Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından İstanbul’da “Vahdet ve Kurtuluş Önderi Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesselem)” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliğine katılan Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) Genel Başkanı Vedat Turgut, İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Meydanı dolduran kalabalığın Resulullah’a olan sevgi ve bağlılığını gösterdiğini ifade eden Turgut, İslam ümmetinin birlik içinde hareket etmesi ve her alanda güçlü olması gerektiğini vurguladı.
Turgut, "Bugün İstanbul’dayız. Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın Mevlid-i Nebi etkinliğindeyiz. Doğrusu meydan hınca hınç dolmuş; insanlar, halkımız, Müslüman halkımız, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'e olan sevgisini, bağlılığını ve sadakatini dile getirmek için gördüğünüz gibi meydanlara toplanmış. Bu meydandaki toplanma, bu fotoğraf; İslam ümmetinin birliğine, dirliğine ve vahdetine vesile olsun. Özellikle şu an gaflet uykusunda olan, başta İslam ülkeleri liderleri olmak üzere tüm Müslüman halkın uyanışına vesile olsun. Zira şu an saflar netleşmiş durumda; teşbihte hata olmasın. Nasıl ki Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem tebliğe başladıktan sonra saflar belli olduysa, bugün de bir tarafta Resulullah’ın safı, hak olan saf, direniş safı; diğer tarafta ise küfür, nifak ve müşriklerin oluşturduğu batıl saf bulunmaktadır. Dolayısıyla Müslüman halkın safını belirlemesi gerekir. Safını İslam’dan ve Müslümanlardan yana belirlemesi gerekir. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yolunu takip etmesi gerekir. Bunun için de güçlü olması gerekir. Şu an Amerika’nın pervasızca zulümlerine, israilin ve siyonistlerin sinsice ve vahşice gerçekleştirdiği katliamlara İslam âleminin ses çıkaramamasının sebebi güçsüz olmalarıdır." dedi.
Son olarak Turgut, "Dolayısıyla HAKSİAD Başkanı olarak İslam ümmetine ve Müslüman tüccarlara güçlü olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu, Allah’ın bir vaadidir. Resulullah’ın öğretilerindendir. Müslümanlar ekonomik ve siyasi olarak güçlü olursa, bu tür hunharca zulümler gerçekleştirilemeyecektir. Temennimiz odur ki insanlar bu zifiri karanlıktan uyanmış olsun. Nasıl ki bir güneş doğacaksa, inşallah o rahmet güneşi olacak, huzur güneşi olacak. Müslümanların güçlü olduğu, huzurun ve adaletin hâkim olduğu bir dünyayla inşallah hep birlikte karşılaşacağız." ifadelerine yer verdi.