Kararın arkasında, ABD ve işgalci siyonist rejimin, İran İslam Cumhuriyetine yaptığı hukuksuz saldırıların tetiklediği Orta Doğu krizinin enerji piyasalarında oluşturduğu sarsıntı bulunuyor.
Uzmanlara göre bu durum, özellikle Trump döneminde şekillenen agresif dış politika anlayışının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.
Korean Air Başkan Yardımcısı Woo Kee-hong yaptığı açıklamada “Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması nedeniyle olağan dışı yüksek petrol fiyatları devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Şirket, artan maliyet baskısı karşısında aşamalı önlemler alarak acil yönetim sürecine geçeceğini bildirdi.
Şirket verilerine göre Nisan ayında jet yakıtı maliyetinin galon başına 450 sente ulaşması bekleniyor. Bu rakam, şirketin planladığı 220 sentlik referans seviyenin çok üzerinde. Artan maliyetler, havayolu sektöründe ciddi bir baskı oluşturuyor.
Uluslararası piyasalarda jet yakıtı fiyatı, savaş öncesinde varil başına yaklaşık 90 dolar seviyesindeyken, son haftalarda 197 dolara kadar yükseldi. Kur artışlarının da etkisiyle maliyet yükü daha da ağırlaştı.
Havacılık sektöründe yakıt giderleri toplam maliyetlerin yüzde 20 ila 30’unu oluştururken, bu artış doğrudan şirket performanslarını olumsuz etkiliyor.
Woo Kee-hong, alınan kararın yalnızca kısa vadeli bir tasarruf önlemi olmadığını belirterek “Bu süreç aynı zamanda şirketin yapısal dayanıklılığını artırmak için bir fırsat.” dedi.
Öte yandan sektörde kriz etkisi büyüyor. Ülkenin en büyük ikinci düşük maliyetli havayolu şirketi T’way Air 16’sında acil yönetim ilan ederken, Asiana Airlines da 25’inde benzer bir kararı devreye aldı.
Küresel ölçekte uzmanlar, Orta Doğu’daki gerilimin sürmesi halinde yalnızca havacılık değil, enerjiye bağımlı tüm sektörlerde zincirleme ekonomik sorunların derinleşeceği uyarısında bulunuyor.





