımızın, küçük yavrularımızın orada kalmasına razı değiliz, diye bize talebini ilettiler. Biz de burada dile getirmiş olalım." şeklinde belirtti.

"Sorunları halı altına süpürerek ya da ‘Kanun budur’ diyerek meselenin içerisinden çıkamayız"

Son olarak Dinç, "Yine elektrik hatları çürümüş, kopuyor, çok eskiden yapılmış diye bir sorunu ilettiler. Yeni yapılan evlerde elektrik aboneliği... Sadece bu Diyarbakır Cumhuriyet köyü ve o çevre köy muhtarlarının aktardığı bir durum değil, genel olarak bu da ciddi bir problemdir. Köylüler doğal olarak diyor 'Benim oğlum evlendi ve oğlum evlendiği için sonuçta köyde kalıyorum, yakınımda bir ev yapıyorum. Yakınında ev yapınca ondan sonra elektrik aboneliğini yapamıyorum.' Ve bu bir iki ev değil, milyon belki var. Gerçekten ciddi bir problem ve bu sorunları halı altına süpürerek ya da 'Kanun budur.' diyerek meselenin içerisinden çıkamayız. Burada bir uzlaşı, bir ortak yol bulup bu sorunların çözüme kavuşması lazım. Yoksa bu huzursuzluklar devam eder. O ev yapan da ne evinden ne de yuvasından bir şey anlamaz. Bu sorunların çözülmesi lazım diyorum." diye konuştu.

Kaynak: İLKHA