Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, perşembe günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin tehcir edilmesine yönelik planların yeniden gündeme getirilmesinin son derece tehlikeli olduğunu belirterek, bu girişimlerin devam eden askeri operasyonlar, abluka ve altyapının sistematik şekilde yıkılmasıyla aynı döneme denk gelmesinin, soykırımcı israilin sahada dayatmak istediği hedeflere ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi.

Kasım, israilde Gazze Şeridi'nin geleceği ve bölge halkının akıbetine ilişkin yapılan güvenlik toplantılarında, tehcir veya demografik yapıyı değiştirmeye yönelik projelerin yeniden gündeme getirilmesinin son derece tehlikeli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Bu tür planların barış, istikrar ve arabulucuların gözetiminde varılan mutabakatlarla bağdaşmadığını belirten Kasım, bunların mevcut anlaşmalara aykırı olduğunu dile getirdi.

Kasım, bombardımanların, suikastların, ablukanın daha da sıkılaştırılmasının ve insani krizin derinleşmesinin, Filistinlileri zorla yerlerinden etmeyi amaçlayan sistematik bir politikanın uygulandığı yönündeki endişeleri artırdığını söyledi. Bu politikaların Filistin halkını kendi topraklarından uzaklaştırmayı hedeflediğini ve varlıklarını tehdit ettiğini ifade etti.

Hamas Sözcüsü, ateşkes sürecinin destekleyicisi ve varılan mutabakatların garantörü konumundaki ABD'ye, söz konusu planlara ilişkin tutumunu açıkça ortaya koyması ve anlaşmaları zayıflatacak ya da tehcir projelerinin önünü açacak her türlü girişimi engellemesi çağrısında bulundu.

Kasım ayrıca, Arap Birliği'ni, başta Mısır olmak üzere, tehcir planlarını engellemek amacıyla acil ve koordineli bir Arap girişimi başlatmaya davet etti.

Bu planların yalnızca Filistin halkını hedef almadığını vurgulayan Kasım, aynı zamanda Arap ulusal güvenliği ve bölgesel istikrar için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Açıklamasının sonunda Kasım, önceliğin Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması, yeniden imar sürecinin başlatılması ve Filistin halkının kendi topraklarında, zorunlu göç planlarından uzak bir şekilde yaşamını sürdürebileceği siyasi ve insani bir sürecin oluşturulması olması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Mehmet Yaman