Güncel

HÜDA PAR Milletvekili Demir: İSLAM DÜNYASI, FİLİSTİNLİLERİN HAKLARINI MUHAFAZA ETMELİDİR!

7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı sonrası hezimete uğrayan siyonist işgal rejiminin ateşkes imzalamak zorunda kalması üzerine değerlendirmelerde bulunan HÜDA PAR Genel Başkan Vekili Şahzade Demir, "İslam dünyası aynı anda üç farklı ülkede işgal faaliyeti yürüten işgalcilerin oluşturduğu tehdidin farkına varmalı ve Gazze'yi teslim almak isteyen güçlere karşı iş birliği yapmalıdır. Soykırım suçuna rağmen ABD ve Batı'nın himaye etmeye devam ettiği terör rejimine karşı, İslam dünyası Filistinlilerin haklarını müdafaa ve muhafaza etmelidir." dedi.

Abone Ol

İşgalci siyonistlerin Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de sürdürdüğü soykırımda şehit olanların sayısı 47 bine dayanırken, yaralıların sayısı da 110 bini aştı. 15 ay devam eden soykırım sonucunda hedefine ulaşamayan işgal çetesi ateşkes imzalamak zorunda kaldı.

TBMM'de basın toplantısı düzenleyen HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, 7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı sonrası hezimete uğrayan siyonist işgal rejiminin HAMAS ile ateşkes imzalamak zorunda kalması üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık bir buçuk yıldır açlığa, susuzluğa ve tüm kayıplara rağmen bu işgalci sürüsüne boyun eğmeyen Gazze halkı ve tüm imkânsızlara rağmen direnişe devam ederek Filistin halkının onurunu koruyan tüm Filistinli direniş gruplarının zaferini tebrik eden Demir, ateşkes sürecinde İslam dünyasının üzerine düşen yükümlülükleri hatırlattı.

"FİLİSTİN HALKININ ZAFERİNİ TEBRİK EDİYORUZ"

Açıklamalarına "Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir… (Fatır, 10) ve asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler. '' (Münafikun, 8) ayetlerini okuyarak başlayan Demir, "Pazar günü yürürlüğe girecek olan ateşkesin, 15 ayı aşkın bir süredir işgalcilere boyun eğmeyen, kahramanca direnen İslami Direniş Hareketi HAMAS başta olmak üzere Filistin direniş gruplarının ve Gazze halkının büyük bir başarısıdır." dedi.

"GAZZE'NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN
TÜM BÖLGEDE SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİDİR"

Terör rejimi israilin 469 gündür Gazze halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırıma rağmen hedeflerine ulaşamadığının altını çizen Demir, "Ayrıca Batılı güçlerin, siyonistlere her türlü silah ve asker sevkiyatına, milyarlarca dolarlık askeri harcamasına rağmen Gazze halkına ve Filistinli direniş gruplarına diz çöktürmeyi başaramamıştır. Öncelikle bu anlaşmanın ailelerini, çocuklarını, evlerini yitiren Gazze halkına bir soluk ve kalıcı olmasını temenni ediyoruz. Terör rejiminin tüm gücüyle yerle bir ettiği Gazze'nin yeniden inşası için tüm bölgede seferberlik ilan edilmelidir. Bölgeye insanî yardım ve tıbbî malzeme girişi arabulucular tarafından denetlenmeli, terör rejimi israilin engelleme çabalarına fırsat verilmemelidir." ifadelerini kullandı.

"İŞGAL GÜÇLERİNİN GAZZE'DEN KOŞULSUZ ÇIKMASI SAĞLANMALIDIR"

Demir, "Terör rejiminin 27 Kasım'da Lübnanla imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen bölgedeki saldırılarını sürdürdüğü, ateşkesi en az 570 defa ihlal ettiği gerçeği unutulmamalıdır. Uluslararası hukuku hiçe sayan soykırımcı terör rejiminin ateşkes sürecinde Gazze'deki faaliyetleri uluslararası bir gözlem heyeti tarafından denetlenmelidir. Siyonist medyada, siyonist rejimin başbakanı Netanyahu'nun anlaşma kapsamında rehineleri teslim aldıktan sonra savaşa geri dönme planını ABD Başkanı seçilen Trump'a ilettiğine dair kaygı verici haberler yer almaktadır. Ateşkes sürecinin terör rejiminin Filistin direnişini hedef almak için toparlanma sürecine dönüşmesine izin verilmemeli, işgal güçlerinin Gazze'den koşulsuz çıkması sağlanmalıdır. Ayrıca Terör rejiminin Philadelphia Netzarim Koridorları'ndan çekilme sürecini ateşkesi baltalamak için kullanacağı öngörülmeli, buna karşı gerekli tedbir alınmalıdır." çağrısında bulundu.

"FİLİSTİNLİ SİVİLLER VE DİRENİŞ GÜÇLERİ,
İŞGALCİLERİN SALDIRILARINDAN KORUNMALIDIR"

Bölge ülkelerinin bir an önce Gazze'ye insani yardımda bulunmasını söyleyen Demir, "Gazze'de 469 gündür devam eden soykırımda Filistin'e yeterince yardım edemeyen bölge ülkeleri, insanî yardım girişi, barınma krizinin çözümü, hastanelerin yeniden hizmete girmesi için tıbbî malzeme girişi ve yaralıların tedavisi için Gazze'den çıkarılması gibi temel sorunların çözümü için hızlı hareket etmelidir. Arabuluculuk görevi ayrıca terör rejimi güçlerinin bölgedeki faaliyetlerinin denetlenmesini de içermelidir. Filistinli siviller ve direniş güçleri, işgalcilerin saldırılarından korunmalıdır." diye belirtti.

"İSLAM DÜNYASI FİLİSTİNLİLERİN HAKLARINI
MÜDAFAA VE MUHAFAZA ETMELİDİR"

"Bugün ABD ve israilin, Hamas'ın Gazze'de tasfiye edilmesini öngören ve yerine bazı bölge ülkeleri tarafından finanse edilen yapıların aktifleşmesini hedefleyen projelerin, Filistin topraklarını tamamen terör rejimine teslim etme anlamına geleceği unutulmamalıdır." uyarısında bulunan Demir, "İslam dünyası aynı anda üç farklı ülkede işgal faaliyeti yürüten işgalcilerin oluşturduğu tehdidin farkına varmalı ve Gazze'yi teslim almak isteyen güçlere karşı iş birliği yapmalıdır. Soykırım suçuna rağmen ABD ve Batı'nın himaye etmeye devam ettiği terör rejimine karşı, İslam dünyası Filistinlilerin haklarını müdafaa ve muhafaza etmelidir.  Filistin topraklarının ve Mescidi Aksa'nın özgürleştirilmesi, Gazze'de soykırım suçu işleyen işgalcilerin fiili olarak cezalandırılması ve Filistin'in devletleşmesi, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda resmî statü kazanması için sorumluluk alınmalıdır. Uluslararası toplum, Filistin halkının haklarını savunmalı ve bu hedeflere ulaşılması için etkin adımlar atmalıdır. Yaklaşık bir buçuk yıldır açlığa, susuzluğa ve tüm kayıplara rağmen bu işgalci sürüsüne boyun eğmeyen Gazze halkı ve tüm imkânsızlara rağmen direnişe devam ederek Filistin halkının onurunu koruyan tüm Filistinli direniş gruplarının zaferini tebrik ediyoruz. Bu sürecin Gazze'nin yeniden, daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmasına vesile olmasını temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.


Kaynak: İLKHA